Güzeldi
7/10
·79 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 23:11
Selam bugün sizlere Kuşlar Da Gitti anlatacağım. Kitapta yoksul 3 çocuk ve başından geçenler anlatılıyor. Bu çocuklar Florya'da uçan kuşlara tuzak kurup, kuşları avlayıp kilise ve cami önlerinde satıyorlar. Alan kişi kendince kuşları serbest bırakıp sevap kazanıyormuş falan öyle bir şey işte. Fakat zamanla bu gelenek körelmiş. Kimse kuş almaya yanaşmıyor, çocuklar da bu durumdan muzdarip. Annesinin halısını satıp kuş kafesi alan Süleyman, babasının düşmanlarından kaçıp İstanbul'a gelen Hayri ve Semih, bu kitapta bize azat buzatlık kuş geleneği ile beraber insanların merhamet duygusunun da zamanla yok olduğunu anlatır. Akıcı ve güzel bir öykü olmuş. Yaşar Kemal okumayı seviyorum. Puanım 7.
Edebiyat
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202218bin okunma
Yüzerken Modernleşmek
8/10
·128 syf.··
2026 33. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 15:57
Kitap modernleşme konusuna farklı bir pencerenen, Osmanlı-Cumhuriyet toplumunun denize girme, yüzme konusundan yaklaşıyor. Kitap iki bölüm halinde, ilk bölüm Osmanlı son dönemine odaklanırken ikinci bölüm Cumhuriyet’in başlarına ve özellikle Florya Sahili’ne odaklanıyor. Osmanlı’da ne zamandan itibaren denize girildiği, deniz banyolarının ve deniz odalarının ne zamandan beridir toplum nezdinde kabul gördüğünü ele alan kitap ilerleyen sayfalarda Mütareke Dönemi ile birlikte toplumdaki plaj ve yüzme adetlerinin nasıl değişerek günümüze göre modernleştiği üzerinde duruyor. Cumhuriyet dönemi ile birlikte plaj sayılarının artışı, Yalova ve özellikle Florya Plajlarının modernleştirilmesi üzerinde durularak kitap sonlanıyor.
1000Kitap
Yüzerken ModernleşmekUfuk Er · Çizgi Kitabevi · 20244 okunma
Reklam
Kuşlar da Gitti Kitap İncelemesi
10/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 13:35
Herkese Merhaba Kuşlar da Gitti kitabının incelemesini sizlerle paylaşıyorum. Herkese keyifli okumalar diliyorum. Yaşar Kemal’in Kuşlar da Gitti romanı, yazarın alışılagelmiş Çukurova topraklarından çıkıp rotasını modernleşen İstanbul’a kırdığı, hüzünlü ve sarsıcı bir "şehir" anlatısıdır. Kısa bir roman (veya uzun öykü) olmasına rağmen, toplumsal çürümenin ve doğadan kopuşun en derin analizlerinden birini sunar. ## 1. Konu Özeti Roman, İstanbul’un Florya sahilinde ve çevresinde, binlerce yıldır süregelen bir geleneği devam ettirmeye çalışan üç çocuğun (Semih, Hayri ve Süleyman) hikâyesini anlatır. Çocuklar, göç yolundaki kuşları ağlarla yakalayıp cami avlularında, kilise kapılarında veya kalabalık meydanlarda "Azat buzat, beni cennet kapısında gözet" diyerek insanlara satmaya çalışırlar. Eskiden sevap kazanmak için kuşları satın alıp özgür bırakan insanlar, artık bu geleneği unutmuştur. Çocuklar, günlerce ellerinde kafeslerle dolaşmalarına rağmen tek bir kuş bile satamazlar. Bu durum hem çocukların açlıkla imtihanına hem de toplumun vicdanını ve merhametini kaybedişine ışık tutar. ## 2. Temel Çatışma: Gelenek ve Modernlik Romanın merkezindeki en büyük çatışma, kadim bir gelenek ile betonlaşan şehrin ruhsuzluğu arasındadır. • Merhametin Kaybı: Eskiden kuşları özgür bırakmak bir ibadet ve iyilik sembolüyken, modern İstanbul insanı için bu artık "anlamsız bir masraf" haline gelmiştir. • Yozlaşma: Kitap sadece kuşların satılamamasını değil; yalanın, hırsızlığın ve bencilliğin şehre nasıl hakim olduğunu anlatır. ## 3. Sembolizm ve İsim Analizi • Kuşlar: Doğayı, saflığı, özgürlüğü ve insanların bir zamanlar sahip olduğu "iyiliği" temsil eder. Kuşların gitmesi, aslında insanlığın güzel hasletlerinin terk edilişidir. • Azat Buzat Tekerlemesi: "Kuşu serbest bırak ki
Alıntı
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202218bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 20:33
Yusuf, Kars’ ın Boğatepe köyünde bir ayağı aksayan çocuk. Çok sevdiği futbola kaleci olarak başlar. Her gün düzenli çalışarak GS’ nin Florya alt yapısında oynar. Sonra çok iyi yerlere gelir. Köyüne saha, spor okulu açılmasını sağlar ve kendisi gibi engelli olan herkese de umut olur.
Kalenin KartalıMesut Hayat · Mesut Hayat Yayınları · 202539 okunma
Azat Buzat
7/10
·79 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 02:38
İnsanların kendi günahlarının kefareti için kafeslere özgür olan kuşları hapsetmesi kadar tezat bir durum var mıdır? Azat buzat beni cennet kapısında gözet! Geleneğin tüm ayrıntılarını öğrendik. Yaşar Kemal ile tanışmayı seçtiğim ilk kitabı. Yine bir geç kalınmışlık yani. Çocukluğumun geçtiği yerler .Florya'nın kuşları... Çok meşhurmuş zamanında. " İnsanlık öldü mü?" dedim. ...bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?(39)
1000Kitap
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202218bin okunma
1930'larda İstanbul.
Puan vermedi·360 syf.··
2026 6. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 14:19
İstanbul okumalarıma devam ediyorum. Galata, Pera, Beyoğlu kitabından sonra tercihim Osman Cemal Kaygılı'dan "Köşe Bucak İstanbul", oldu. Kitap Osman Cemal' in 1931 yılındaki gazete yazılarından oluşuyor. Her yazısında İstanbul'un ayrı bir semtini, mahallesini, köyünü gezdiriyor Osman Cemal. Ama okuru Süleymaniye'nin avlusuna değil, o avlunun arkasındaki kahvehaneye götürüyor. Beyoğlu'nda pasajın girişindeki ışıltıya değil, arka kapısındaki çöp toplayan kişiye odaklanıyor. Osman Cemal çok iyi bir gözlemci, kitabındaki tiplemelerin hepsi şahsına münhasır. Ayrıca çok iyi ağız yapıp karakterlerinin konuşmalarını yazıya geçirmiş. Osman Cemal bir yaz insanı, sayfiye yerlerini çok seviyor. Çoğu yeri kışın kasvetli bulup yazının ne kadar güzel olduğundan bahsediyor. Manzaraya, doğaya, gezinti yerlerine hayran. Ayrıca kendisi iyi suyu çok seviyor, ama sadece Osman Cemal değil; muhtemel ki o dönemde iyi suya hayranlık durumu varmış. Bir sayfiye yerinin ya da bir semtin güzel olması için iyi bir suyunun da olması lazım geliyormuş. Kitapta bununla ilgili o kadar çok nüans var ki... Okuma notlarıma bunların çoğunu geçirdim. Keçe suyu, Valide suyu, Taşdelen suyu, Hamidiye suyu, Kanlıkavak suyu... Bunlardan en iyileri Kağıthane sırtlarından çıkarılan keçe suyu ve Belgrad Ormanlarından toplanılan valide suyuymuş. Eğer bir kahvehane keçe suyu veriyorsa kalite olarak bir tık daha yukarıda görülüyormuş. "Florya bence, bir de iyi su olsa, İstanbul'un en güzel yeridir." (syf 187). 1930ların İstanbul'unda deniz İstanbul'un sadece kıyısında duran bir süs değil, hayatın tam kalbinde bir eğlence alanıymış. Denize girmek toplu bir eğlence kültürüymüş. 1920lere kadar deniz hamamları varmış. Kadınlar ve erkeklerin ayrı şekilde denize girmesini sağlayan ahşap yapılar olan deniz hamamları
Tarih-Araştırma
Köşe Bucak İstanbulOsman Cemal Kaygılı · Can Yayınları · 201971 okunma
Reklam
Reklam