Hikayeler, Tanpnar'ın beş hikayeden oluşan Abdullah Efendi'nin Rüyaları (1943) ile yedi hikayeden oluşan Yaz Yağmuru (1955) adlı iki kitabına kitaplarının dışında kalan hikayelerinin eklenmesiyle oluşturulmuş. Romanlarından sonra okumaya karar verdiğim hikayeleri beni hayal kırıklığına uğratmasa da romanlarıyla aynı tadı aldığımı söyleyemeyeceğim. Yine de daha önce okuduğum kitapları ile beraber yazarın ileride tekrar okumayı düşündüğüm kitapları arasına girdi.
Aşk hikayesi ya da fantastik diyerek basitçe sınırlanıp tanımlanamayacak hikayelerden oluşan kitaptaki "Abdullah Efendi'nin Rüyaları", "Evin Sahibi" ve "Yaz Yağmuru" gibi hikayeleri okurken keşke bu hikaye roman olarak yazılsaydı hatta filme uyarlansaydı diye düşünmeden edemedim. Yaptığı betimlemeler ve benzetmelerle Tanpınar'ın üslubunu sevenlerin keyifle okuyacağı bir kitap.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Yeniden doğulmaz. Doğsan bile n'olacak? Seni iki senede, iki senede değil, iki günde aynı insan ederiz. Aynı kendini düşünen, aynı haris, aynı kıskanç, aynı kötü huylu, aynı sarhoş, aynı budala oluverirsin. Seni aynı hastalıkla yıkmak için elimizde her şey var."
"Sinağrit Baba onları kurtarmanın bu kadar kolay olduğunu biliyordu ama bildiği bir şey daha vardı, o da ister su, ister kara, ister hava, ister boşluk, ister hayvan, ister nebat âleminde olsun bir kişinin aklıyla hiçbir şeyin halledilemeyeceğini bilmesiydi. Ancak bütün balıklar oltaya tutulan hemcinslerini kurtarmanın tek çaresinin koşup o yakamoz yapan ipi koparmak olduğunu akıl ettikleri zaman bu hareketin bir neticesi ve faydası olabilirdi. Yoksa gidip Sinağrit Baba oltayı kesmiş, biraz sonra Sinağrit Baba tutulduğu zaman kim kesecek? Kim akıl edecek yakamozu dişlemeyi?.."