Günümüzde aşırı besin alımının en önemli nedenlerinden birisi
“karbonhidrat ve şeker bağımlılığı”dır. Bugün karbonhidratları her yerde ve her biçimde
bulabildiğimiz için atasal devrelerimiz savunmasız bir şekilde şekere ve karbonhidratlı besinlere bağımlılık geliştirebiliyor. Özellikle ülkemizde “ben
ekmek yemeden doymam” şeklinde ifade edilen his, ekmekteki karbonhidrat
içeriğine karşı olan bağımlılığımızın açık bir ifadesi.
İşlenmiş gıdalar ile şeker ve karbonhidratlar, beyinde bol miktarda
dopaminin salgılanmasına neden olur. Bunların yokluğunda ise “zihinsel bir
tatmin” sağlamak, bağımlı olanlar için oldukça zordur. Halbuki birkaç gün
boyunca bu gibi besinleri diyetimizden çıkartabilirsek, dopamin düzeyi hızlı
bir şekilde normale dönecektir. Unutmamak gerekir ki dopamin kaynaklı
bağımlılıkları mâkul bir süre mücadele etmeden ortadan kaldırmak çok
zordur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum
ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski İstanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun
belki Haziranda mavi benekli çocuksun