ꔫ folklore

2.
Yaşam ne denli gecikirse geciksin, ölüm hep zamanında gelir - ölüm gecikmez. Kişi doğumundan bu yana, yaşamını ne denli belirgin yaşamışsa, bugünden ölüm gününe uzanan süreç de o denli belirsizdir. Yaşayabildiklerimiz, eninde sonunda, doğum günlerimizdir - ölüm günlerimiz değil.
Sayfa 18
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bedri için - Piyale'ye Yaşadıklarımız öldürdüklerimizdir. (18 Aralık 1983)
Sayfa 16
Şiir
kuruyemisli yazma.
Bir akşam kuruyemişçiye gider, kuruyemiş alırsın. "Ayrı mı olsun, karışık mı? " diye sorar satıcı. "Karışık" dersin : biraz beyaz leblebi, tuzlu fıshk, badem, Şam fıshğı (kabuklu; kabuksuzu çok p ahalı) , biraz da fındık - tuzla kavrulmuş. Satıcı kesekağıdını doldurur, sallar, içindekileri iyice karıştırır. Evde, kesekağıdını büyücek (yeterli büyüklükte) bir -cam- kaba boşalhr, içkini koyar, çalışma masana oturursun. Önce leblebileri teker teker ötekilerin arasından seçer, avucunda top larsın -bir yandan yer, bir yandan içersin (-bir yandan da yazacağını düşünürsün) . Kap ta hiç leblebi kalmadığından emin olunca (iyice karıştırırsın kabı, emin olmak için; emin olmalısın) , fıshklara geçersin, onları da teker teker seçer, top lar, birer birer, kabuklarını kül
Sayfa 13
Şiir
hazirlanma.
Birgün güçlü bir zamk alırsın, eve gider, kitaplığını boşaltıp kitaplarını üstüste yere dizer, sonra, her bir yığındakileri sırayla, teker teker alıp sayfalarını birer birer biribirine yapıştırırsın, yine üstüste yere dizersin. Ertesi gün -zamk iyice kuruyunca- kitaplarını eski yerlerine yerleştirirsin. Yine, aynı gün (ikinci, yani), daktilonun tuşlarını birer birer sökersin, bir torbaya doldurur, dışarı çıkar, torbayı sokaktaki çöp kutusuna atarsın. O akşam, bütün kalemlerini çalışma masanın üstüne dizersin, sonra, teker teker alıp , dünden kalan zamkla (büyük bir kutu olmalı) mürekkep haznelerini iyice doldurursun (gerekiyorsa; sökülmüyorlarsa, haznelerde küçük birer delik açabilirsin), yine, masaya dizersin - onların kurumaları iki gün sürer. Bu arada (üçüncü gün), evi
Sayfa 10
Şiir
anlamarayis.
Onlar kazık çakınca son gölgelere, tutuşturursun sen de andiçen eli özgürce. Paul Celan Atemwendc (1967, S.43)
Sayfa 9
Şiir