Lütfen hep işe yarar.. “Frankenstein”
Film
Reklam
Kitaplığımda okunmayı beklerken tekrar ağaca dönen kitaplar
Artık eskisi kadar kitap almadığım için (kendimi eğitme çabaları) kitaplığımda okunmayı bekleyen kitapları bir iletide toplamak istedim. İşte karşınızdaaa asla sıfırlanmayan o malum liste: ---TÜRK EDEBİYATI--- --Tarihi-- >Nutuk-M. K. Atatürk >Milli Mücadele Tarihi-Halil İnalcık >Eski Türk Tarihi-Ahmet Taşağıl >Kök Tengri'nin Çocukları-Ahmet Taşağıl >Osmanlı Padişahları-Erhan Afyoncu >Ateşten Gömlek-Halide Edip Adıvar >Küçük Ağa-Tarık Buğra >Ankara-Yakup Kadri Karaosmanoğlu >Deli Kurt- H. Nihal Atsız --Klasik/Roman-- >Semaver-Sait Faik Abasıyanık >Aylak Adam-Yusuf Atılgan >Surname-İskender Pala >Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk-İskender Pala >Puslu Kıtalar Atlası-İhsan Oktay Anar >72.Koğuş-Orhan Kemal >Dede Korkut Hikayeleri --Şiir-- >Uzak-Oruç Aruoba >Yağmur-Nurullah Genç ---YABANCI---
Yazmak anlaşılmak biraz
“Beni karanlıktan aydınlığa sadece yazdıklarım çıkarıyor. Bir şekilde kendimi bir karanlık odada kalabalık bir yalnızlığın içerisinde buluyorum. Yalnızlığın da türleri vardır. Bazı yalnızlıklar sakin ve dingindir fakat bazı yalnızlıklar ise kalabalıkla doludur. Bazılarının yalnızlığında öfkeli bir kalabalık vardır, ellerinde meşale ile gelip Frankenstein'i öldürmek istercesine saldırırlar. Bazıların kalabalığı ise oturur evet sadece oturur. Dünyanın yaşanılası yönünü kaybedip kendi kararsızlığımızda sürekli beton duvarlara çarptığımızdan belkide. Yoksa dinlenmek mi amacım yoksa okunmayacak binlerce metine mi esir olmak ahvalim. Hayır elbette karamsar değilim. Sadece susturmaya çalıştığım şeyler var. Onlarla başa çıkmamın tek yolu yazmak... Bir savaşın ortasında sığındığım kale'm işte. Oradada hazır ediyorum top tüfeğimi. Haberleri açıyorum ölümler.. haberler de katliamlar ve yetim kalmış çocuklar veya feryat eden analar. Benim çarem mi kalıyor. Kuralların dünyasında ben de kendimi bir kanuna kaptırmışım tıpkı bir örümceğin öleceğini bile bile veya yıkılacağını bile örüyorum ağlarımı. " Gül hemşire içinde ki merakı dindirmemiş olacak ki “Peki bu karanlıktan kurtulma yolumuz yok mu Edip Sehran bey?” “Evet var elbette. Ben herkesin öyle kendini bir odaya kapatıp sıkıcı şeyler yazmasını istemiyorum elbette. Bu hayatın kaybedeni de değilim aslında. Sadece hastalığına şifa arayan bir dervişim belki. Bir adam geliyor romantik romantik konuşuyor gibi duruyor belki uzaktan bakınca. Mecaz konuşuyor gibi. Aslında basitleştirememek belkide. Herkesin bu dünyada bir vicdan azabı vardır Hemşire hanım… Herkesin bu dünyada susturmak istediği bir canavar vardır. Benim de heralde sorunum bu bilmiyorum. Yazmak anlaşılmak telaşı belkide. Normal insan nedir sorusuna cevabım yine
Frankenstein kitabında bir tək canavar ( məxluq ) var. O da Victor Frankensteindır Frankenstein
Duygu ve Düşünce
“ beyin yakan / gerçeklik büken / varoluş tokadı atan “filmler film önerisi değil, zihinsel deney öneriyorum . çünkü bu filmlerin çoğu bittiğinde hikâye sona ermiyor. asıl film, ekran karardıktan sonra kafanın içinde devam ediyor. `dark city` (1998) karanlık şehir bir adam cinayet suçlamasıyla uyanır ama asıl problem bu değildir. şehir her gece değişmektedir. insanların anıları değişmektedir. ve kimse bunun farkında değildir. matrix'ten önce gelen, matrix'in ilham kaynaklarından biri sayılan kült bilimkurgu. “eğer bütün anıların sahteyse sen kimsin?” sorusunu sorar. appraf.com/title/movie/-jd25 `open your eyes` (abre los ojos)(1997) aç gözünü yakışıklı, zengin ve başarılı bir adamın hayatı bir kazadan sonra parçalanır.
Reklam
Reklam