"sadece...mutluluğun o kadar da uzak olmadığını düşündüğümde hayat biraz daha kolaylaşıyor sanki."
sosyal medya üzerinde popüler olan kitapları alıp okuma konusunda çoğu zaman kararsız kaldığım olur. birkaç kez merakıma yenik düşüp bu tarz "çok satan" kitapları okuduğumda beklentilerimi karşılamadıklarından dolayı olabilir. bu kitabı gördüğümde ise tereddüte düşmememin sebebi dışarıdan çok tatlı duruyor olmasıydı, böylece biraz önyargı yaparak almış bulundum. bitirdiğimde ise bu kitap için iyi ki almışım diyebilmenin beni ne kadar mutlu ve memnun ettiğini tahmin etmişsinizdir diye düşünüyorum. uzun zaman sonra böyle bir kitabı beğenmek içimi rahatlattı diyebilirim.
incelemeye geçmeden hemencecik bir şarkı tavsiyesinde bulunayım; kitabı okursanız landon pigg'in "falling in love at a coffee shop" şarkısını da dinlemenizi tavsiye ederim. bu incelemeyi yazarken arkada çalmaya başladı ve hem kitabın hem de şarkının hissettirdiği şeylerin tamamen aynı olduğunu fark ettim. çok tatlı ve iç ısıtıcı bir tesadüf oldu.
"ne düşünmeye başladın?"
"etrafının iyi insanlarla dolu olduğu bir yaşamın başarılı bir yaşam olduğunu. toplumsal açıdan başarılı olamasam bile, o insanlar sayesinde her gün başarılı bir gün geçiriyorum."
başarı kelimesini işittiğimizde hepimizin aklına akademik kariyer ve iş hayatı geliyor olsa da bu kitap başarıyı farklı bir şekilde yorumluyor.
ne de olsa güzel bir gün yaşamak, güzel bir hayat yaşamak anlamına geliyordur.
kitabın basit bir dili olsa da karakterlerin his ve düşüncelerini başarıyla okuyucuya geçirebiliyor. ana karakter olan youngju tükenmişlik sendromuna yakalandıktan sonra eski hayatını geride bırakarak yepyeni bir hayat kurmaya karar veriyor ve çocukluktan beri hayalini kurduğu kitapevi açma isteğini gerçekleştiriyor. işleri her zaman tahmin