‘‘Bir insanın hayatında olması, sonra bir gün hayatında olmaması çok kötü bir şey, değil mi?’‘
‘‘Hayır,’‘ dedi net bir şekilde. ‘‘İnsanların doğasında var bu. Her insan bir gün çıkmak üzere dahil olur hayatlarımıza. Sadece zamanlarının dolmasını beklerlerken bizimle oyalanırlar.’’
Bir zamanlar değer verdiğimiz insanlar elbet bir gün kalbimizi kırardı. O kırılan kalbi onaran yine bir başka insan olurdu ve o da onardığı kalbi kırıp giderdi. Sonra yeni birisi... İnsan hayatının paradoksuydu bu.
‘‘Hem ne güzel söylemiş Tolstoy,’‘ dedi ve gülümsedi. ‘‘Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar; ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir. Yani olay şu ki insanlar bir sonraki duraklarına kadar hayatımızda birer kiracılar... Hepsi bu!’‘
‘‘Ne demiş Tolstoy? İnsan ancak hayattan sarhoş olmuşsa yaşamaya devam edebilir. Kişinin ayılır ayılmaz her şeyin basit bir aldatmacadan ibaret olduğunu görmemesi imkansız!’‘