Yazarın hayal gücüne bayılıyorum. Dili sadeydi. Yani okuması zor değildi. Zacharius Usta kibrine yenik düşüp ölümsüzlüğün peşine düşmüştü, çok ünlü bir saatçinin kibrinin de tesiriyle başına gelenleri konu ediniyor. Kısa ama öz; bilim, tanrı ve zaman içinde geçen fantastik bir öyküydü. Başta mekanik bir açıdan başlayan hikaye sonlara doğru akıcılığını yitirdi bence, içinde bilim/tanrı yorum ve eleştirisi barındırıyor.