Biraz konusundan bahsetmek istiyorum: Cam ve Andrew yolda karşılaşan ve hayatıyla ne yapacağını bilmeyen iki yabancıdır. Andrew'un Cam'e göz kulak olma içgüdüsü bu iki yabancıyı bir arada tutuyor ve birbirine yaklaştırıyor. Alışılmışa uzak birbirine yakın karakterlerde bu iki gencin kendi sırları var. Yol boyunca birbirlerini, birbirlerinin sınırlarınca çözmeye çalışıyorlar.
Bir çırpıda okunan bir kitap ve sonlara doğru beni inanılmaz ağlattı. Karakterler çok samimi, anlatım akıcı. Kitap çoğu zaman Cam'in ağzından anlatılıyor ama bazı yerlerde Andrew'a geçiyor ve boşlukları dolduruyor.
Kısaca konusundan bahsedecek olursam Rose gelecek hakkında görülere sahiptir. Büyük olaylar değil ama günlük küçük şeyleri önceden bilir, örneğin akşam fırında pişireceği kekin yanacak olması gibi. Bu özelliğine alışmışken bir gün kendi ölümünü görür ve o güne kadar hayatını yaşamamış olduğunu fark eder. “Ölmeden önce yapılacaklar” listesi hazırlar ve ona yardım etmek üzere komşusu gelir. Konu ve içerik basit ilerlerken suç ve cinayet olayları dahil oluyor ve romanın havası değişiyor. Pek beğenmedim kitabı ama akıcı bir anlatımı var, öylesine okunabilir.