Alper

Alper

, bir kitap okudu
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
30 saatte okudu
·
2022 27. kitabı
Natalia Ginzburg
7.9/10 · 2.679 okunma
Reklam
Her ilerlemenin içinde bir kaos unsuru vardır.
Puan vermedi·152 syf.··
2022 25. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2022 23:57
Gelecekte dünyadan kilometrelerce uzakta Yeni Keşif adı verilen gezgende bulunan nesneler Altı Bin uzaygemisinin çalışanlarını etkilemeye başlar. Bu etkinin iş akışında ve üretimde bir azalmaya veya artışa sebep olup olmadığını araştıran komitenin personelle yaptıkları görüşmelerden oluşan tanık beyanlarını okuyoruz. Her beyanla birlikte hikaye şekilleniyor ve bununla beraber araştırmaya sebep olan asıl olaya ve bu olayın sebeplerine doğru ilerliyoruz. İnsanlardan ve laboratuvarda üretilmiş insansılardan oluşan mürettebatın konuşmalarını okurken bazen hangisinin hangisi olduğu karıştırılabiliyor. Ölümlü insanlar ve ölümsüz insansılar arasındaki ilişkilere ve çekişmelere odaklanırken varoluşsal bir anlam arayışı içindeki geleceksiz robotlaşmış insanlar ve "insani" olmaya çalışan robotların mücadelelerine tanık oluyoruz. Şirketlerin laboratuvarlarda çalıştırmak için insansı robot ürettiği bir gelecekte tabii ki insanlar da çok farklı bir muamele görmüyorlar. Uzaygemisinde neredeyse tecrit edilmiş bir hayat yaşayan bu insanlar yaşamak için çalışmıyor çalışmak için yaşıyorlar. İnsan olmanın ne demek olduğu üzerine yazılmış çarpıcı bir kitap deneysel edebiyata ilgi duyanlara tavsiye ederim. Lea Guldditte Hestelund'un sergisindeki heykeller ile ilgili bir kitap yazmasını Olga Ravn'dan istemesiyle ortaya çıkan esere ilham kaynağı olan sergiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz ; artviewer.org/lea-guldditte-h...
Edebiyat & Roman
PersonelOlga Ravn · Can Yayınları · 0157 okunma

Alper

, bir kitap okudu
8/10
·331 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2022 00:00
·
2022 26. kitabı
Abdulrazak Gurnah
8.5/10 · 291 okunma
"İyi de, herkes görmezden mi geliyor?" "Neyi?" "Yani işte, şu siyah hayvanı..." "Bak işte, adı olmayınca zorluk çıkıyor. Neyse. Herkesin öyle bir şeye merakı yok sanırım. Hiç görmüyorlardır belki de. Çevrede dolaşan hayvanlara, uçan ağustosböceklerine, yere düşen dondurma kalıntılarına, evine kapanmış adama dönüp bakıyorlar mı sanıyorsun? Bakmıyorlar elbette. Temelde hiç kimse bakmıyor. Görmek istemedikleri sürece de bakmazlar zaten (...)"
Sayfa 71·Kitabı okudu
Alıntı
Yağmurlu günlerde ağustosböcekleri ötmüyor herhalde, dedim içimden. Eğer doğdukları günden sonra yağmur hiç durmadan devam etse ağustosböceklerine ne olurdu acaba? Bir kez bile ötemeden ölüp giderler miydi?
Sayfa 45·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam