Fremdartig

7/10
·344 syf.··
2026 25. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 12:21
Herman Koch sahiden etik ikilemlerin yazarı. Havuzlu yazlık, bir doktorun hastasının ölümüne kasten sebep olması hangi durumda vicdanen haklı gösterilebilir sorusuna cevap arayan bir kitap. Kitabın ilk yarısında olaylar öyle bir şekilde düğümleniyor ikinci yarısında akıcı bir şekilde çözülmelerine rağmen okuyucuyu şaşırtmaya devam ediyor. Yine de kitabın sonucu daha iyi bir şekilde bağlanabilirdi, biraz havada kalmış hissettirdi. Herman Koch’un karakterleri içinde kötü yönleri olan, biraz da düşünce ve davranışlarıyla okuyucuyu rahatsız ve hatta provoke eden karakterler oluyor. Bu bağlamda okurken yer yer rahatsızlık duysam da kimsenin tamamen iyi veya tamamen kötü olmadığını düşününce karakter kurgulamasını çok başarılı buldum. Sadece ana karakterin eşi Caroline’ı biraz sönük buldum, belki de yazarın ana karakterin başış açısıyla yazmasından dolayı kasıtlı bir tercihti. Nitekim yazarın okuduğum diğer kitabı Akşam Yemeği yine birinci tekil şahıs bakış açısından yazılsa da bütün karakterler çok yönlü bir şekilde ele alınmıştı. Sonuç olarak düşündürücü ve akıcı olsa da sonu ve karakter derinliği beni biraz hayal kırıklığına uğrattı.
Havuzlu YazlıkHerman Koch · Doğan Kitap · 201771 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·112 syf.··
2026 24. kitabı
·
359 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 10:18
Yorumumu kitabı okumak isteyen kişileri etkileme amacıyla değil, ne düşündüğümü unutmama amacıyla yazıyorum. Kitabın asıl adında ek olarak “çekiçle nasıl felsefe yapılır” ibaresi yer alıyor, gerçekten isminin hakkını veriyor. Hristiyanlık ve Platon öğretilerine dair eleştirisinde yer yer hak verdiğim noktalar vardı, mesela din ve ahlak anlayışlarını birbirinden ayırıp insanın sezgisel bir ahlak anlayışı olması fikrinin aslında dini öğretilerin ne kadar içimize işledğini gösterdiğini savunuyor. Antik Yunan öğretileri Hristiyan felsefesinin temeli olduğu için ikisini birlikte yıkma girişimi hoşuma gitti. Fakat yine de bunların yerine koyduğu yaklaşımlara kendimi yakın bulmadım. Bu kitap aslında aforizmalarıyla ünlü, ben diğer yorumlarda olmayan birini buraya eklemek istiyorum: “Kadının derin olduğu kabul edilir - neden? Çünkü asla inilemez onun temeline. Kadın, sığ bile değildir henüz.” Bu kadar cinsiyetçiliği ve elitistliği ön planda olan eserler okuyunca kendimi sürekli bir içsel tepki halinde buluyorum. Sanırım işin sırrı bu tepkilere rağmen sapla samanı ayırabilmekte. Yine de bütüncül olarak baktığımda öne sürdüğü dünya görüşü hiç arkasında durabileceğim bir görüş gibi hissettirmiyor.
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20218,3bin okunma
6/10
·244 syf.··
2026 23. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 17:03
Film izliyormuş gibi hissettiren bir kitaptı, sanırım tek sorunum benim bu tür filmleri de sevmiyor oluşum. Çok fazla eril şiddetin olduğu, kadın karakterlerin nerdeyse hiç olmadığı, olanların da çok sığ bir anlatıya kapatıldığı bir eserdi. Buna rağmen hiç aşina olmadığım hayatların anlatılması, alkolizm ve sınıf farklarının da ele alınması zevkli unsurlardı. Kitap Hemingway’in farklı zamanlarda yazdığı hikayelerin birleştirilmiş ve uzatılmış haliymiş, keşke bir baştan sona ele alıp üsluptaki tutarsızlıkları da düzeltseymiş dedirtti. Kitabı bitirdikten sonra Florida Key West’i araştırdım, çok değişik bir yermiş - sanırım bu kitabı okumasaydım önüme çıkmazdı. Kitabın film adaptasyonları arasında Humphrey Bogart’ın oynadığı bir adaptasyon varmış, ama hem oyuncunun karakterin fenotipiyle (sarışın, iri, ‘Moğol’ hatları olan tek kollu bir adam) alakası olmadığı için, hem de senaryodan Küba devrimi, sınıf eşitsizliği referanslarını çıkarıp vurdulu kırdılı bir aşk hikayesine çevirdiklerini okuduğum için çok merak etmiyorum. Sonuç olarak kolay okunan, aksiyonlu ve akıcı bir kitap, ama benim zevkime pek hitap etmedi.
Ya Hep Ya HiçErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2016724 okunma
8/10
·384 syf.··
2026 22. kitabı
Maggie O’Farrell’ın tarzını sevenler için çok uygun bir roman. Ben yazarın anlatımını çok sürükleyici bulduğum için kitabı elime aldığım gün bitirdim. Tek sıkıntım yazarın her kitabında aynı formülü tekrarlıyor olması: birbirini tanımayan iki aşığın hikayeleri bağımsız olarak başlayıp kitabın ortalarına doğru kesişir, baştan beri ipuçları verilen bir gizemli olay son 70 sayfada açıklanır, kitabın anlatımı da hem zaman içerisinde ileri geri, hem de üç jenerasyon karakterler arasında zıplayan birkaç paragraflık parçalardan oluşur. Buna rağmen karakterlerin hepsi önceki romanlara göre farklıydı ve bütün karakterler oldukça derinlikliydi.
The Distance Between UsMaggie O'Farrell · Headline Publishing Group · 20251 okunma
9/10
·192 syf.··
2026 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 14:41
Yazarın arka kapak yazısında “Sıradanlığın üst insanı” olarak tasvir ettiği İdris Amil Hazretleri gerçekten galiz bir insan, bir nebze olsun diğerkamlıktan yoksun, aklı sadece kötülüğe ve fırsatçılığa çalışan bir karakter. Ben okuyunca karakteri sıradan olarak değerlendirmemiştim, belki benim naifliğimdir. İhsan Oktay Anar inanılmaz bir yazar, Kasımpaşalı bir kabadayının hayatı gibi bir konuyu sahici karakterler ve diyaloglar, diğer yandan edebi referanslar ve felsefi tespitlerle harmanlaması büyük bir başarı. Anlatımın gerçekten komik olması ve yer yer sesli güldürmesi de cabası. Diğer Anar romanlarına göre daha rahat okunan bir roman, çok beğendim.
Galiz Kahramanİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınevi · 20144,072 okunma