Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Çünkü çok mutsuzdum ve istediği yerde otlasın diye mutsuzluğumun peşini bırakmıştım."
Yazar kitabın önsözünde kitabı yazdığı dönemden bahsederken bu cümleleri kurmuş. Romanda da mutsuz ve kısıtlanmış bir kadının hayatını , yaşadığı çaresizliği okuyoruz. Tecrübesiz genç bir kadının kendisinden yaşlı manipülatif bir erkeğe aşık olduğuna kendisini ikna edip evlenmesi ile başlayan roman kocasının ilk başta ona olan ilgisinin kaybolması ve sonra da aldatması ile devam ediyor. Karakterimiz ve daha az derecede de yan karakter Francesca üzerinden kadınların cinsiyetleri sebebiyle önlerine çıkan fırsatların kısıtlanmasını ve toplum tarafından belli rollere itildiğini görüyoruz. Sessizce acı çeken karakterimiz sonunda bir çıkış yolu olarak tek bir şeyi görmeye başlıyor.
Kadınların toplumdaki yerini ve toplum tarafından güçsüzleştirilmesini konu alan bu romanı bir erkek olarak okumak bildiğimiz ve anladığımızı zannettiğimiz durumlar hakkında daha fazla farkındalık sağlayabilir.
"Birbirlerini gördükleri anda aşık oldular ve gerisi geldi demek istemiyorum, birbirlerinin gözlerine baktılar, birbirlerinin ruhlarını gördüler ve içinde bulundukları koşulların gerektirdiklerinden sıyrılıp, her şeyden vazgeçtiler. Böyle birşey gerçek olabilir mi? Böyle şeyler oluyor mu? Ve oluyorsa bile bu nasıl yazılabilir ki? Böylesi bayağı, tahmin edilebilir bir açıklamanın inandırıcılıktan bu kadar uzak olması rahatsız ediyor beni. Yaşadığımız çağda bunlara yer yok. Mucizenin bir yalan olduğunu bildiğimizi düşünüyoruz ve her zaman bizden saklanan ya da örtük kalan açıklamanın peşine düşüyoruz. Aşktan çok açgözlülük ve şehvet bizi harekete geçiriyor. Titrek tevazumuzla ya da sevilmeye duyduğumuz arzuyla değil sefaletimizle, pis kokumuzla ve dışarıda bırakılmışlığımızla alay etmekte ustalaşarak avunuyoruz. Bağışlayamıyoruz da kendimizi, ruhsal yaşamımız artık yalnızca sızlayan açık yaraların, çözüme kavuşamayan çalkantıların sahnesi."