"Ya Rab! Sen hayırlı iman ver, sen hayırlı çevre ver!"
Bütün bu kudsi dualarla o dergâh-ı ilahiyeye geliyorum.
"Ettahiyyât kimle geliyor? Canlilarla. "Elmübarekât?" "Barekallah"deyip şaşırtan her şeyle. "Essalavat?" Bütün dualarla. Ardından Ettayyibât" diyoruz. Yani güzel söylenmiş bütün sözlerle, güzel olmuş bütün davranışlarla. Yani "Bütün bu kâinatta kim kime güzel
bir cümle etmişse, kim kime hangi mutlu edeceği hediyeyi vermişse hepsiyle beraber geliyorum ya Rab!"
Farkında misınız? Bunları namazda söylüyoruz. Biliyor muydunuz?İşte bütün bunlara karşılık Cenab-ı Allah, Resulüne, "Esselâmu aleyke yâ eyyuhe'n-nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtühu." Yani"Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun ya Nebi!"
Peki, böyle mükemmel bir sohbeti kâänatın yaraticısı Cenab-ı Allah ve kâinattaki en yüksek makamdaki zât Efendimiz (a.s.m.) konuşurken kim dinliyor? Cebrail (a.s.). Ve diyor ki: "Şahidim ki!Allah'tan başka ikinci bir kudret eli bu kâinata dokunamaz. Ve Efendimiz (a.s.m) O'nun habercisidir. O'nun peygamberidir. O'nun kuludur."
Namazda bunları dediğimizi biliyor muydunuz? Ne kadar eksik bir namazımz varmış öyle değil mi? Peki, neden bu konuşmalar? Bütün namazlarımız suratımıza çarpılmasın diye! Korkmuyor musun kardeşim? Daha önemli neyin var? Çağır yedi ceddini de altmiş yıl sonra kabirde de yardımci olsunlar sana.Biz de dünya hayatına dalinca, o lükslere, o şehvetperest,hayatperest, haneperest, yatakperest şeylere bir dalıyoruz ki, "Ya
aman, Alah' birileri anlatır" diyoruz. Bir de acıyarak söylüyoruz.Çünkü Hayalhanem'deki insanlar daha mülayim, daha masum, dahadurgun değil mi?
Belki maddi hayattan daha az çekmişler. Belki dünyayı
kullanmaları daha kisır olduğundan acıIyan gözlerle bakıyoruz.Kardeşim, bu dünya bir film! Filmde çile çeken, ceza çeken, eza