sığınaklar bazen felakatin kendisi olabilir. yalnızlıktan, çaresizlikten, bazen sadece sıkıntıdan sarıldığımız, tutunduğumuz, hayatımızın merkezine koyduğumuz şeyler (ister insan, ister nesne ya da herhangi bir durum ) zaaflara dönüşür, en hassas nokta olur. en ufak dokunuşta oluk oluk kanayabilir.
elimde kendime karşı oynayacağım bu anlamsız oyundan başka bir şey bulunmadığından, öfkem, öç alma tutkum fanatik bir biçimde bu oyuna akmıştı. içimde bir şey haklı çıkmak istemekteydi, ama ne yazık ki kendisiyle tek savaşabileceğim, içimdeki öteki ben'di...
her şey dahil ve herkes dâhi! artık böyle. kimse aptal değil. ve her şey toptan. dünya artık bir tatil köyü. hayatın yeni kuralı bu. herkes her şeyi biliyor. sadece ben bilmiyorum çünkü ben her şeyden hariç ve herkesten aptalım.
seni az tanıyorum.. az.. sen de fark ettin mi? az dediğin, küçücük bir kelime. sadece a ve z. iki harf. ama aralarında koca bir alfabe var. (…) aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. senin ve benim gibi..