Bu çocuk duvarlarla çevrilmiş beyninin içinde yalnızca tek bir şeyi biliyor, aylardır tek bir satranç oyununu kaybetmediğini; ve dünyamızda satranç ve para dışında başka değerler de bulunduğundan haberi olmamasından ötürü, kendisinden etkilenmesi için her türlü nedeni var.
Redmerski kitaplarını genel olarak kolay okunabilir buluyorum. Uzunluğu ne olursa olsun 2-3 günden fazla zaman istemiyor. Ve bir ortak nokta daha: kitabın seyrini son 50 sayfada değiştiriş. Birkaç kitabını okudum ve sanki yazar hep aynı kalıpta yazıyor gibi. Yine de kitabı okuma isteğime karşı koyamadım.
Izabel de Sarai kadar heyecanlı ve merak uyandırıcıydı. Sarai’ın yaşadığı köklü değişim çok güzel ve gerçekçi anlatılmıştı. Okurken “ben onun yaptıklarını yapamam ama onun neden ve nasıl yaptığını çok iyi anlıyorum.” düşüncesini bana verebildi ve bence okurun karakteri anlamlı bulması kitabın işlenişinde en önemli nokta.
Klasik bir Redmerski sonu olarak: (gözleri birden açarak) ben az önce ne okudum, diyip okuduklarını anlamaya çalışmak.
Sene 1945. Eski bir savaş hemşiresi olan Claire Randall, evine dönmüştür. Tekrar bir araya geldiği eşiyle ikinci bir balayına çıkar. Salisbury Düzlüğü’nde bulunan tarihi taş çemberini ziyaret ederler. Bu taşlardan birine dokunan Claire birden kendini, savaş yüzünden yıkılmış ve gruplaşmış sınır baskınlarına maruz kalan İskoçya’da bir yabancı olarak bulur. Sene 1743’tür.
Tanıtım bülteninin bir kısmıydı. Claire tabi ki neler olduğunu anlayamıyor ve geçmişe gittiğini anladığında tek amacı geleceğe dönmek oluyor. Aşık olduğu eşi Frank’e ve ait olduğu zamana. Jamie Fraser ile tanışmasıysa hayatına başka bir yön çiziyor.
Kitap için söyleyecek çok şeyim var. Öncelikle gereksiz yere uzun olduğunu düşünüyorum. Tam olarak 752 sayfa ve -bence- neredeyse yarısı gereksiz detaylarla dolu. İnanılmaz güzel tasvirler var, okuyucunun satırları yaşamasın sağlıyor ama bazı kısımlar da var ki ne olaylarla alakası var ne hikayeye bir şey katıyor. Kitap ayrıntılarda boğulduğu için okumak da epey zorlaşıyor.
Orijinal bir hikaye ve tarihi olaylarla iç içe. Bitkiler, tarih ve coğrafya hakkında fazlasıyla bilgi içeriyor ve bu bilgiler hikayeye yedirilmiş olduğu için eğreti durmuyor. Bana kalırsa oldukça başarılı bir kitap fakat kitabı bitirebilmek için biraz hırslı olmak gerekiyor.