Ertuğrul AyanFaust (Özel Baskı)Johann Wolfgang Von Goethe
Çok zor, çok soyut bir kitap. Silik bir şekilde ilerleyen temsili bir olay akışı var. Semboller ve göndermeler çok gizli yapılmış. Derin ve geniş edebi birikim gerektiriyor. Bunun yanı sıra edebiyat haricindeki pozitif bilimlerde de belirli bir seviyede olmanız gerekiyor. Şiirsel dilinden bazı noktalarda keyif alabilirsiniz belki. Kendim de dahil hobi olarak okumalar yapan kişiler için tavsiye etmiyorum...
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay
Oğuz Atay'ın farklı tarzı ve kaleminden dolayı yazar ve eser için yapacağım bu inceleme de diğer incelemelerden tamamen farklı olacak. Bu farklılığın sebebi de Oğuz Atay'ın romanlarını diğer yazarların romanlarında olduğu gibi aynı veya benzer yolları izleyerek eleştirmemize imkan vermemesi. Bu durumun başlıca sebebi de romanın olay örgüsünün, akışın çekiciliğinin ve merak unsurunun ön planda olmaması. Biz genelde 'akıcı, durgun, sürükleyici, tahmin edilebilir, basit, eşsiz gibi belli başlı kelimelerle veya bu kelimeleri 3-5 cümleyeye yayarak romanları konusu, anlattıkları ve karakterlerin derinliği açılarından eleştiririz. Kitapta bu yolların hepsi tıkalı. Çünkü bunlar önemsiz. Kitabın tek karakteri yazar diğer her şey düşünce ve düşüncenin farklı halleri. Bu sebeple de eğer cesaret edilebilirse geriye eleştirilebilecek tek şey olarak bir insanın düşünceleri ve düşünmesi kalıyor. Birinin bir şeyi düşünmesini eleştirmek, kişinin düşünce gücündeki güçlü zayıf yönleri söylemeye çalışmak da bilmiyorum ne kadar doğru.
W. Somerset Maughamİnsanın Esareti
İnsanın Esareti kişinin kendini, isteklerini, beklentilerini uzaklarda, kulağa hoş gelen, nitelikli yaşam ve fikirlerde aradığından aslında en yakında olan aynı zamanda kişinin özü olanı geç farketmesi alt metniyle yazılmış 800 sayfalık uzun bir kitap. Bu nedenle de her uzun romanda olduğu gibi bu romanda da giriş kısmı uzun tutulmuş. Bazı okurlar da hem bundan hem de kitabın yavaş ilerlemesinden rahatsız olmuş. Bu tarz eleştiriler bence 800 sayfalık bir roman için geçersiz oluyor çünkü saf akıcı bir metin 800 sayfa süremez. Bu kitapta neredeyse 5 kuşaklık bi ailenin anlatılmasına denk gelir hem de yavan bir anlatım olmasına neden olur. Bu kitapta giriş gelişme ve sonuç gerek yazarım kültürel birikimini aktarmasıyla gerek betimlemelerle gerek karakterin zihninin ve düşüncelerinin ilahi bakış açısıyla sergilenmesiyle zenginleştirilerek birleştirilmiş. Kitap bence tek cümleyle Martin Eden'in birkaç kat profesyonel yazılmış ve sonuç kısmının kitabın gelişme kısmına ihanet edilmediği bir bölüm olarak bitirilmiş hali.
Sanırım Ahmet Ümit'in TBMM sırasında otururken yazdığı bir kitap. Siyası bir deneme kitabı mı yoksa polisiye mi belli değil. Evet kitaplarda yazarlar sık sık ideolojilerini, fikirlerini görüşlerini empoze etmeye çalışırlar. Ama bunu ya Jack London gibi profesyonelce yaparsınız ya da Ahmet Ümit gibi insanın gözüne soka soka yaparsınız. Tabii bu şekilde de okuru kendi karşınızda gard almış şekilde bulursunuz.
Kitapta ülkemizde yaşanmış başlıca malum siyasi kaoslarda tutulan taraf oldukça belli edilerek demokrasi savaşçısı halk kahramanı gibi gösterilirken diğer taraf 'öcüleştirilmiş'. Bizim başkomiser de bu tarafa kayık bir görüşte olmasına rağmen polislik yapıyor ama buna rağmen hiç bu konuda içsel çatışmalar yaşamıyor. Karakterler bu komiser başta olmak üzere çok yüzeysel. Bi komisere yurtta büyümüş bi komisere ailesini kaybetmiş bir geçmiş vererek derin karakterler oluşturulmuş olmuyor. Yan karakterler zaten daha basitler.
Kurgu kısmına gelecek olursak kitapta farklı durumların birbirine düğümlenme noktaları çok klişe ve sıradan. 560 sayfalık kitabın 540 sayfasında siyaset yaptık, koca istanbulda bir Türk'e rastlayamadan tüm azınlıklardan bir karakter çevresi oluşturduk, onu onunla aldatttık şunu bunu sorguda dövdük cinayeti de salatayı kaşıklarken çok komik şekilde çözdük. Okursanız sadece zaman kaybedersiniz... Bir de Beyoğlundaki birkaç sokağın ismini öğrenirsiniz.
#k:143946s
Ahmet Ümit
352.Sokak
Oturup bir günde okuduğum bir kitap oldu. Sırf yaşadığım ilçede geçiyor diye merak edip aldığım bir kitaptı. Ne yazık ki yaşadığım ilçeyle de alakası yok. Ne yazarı ne de kitap bilindik olmadığından dolayı büyük bir beklentim yoktu. Kitap da bana süpriz yapmadı. Üslup, içerik ve sunuş yönünden oldukça yetersiz bir kitap. Olumlu tek yönü akıcı bir kitap olması o da basitliğinden geliyor.
Okuyana bir şey katacağını düşünmüyorum fakat bendeki cildi güzel kitaplığa renk katar en azından.