"Bu işin ortası yok, sevgilim: Ne intihap edilmek, ne intihap edilmemek isterim. En iyisi rey vermek galiba! Onun da bir vebali var. En iyisi sevgilim, kibrit sahibi olmak, yolu iyi bilmek, planı çizmeden yola çıkmamak. Ne hakkımız var, değil mi sevgilim, herhangi bir adam hakkında, peşin hükümler sahibi kesilmemize?"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sait Faik'in beşinci hikaye kitabı Mahalle Kahvesi yirmi iki öyküden oluşuyor. Bunların yanında kitabın sonuna Orhan Veli'nin "Sait Faik İçin" isimli yazısı da eklenmiş. Önceki hikaye kitaplarında olduğu gibi yazar "balonlarına hiç iğne batırılmayan insanlar" 'ı değil günlük yaşamda kenara itilen insanları öne çıkarmaya çalışıyor. Seçip kendi süzgecinden geçirdiği karakterlerle ve konularla okuru hikayelerinin içine çekiyor. Sait Faik'in okuduğumda hayran kalmadığım tek bir kitabı olmadı. Özellikle "Dört Zait" ve "Süt" hikayelerini çok beğendim. Sırada Havada Bulut var.
Kendi kendime, "Ne yapabilirdim? Elimden ne gelirdi? Ben kimim ki?" diyor, fakat yine kendim, "Hiç olmazsa kaçmazdın... Hiç olmazsa dinlerdin. Kim olursan ol... Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır... Hiç olmazsa bir tek sözü..."