Bir yıkıcı zeka hikayesi
Evrenin tümü her bir salise ile henüz tasarım aşamasında üzerine etkileyecek milyarlarca değişkenin bilindiği bu değişkenlerin formülize edildiği ve bu formülün başarıyla çözüldüğü mükemmel bir tasarımdır. Hangi Meşrebe sahip olduğunuzun önemi yok. Yaratıcı,kozmos veya tasarımcı.Evren değişkenleri ile beraber yaratılmıştır,tasarlanmıştır veya oluşturulmuştur.Tasarımın içerisinde ifade edilen matematiksel formül bizim günümüzde anladığımız matematik değildir.Diğer yolla şöyle izah etmeye çalışayım.İlla bildiğimiz klasik matematik tabanında düşünmek istersen,bu tarz mükemmel bir tasarım tek bir şart altında mümkündür. O da geleceğin her saliseesinin bilinmesi veya geleceğin dünya henüz var olmadan yaratılması. Zaman boyutunun sadece insan evladı için bir anlam ifade ettiğini de ve zaten buradan anlamış bulunuyoruz. ( okuyucu olarak benim yorumum:burada “bast-ı zaman” hadisesi vardır.İslam’da da bu durum bahsedilir ‘zamanın genişletilmesi’ yaratan katında zamanın olmaması,zaman kavramı sadece bizim gibi yaratılmış insanlar için geçerli olduğu bahsi vardı. Buna da bast-ı zaman derler zamanın genişletilmesi diye belirtilir. Allah zamandan ve mekandan münezzehtir diye de ifade edilir ki o tam olaraktan bu tabiri açıklıyor…
Sayfa 45 - Cinius Yayınevi·Kitabı okudu
Kalbi iyileşme kısa zaman diliminde hap niyetine formülize edilmiş uygulamalarla sağlanamaz. Bilakis manevi yolda her an ilerlememize sebep olacak bir terkip sahibi olmak gerekir ki bu da bazen bir ömür alabilir. Bütün bunları bilmemiz bizi umutsuzluğa sevk etmemeli çünkü ilahi yardım hep yanımızda olacaktır. Zaten değişim, bizim elimizde olmayıp talep edene Allah'ın ulaştırdığı bir sonuçtur.
Sayfa 327·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Düşünmekten tamamen uzaklaşmış modern zihinlere en öze inip içeriden seslenir. Çok düşünüp hiç yazmayan Sokratese övgüler düzer, gerçek düşünme sözler ile ifade edilemeyecek kadar aşkındır diyen Heidegger belki de Sokrates'i fikirlerinin bir sağlaması olarak görmüştür. Heidegger'in eserlerindeki oldukça kapalı dili buraya yormak çok mümkündür. Tümel ve kapsayan varlık formülize edilemez, varlığın peşinden giderken yazdıkları yürüdüğü yolun yalnızca yankılarıdır. Kendi deyimiyle aksi yol kenarında durup yolun dedikodusunu yapmaya benzer.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Edebiyat
Tekâmül etmek, büyük oranda talip olduklarımızla alakalıdır. Meyliniz neye ise uğraşınız ve yolunuz o olur, onun izini sürüp peşinden gidersiniz. Gittiğiniz yol, peşine düştüğünüz maksut ise sizi ya olgunlaştırır ya da yola düştüğünüz hâlinize göre daha da hamlaştırır. Mevlâna’nın meşhur ifadesiyle vecizleşen “Hamdım, piştim, yandım…” işte bu hâlin kristalize hatta formülize edilmesidir. Yanmak içinse derdi görmek, tanımak; derde talip olmak; dert çekmek gerekir. Bundan dolayıdır ki medeniyetimizin ilim ve irfan ehli; dert ehli olmayı marifet bilmiştir, dertsizliği çiğlik olarak görmüştür. Öyle ki Hatayî’ye “Bir derdim var, bin dermana değişmem.”, Niyazi-i Mısrî’ye “Derman aradım derdime, derdim bana derman imiş.”, Yunus Emre’ye “Böyle emreylemiş Çalap, derdim vardır inilerim.” dedirten bu duyuş ve varoluş tarzıdır, zihniyetidir…
Sayfa 23·Kitabı okudu
MÖ/MS sisteminin mucidi
Hristiyanların yaptığı MÖ/MS tanımı 6. yüzyılda bulunmuştur. Roma rakamlarında sıfır olmadığı için Roma sisteminden Hristiyanlığa geçiş gerçekleştiğinde MS 0 diye bir tarih de olamazdı. Bu yüzden MÖ-MS' de tarih dizimi şöyleydi: MÖ 2, MÖ 1, MS 1, MS 2 vs. Bu daima sorun yaratmıştır. Çünkü 0 yılı yoktur, sıfırıncı yılı dahil etmek için hep 1 eklemeniz gerekir. Yani Maraton Muharebesi'nin (MÖ 490) 2500. yıldönümü 2010 yılı değil. (490+2010=2500) 490 + 2010 + 1 =2011'dir. Dionysius Exiguus, MÖ/MS sisteminin mucidi olarak bilinir. O zamana dek yıllar, Roma konsüllerinin adıyla tarihlendirilir ya da "Roma'nın kuruluşundan x yıl sonra" diye formülize edilirdi, fakat Dionysius anno Domini ("Efendimizin yılında") formülünü ortaya koydu.
Sayfa 374 - Sıfır Avrupa numaralandırma sistemine MS 11. yüzyıla kadar eklenmemiştir.·Kitabı okudu
Evrimsel ahlak denilen alan tutarlı bir felsefe ihtiva etmez; daha ziyade ahlaki ve toplumsal devrimler hakkında birbiriyle çelişen görüşlerin savunulduğu ve evrim teorisi üzerine bir ahlakın formülize edilmeye çalışıldığı karmaşık bir yapıya sahiptir.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma