İnsanlar iyi olabilirler diye düşündü Furlong kasabaya geri dönerken; bütün mesele karşılıklı özveriden ve bu konuda diğer insanlarla da kendi kendinle de iyi geçinmene imkan tanıyacak bir denge tutturabilmeyi öğrenmekten ibaretti. Fakat böyle akıl yürüttükten hemen sonra, bu düşüncenin kendisinin bile sadece birilerine tanınmış bir ayrıcalık olduğunu fark etti ve kendisine verilen şekerlemeler ve diğer hediyeleri neden diğer evlerde karşılaştığı daha az hali vakti yerinde olanlara vermemiş olması üzerine düşündü.
Nasıl sessiz, sakin bir yerdi burası ve fakat niye insana hiç huzurlu gelmiyordu? Henüz şafak sökmemişti ve Furlong aşağılara, karanlıkta ışıkları yanan kasabanın nehir kenarındaki kısımlarını akseden ışıltılı nehre baktı. Çok yakınında olmayınca ne çok şey olduğundan daha hoş görünmeyi beceriyordu.