Sağlığımızı dijital cihazlara emanet etmeye başladığımızdan beri, bedenimizi de “sayısal bir girdi-çıktı sistemi” olarak algılama yanılgımız gittikçe derinleşiyor. Tüm TV programlarında ve sağlıklı yaşam internet sitelerinde “Ne yiyelim, ne içelim, kaç kilo olmalıyım, nasıl kilo veririm, kaç dakikada ne kadar egzersiz?” gibi soruların yanıtı aranır oldu. Halbuki “baskülle sağlık olmayacağını”, “kan değerleri”nin her şey demek olmadığını, yeme-içme kadar hayata bakışın da sağlığımızı belirlediğini bilmemizle beraber nedense bunu çok önemsemiyoruz.
“Mükemmelin iyiyi öldürmesine izin verme!” sözü, aşırı zihinsel odaklanmanın fiziksel faaliyeti engellediği durumlar için bir uyarı niteliğindedir. Yani mükemmelini yapacağım diye sürekli düşünüp hiç faaliyete geçemeden nice fırsatlar, hatta ömürler kaçıran insanlar çoktur. O yüzden bir yerden başlayıp “yapmak” başarmanın en önemli şartıdır.