5/10
·152 syf.··
2026 11. kitabı
Agatha Christie’den On Kişiydiler ve Doğu Ekspresinde Cinayet romanlarını okumuş birisi olarak bu romanı pek beğenemediğimi belirmeliyim. Kitap bir çırpıda bitti ne oldu ne bitti anlamadan, bunun sebebinin kurgunun çok basit olduğuna bağlıyorum. Agatha Christie’ye çok yakıştıramadığım bir roman oldu şahsen. Çünkü okuduğum diğer romanlar bu kitapdan 10 gömlek üstün nitelikte. Konusu ise: Bir bilim adamımız var ve yeni bir buluş ortaya cıkarmak üzere bir formül buluyor. Bu buluş dünyayı değiştirecek nitelikte atomlarla ilgili birşey. Devamında bizim dedektifimize bir telefon açıyor ve kendisinin hayatının tehlikede olduğunu, ailesinin onu öldürmek istediğini söylüyor bunun neticesinde de dedektifimizi oraya davet ediyor. Dedektif tam oraya gittiği esnada ise ölüm anı gerçekleşiyor ve bilim adamı ölmüş oluyor. Bu kısımlardan sonrasında cinayetin çözüm aşamalarını yavaş yavaş ilerletme görevi dedektifimizde oluyor. Ben sonunu tahmin etmedim zaten pek ipucu yoktu açıkçası -yine de birkaç tane vardı- yazarımız bayağı hedef şaşırtmaya oynamış. Dediğim gibi Agatha Christie’e yakıştıramadığım bir kitap oldu beklentiniz çok yüksek başlamayın. Hiç Agatha Christie okumadıysanızda muhakkak Doğu Ekspresinde Cinayet’i okuyun, şiddetle tavsiye ederim.
Acı KahveAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202511,5bin okunma
Puan vermedi
Hızlı ve Yavaş Düşünme - Kitap Analizi Tema: Bilişsel Psikoloji, Karar Verme Mekanizmaları ve Davranışsal Ekonomi. Yıl: 2011. Dönem: Modern çağ (Yazarın 40 yıllık araştırmalarının bir sentezidir). Karakterler (Zihinsel Kavramlar): Sistem 1: Hızlı, sezgisel, duygusal ve otomatik çalışan zihin. Sistem 2: Yavaş, mantıklı, hesap kitap yapan ve çaba gerektiren zihin. Ekonlar: İktisat teorilerindeki kusursuz mantıklı insan modeli (Kahneman bunun bir mit olduğunu kanıtlar). İnsanlar: Hata yapan, duygularıyla hareket eden gerçek bireyler. Öne Çıkan Alıntılar "Dünya kafamızın içinde, gerçekte olduğundan çok daha kusursuz, tutarlı ve öngörülebilir görünür." "Zihnimiz, bildiği az sayıdaki bilgiden devasa bir hikaye uydurmak üzere tasarlanmıştır." "Kaybetmekten nefret etmek, kazanmayı sevmekten daha güçlü bir motivasyondur." "Sistem 1 konuşur, Sistem 2 ise genellikle ona inanır ve onaylar." Kitap Özeti Nobel ödüllü Daniel Kahneman, bu eserinde beynimizin nasıl iki farklı modda çalıştığını açıklar. Sistem 1 sürekli devrededir; yüzleri tanır, basit çarpma işlemlerini anında yapar ve sezgisel yargılarda bulunur. Ancak bu sistem, bizi önyargılara ve hatalı kararlara sürüklemeye çok müsaittir.
Alıntı
Hızlı ve Yavaş DüşünmeDaniel Kahneman · Varlık Yayınları · 20181,818 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Rakamsız Matematik İnceleme
9/10
·216 syf.··
2026 1. kitabı
Rakamsız Matematik kitabını okurken açıkçası başta biraz garip hissettim çünkü isminden dolayı içinde neredeyse hiç sayı olmaması beni şaşırttı. Okumaya devam ettikçe aslında yazarın amacının matematiği işlemlerden çok düşünme biçimi olarak anlatmak olduğunu fark ettim. Kitapta matematiğin sadece formül çözmek ya da problem yapmak olmadığı anlatılıyor. Günlük hayatta verdiğimiz kararların, kurduğumuz mantığın ve olaylara bakış açımızın da matematikle bağlantılı olduğu gösteriliyor. Bu yönüyle bana matematiğin sandığım kadar uzak ve zor bir şey olmadığını düşündürdü. Dilinin sade olması kitabı daha rahat okumamı sağladı. Özellikle matematikten çok hoşlanmayan ya da zorlanan biri olsaydım, bu kitabın bakış açımı değiştirebileceğini düşünüyorum. Ama çok ayrıntılı, ileri seviye konular bekleyen biri için biraz basit kalabilir. Bence Rakamsız Matematik, matematiğe karşı olan önyargıları kırmaya çalışan ve insana “matematik aslında düşündüğümden farklıymış” dedirten bir kitap. Okurken çok keyif aldım.
Rakamsız MatematikMilo Beckman · Sahi Kitap · 202222 okunma
Jack Reacher’ın Margrave Günlüğü
7/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 18:32
Jack Reacher, hayatı boyunca ordunun bir parçası olmuş, 13 yıl kadar da yine ordu bünyesinde bulunmuştur. Fakat sonra işinden çıkarılır ve hayatı boyunca hiç sahip olmadığı bir özgürlüğe kavuşur. Ardından da yollara düşer. Günlerini oradan oraya seyahat ederek geçirirken aniden aldığı bir kararla durağı bile olmayan Margrave adındaki küçük bir kasabada iner. Ama daha ilk birkaç saat içerisinde bu kararından pişman olur çünkü kendisini bir anda hiç bulaşmak istemediği bir belanın tam ortasında bulmuştur. İşlemediği bir cinayetin baş şüphelisi olmuş, suç inatla üzerine atılmaya çalışılmış ve zaman geçtikçe de bu cinayet artık onun kendi meselesi haline gelmiştir. Konumuz bu şekildeydi. Sadece bu kadarıyla sıradan bir polisiye-gerilim romanı gibi görünüyor değil mi? Öyle düşünmekte haklısınız tabii, ama birkaç farklılık da var elbette. Bu sefer her zamankinden başka bir yol izleyerek kitabı, iyi ve kötü bulduğum yönlerine göre yorumlayacağım; farklılıklara da bu kısımlarda değinirim. * Öncelikle, Jack Reacher ne bir polis ne de bir dedektif. Keşke orduyla da alakası olmasaydı ama ne yazık ki yazar, kahramanın eğitimli ve deneyimli biri olması için ona böyle bir (eski) meslek tayin etme gerekliliği duymuş. Ama iyi tarafından bakarsak, suçlandığı cinayetle ilgilenmek veya onu çözmek için herhangi bir istek ya da zorunluluk duymuyor. O yüzden bunu iyi bir şey olarak kabul edebilirim. * Jack daha önce insan öldürmüş birisi. Bu sebeple de yeniden elini kirletmekten çekinmiyor. Olayları çözmek ve karşısına çıkan engelleri atlatmak için de hiçbir çekincesi yok. Yani bu da bir artı. * Kahramanımız gerçekten de karizmatik ve havalı bir kimse. Orasına okeyim de gücünün ve zekasının biraz fazla olduğunu düşünüyorum. Başına ne gelirse gelsin, hangi zorlukla karşılaşırsa
1000Kitap
MezbahaLee Child · Koridor Yayıncılık · 2025212 okunma
6/10
·232 syf.·
2026 11. kitabı
Frederic Lenoir'ın Mutluluk Üstüne kitabı, çok basitçe şöyle diyor: Mutluluk, dışarıdan gelen bir şey değil; içimizde inşa ettiğimiz bir hâl. Filozoflar ve bilgeler (Epikuros, Buda, Spinoza, Montaigne, Stoacılar vs.) üzerinden kısa bir tur atıyoruz: Bazısı zevk ve basit yaşam diyor, Bazısı iç huzur ve kabullenme, Bazısı anlamlı bir hayat ve sevgi. Lenoir hepsini toplayıp diyor ki: Gerçek mutluluk = anlamlı bir yaşam + doğruluk/hakikat + derin ve kalıcı bir hoşnutluk hali. Kırılgan, bazen acı da içerir ama geliştirilebilir. Hayata “evet” de, içindeki neşeyi büyüt, dış olaylara çok takılma → işte formül! Kısaca: Mutluluk şans değil, bilinçli bir seçim ve iç yolculuk. Keyifle okuyunuz.
Mutluluk Üstüne: Felsefî Bir YolculukFrederic Lenoir · Bilge Kültür Sanat · 2015128 okunma
7/10
·192 syf.··
2025 26. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 17:34
1. Giriş: Neden Kitleler? Gustave Le Bon, Kitleler Psikolojisi kitabına çok iddialı bir tespitle başlar: Modern çağ, bireylerin değil kitlelerin çağıdır. Ona göre artık tarihi belirleyen şey tek tek insanların zekâsı değil; kalabalıkların baskısı, yönelimi ve psikolojik gücüdür. Bu nedenle kitabı “insan neden irrasyoneldir?” sorusuyla değil, “insan kalabalığın içinde neden değişir?” sorusuyla okumak gerekir. 2. Kitle Nedir? (Temel Çerçeve) Le Bon’a göre kitle: Onu oluşturan bireylerden bağımsız bir psikoloji üretir. Bireylere geçici ama güçlü bir kolektif ruh kazandırır. Kalabalık, tek tek hücrelerin birleşip yeni bir organizma oluşturması gibidir. Bu noktada önemli olan bireylerin kim olduğu değil, kalabalık haline gelmiş olmalarıdır. 3. Kalabalık İçinde Bireyin Dönüşümü Kalabalığa karışan birey: Kişisel sorumluluk duygusunu kaybeder. İsimsizleştiği için kendini görünmez hisseder. Tek başınayken yapmayacağı davranışlara yönelir. Le Bon’un kilit kavramı burada devreye girer: Anonimlik. Anonimlik, bireyin içsel frenlerini zayıflatır ve içgüdülerin önünü açar. 4. Telkin ve Sirayet Mekanizması Le Bon’a göre kitle davranışını yöneten iki ana süreç vardır:
Kitlelerin PsikolojisiGustave Le Bon · Koridor Yayıncılık · 20185,2bin okunma