Büyütmek mi ,kaderine Işık olmak mı ?
Puan vermedi·252 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 12:59
Kitap- Film Bu hikayenin asıl kahramanı benim için Forrest karakterinin annesi . Oğlunun içindeki iyiliği ve potansiyeli gördü, dış etkenlere ve insanların düşüncelerine hiç aldırış etmedi. Herkes oğlunun farklılıklarına odaklanırken, O hem kendi hayatı hem de oğlu için mücadeleyi seçti. Hikaye bana sevgiyle büyüyen bir çocukla sevgisiz ve travmalarla büyüyen bir çocuğun hayatının ne kadar farklı şekillenebileceğini bir kez daha gösterdi. Özellikle Forrest'ın çocukluk aşkı Jenny'nin küçük yaşta mavruz kaldığı cinsel istismar ve bunun ilerleyen yıllarda hayatında açtığı derin yaralar çok etkileyiciydi. Forrest Gump kitabı ile film arasındaki bana göre en önemli fark film karakterlerin duygularına ve insan hikayelerine daha çok odaklandığı için bana daha sıcak ve dokunaklı geldi. Kitap ise Forrest'ın dünyasını farklı bir pencereden görmek isteyenler için kesinlikle değerli. Kısacası, kitabın dili biraz dağınık geldi ,film ise hikayeyi zihinde daha iyi toparlıyor .
Forrest GumpWinston Groom · İnkılap Kitabevi · 1994606 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 55. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 22:38
Aklı erecek yaşa kadar karnı doyurulmuş başka hiçbir şey öğretilmemiş bir çocuğun hayata tutunması ne kadar mümkündür sizce? Kitabın arkasında konusuna dair “Gazap Üzümleri, Forrest Gump ile buluşursa” yazıyor. Bu hikayedeki Forrest’ın farkı sefalet içinde olması. Ingram çocuk yaşta büyümek zorunda kalan bir çocuk. Hayata erken atılmak zorunda kalan, hayata dair hiçbir şey bilmeyen, tek istediği karnını doyurmak olan ailesinin dışladığı kimsesiz bir çocuk. İnsanı derinden sarsan bir gerçekçilik var tüm hikayede. Amerika’nın büyük buhran döneminde geçiyor kitabımız. Amerikan rüyasının temelde ne kadar fos olduğunun ispatı niteliğinde. Irkçılığın 1920’lerde ne durumda olduğunu tüm açıklığıyla okuyoruz. Yazarın ilk kitabıymış Ingram, bence çok başarılı. İyi ki okudum diyorum. “Hiç olmamış birinin eksikliğini nasıl hissedebiliyordum?”
IngramLouis C.K. · April Yayıncılık · 202621 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·325 syf.··
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 19:11
“Şimdi görüyorum ki, Norma bizim bahçemizde bir çiçek gibi açtığında, ben yabani bir ot olmuştum. Sadece kimsenin beni görmediği köşelerde ve karanlık yerlerde yaşamama izin verilecekti.” Kitabı bitiren neredeyse herkesin ilk söylediği şey aşırı etkilendiği ve dakikalarca ağladığı oluyor.Ben etkilendim mi?Evet.Özellikle Charlie’nin çocukluğunun anlatıldığı kısımlarda.Bitirince hüngür hüngür ağladım mı?Hayır.Sebebini sormayın ben de bilmiyorum.Belki de kova burcu olmanın bi laneti bu :) Kitap bilim-kurgu olarak geçiyor ama gözünüzü korkutmasın içi öyle çok fazla akademik kelimelerle dolu değil.O yüzden bu türle tanışmak isteyenler bence rahatlıkla okuyabilir.Çok akıcı.Duygusal yönünün ağır olduğunu da söylemeliyim.Kötü bi dönemden geçiyorsanız elinize almamanız gereken kitaplardan biri. Ana karakter gerçekten çok iyi yazılmış, kendinizi onun yerine koymamanız mümkün değil.Yazar bu konuda çok başarılı.Mesela ilk 40 sayfa imla hataları ile dolu çünkü Charlie o günleri yazarken hala 5 yaşındaki bi çocuğun zekasına sahip.Hatta ilk sayfayı görünce basım hatası sandım.Sonra yazılar düzeldikçe kendinizi hikayenin ne kadar da içinde hissettiğinizi fark ediyorsunuz.Charlie’ni zekası ilerledikçe çocukluğunu hatırlamaya başlıyor ve o kısımları okumak gerçekten çok üzücüydü.Çünkü hayatı boyunca istediği tek şey herkes gibi akıllı olmak ve yakınları tarafından sevilmekti.Tıpkı hepimizin istediği gibi.Ama maalesef bu dileği bazı sonuçlara neden oluyor.Ve hiçbir şeyin beklediği gibi olmadığını zamanla görüyor.Her sayfayı okurken zihninden geçen o soruya bi yanıt bulmaya çalışıyorsunuz.Her şeyi bilmek bir lütuf mu yoksa bir lanet mi?Hangisi mutluluğun kapısını açar? Beklentimin biraz altında kalmış olsa da (herkesin dilinde olunca ister istemez insan çıtayı yükseltiyor
İnceleme
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
Bir Aptalın Rüyası
8/10
·252 syf.··
2026 37. kitabı
Forrest Gump’ı incelediğimizde, aslında hayatın ne kadar da elimizden kayarak geçtiğini görüyoruz. Özellikle hedonizm üzerine okumuş, haz kuramlarını, Epiküryen ölçülülüğü ya da modern tüketim hedonizmini araştırmış biri için bu roman sıradan bir anlatı değil; ciddi bir varoluş eleştirisi. Çünkü ne kadar çok deneyim biriktirirsen biriktir, roman sana şunu gösteriyor: deneyimin kendisi kutsal değil. Nicelik, nitelik üretmiyor. Çok yaşamak, derin yaşamak anlamına gelmiyor. Forrest’ın hayatı baştan sona “olağanüstü” olaylarla dolu. Savaşa gidiyor, ünlü oluyor, servet kazanıyor, spor tarihine geçiyor, iş kuruyor. Fakat tüm bu olayların ortasında kendisi neredeyse hiç değişmiyor. Ve tam da burada roman sert bir tokat atıyor: Servet önemli değil. Ün önemli değil. Deneyim bolluğu önemli değil. Önemli olan zihinsel berraklık ve kalbi bozmamak. Romanın daha ilk sayfalarında Forrest’ın şu cümlesi meseleyi özetliyor: "Let me say this: bein’ a idiot is no box of chocolates.” Filmdeki meşhur sözün tersine, kitap daha ironik ve daha serttir. Aptallığın romantize edilmediğini, aksine toplum tarafından acımasızca etiketlendiğini görürüz. Yine de Forrest’ın içindeki iyi niyet kirlenmez. İşte asıl mesele burada. Hedonizm çoğu zaman “anı yaşamak” sloganıyla savunulur. Oysa Forrest Gump şunu gösterir: Anın tadını çıkarmak, haz peşinde koşmak değildir. Anı yaşamak, şöhret kovalamak değildir. Anı yaşamak, tüketmek değildir. Forrest hiçbir zaman bilinçli bir haz stratejisi kurmaz; hatta çoğu zaman neyin içinde olduğunu tam kavramaz. Ama yine de hayatın içindedir. Doğal, filtresiz ve hesap yapmadan. İnsanların ikiyüzlülüğü romanda çok net işlenir. Eğitim sistemi, ordu, medya, akademi, politik çevreler… Herkes çıkarına göre konum alır. Forrest ise bu sistemlerin içinde dolaşan ama onlara
Kitap Alıntısı
Forrest GumpWinston Groom · İnkılap Kitabevi · 1994606 okunma
9/10
·325 syf.··
2025 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 00:06
Kitap okumak, türünden ve içeriğinden bağımsız, her zaman keyiflidir. En sıkıcı bitmek bilmez kitaplar bile bir tat verir okuyucusuna. Ancak bazı eserler vardır ki daha ilk satırlarından itibaren sizi içine alır, sonuna kadar da edindiğiniz o ilk olumlu izlenmin hakkını verir. Algernon'a Çiçekler de tam olarak böyle bir eser. Başından sonuna akıcı, anlaşılır ve en önemlisi ana karakteri Charlie ile müthiş bir bağ kurduruyor. Zeka, duygular ve insan ilişkileri arasındaki bağı derin ve dokunaklı bir şekilde sorgulayarak, zeka ile insani ilişkilerin her zaman paralel olmayacağına dair güçlü argümanlar sunuyor. Bununla beraber, bir film sever olarak, eseri okurken yine başından sonuna kadar biyografik-dram ve bilim-kurgu türünde bir film seyrediyormuşum gibi hissettim ve en son böyle hissetmemin üzerinden çok kitaplar geçmişti. Eser farklı yerlerinde bana Forrest Gump, Benjamin Buttonun Tuhaf Hikayesi ve Lucy gibi filmleri anımsattı ki bu da okumama ayrı bir tat ayrı bir keyif kattı. Bu arada ilk iki filmi izlemeyenlerin mutlaka izlemesini tavsiye ediyorum, üçüncüsü de abartıldığı kadar olmasa da şans verilebilecek bir eser. En nihayetinde ben bu eseri okumaktan büyük keyif aldım ve popülaritesinin hakkını tamamı ile verdiği kanısındayım. Herkese güzel bir gün ve keyifli okumalar diliyorum.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
9/10
·376 syf.·
2025 95. kitabı
Bana "FOREST GUMP" benzeri bir tat verdi. Hasan öyle bir dönemde öyle yerlerde bulunuyor ki 40 yıllık bir yaşamı süresince yaşadığı tarih içersindeki en önemli olaylar ve dahi en önemli kişilerle karşılaşmak gibi bir talihi bize oldukça sıradanmış gibi yaşatıyor. Tarihi ama kurgusu müthiş kitap kendi tarzında romanlara ve yazarın diğer kitaplarına ilgimi ateşledi. Gönül rahatlığı içerisinde tavsiye edebileceğim kitaplar arasına girdi.
1000Kitap
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,3bin okunma