FERHAT T.

FERHAT T.
Vasiyetimdir: Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta. instagram.com/pitoresk.ci
Puan vermedi·112 syf.··
2025 3. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2025 04:49
Her şeyi okuyup anlayabilmek ve rahatça ya da rahatça olmasa da birazcık uğraşarak çözümleyebilmek bir yetenektir. Bir kitabı ortalama bir okuyucuyu yıldıracak, üç sayfalık imkansız bir betimlemeyle başlatmaksa düpedüz cesarettir. Daha ilk sayfadan bıraktırmaya bir davetiyedir. "Sen okumasan da olur." demenin ta kendisidir. "Kendim için yazıyorum, eşlik etmek isteyen buyursun gelsin." demektir. Sonra biraz açılır gibi oluyor, aslında son derece güzel bir üslupla kişisel olarak da çok önemsediğim bir konunun anlatıldığı bölümler başlıyor. Fakat her anlaşılır bölümden sonra ilk üç sayfadakine benzer çözümlemesi zor metaforik uyku betimlemeleri yer alıyor. Bu da okumayı bir hayli zorlaştırıp, zaman konusunda sizi sıkıntıya düşürüyor ve bir anlamda sizi esir alıyor, çoğu yerde anlatım nerdeyse kilitleniyor. Çok tekrar var, belki 50 sayfayı geçmemesi gerekirdi. Burada yaşamdan vazgeçmiş bir adamın hikayesini okuyoruz. Daha doğrusu hayatın keşmekeşini, bir şeyleri elde etmek için sürekli olarak bir yerlerden bir yereleri gitmeyi elinin tersiyle iterek eylemsizliği seçmiş bir adamın "sen dili"yle aktarılan izlenimlerine ve ruh dünyasına tanık oluyoruz. Bir romandan çok uzun bir şiir. Kapalı ve sembolik ya da metaforik anlatımın yoğunlaştığı yerlerde şiirsellik de artıyor. Karamsar bir metin. Ama hayatın genel yapısı, kimyası, özellikleri göz önüne alındığında bana göre gerçekçi-gerçek bir metin. Melankolik ve depresif. Yaşamın sınırlılığının verdiği ağırlığın karşısında küçük kaçış noktaları bulmaya çalışılan bir katlanışın romanı bu kitap. Kahramanımız bu katlanışı gece yürüyüşlerine, şehirlerden uzak kır gezintilerine ve en çok da uykuya sarılarak sağlamaya çalışıyor. Bir yerden sonra kayıtsızlığı öyle bir noktaya geliyor ki yediği yemekleri izlediği filmleri okuduğu
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Otoportre” ve “İntihar” Kitapları Üzerine…
Puan vermedi·112 syf.··
2025 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2025 01:16
Kısalığına rağmen bu kitabı okuma sabrını ve kararlılığını göstermek hiç kolay iş değil. Roman, hikaye, novella, anı, günlük, biyografi vesaire değil (Ama bunların hepsinden bir parça.); olay örgüsü yok, bir kurgu yok, öyküleyici bir anlatım yok. İlk sayfada yazdıkları gibi “deneme” olduğu da söylenemez; deneme olabilmesi için bir bütünlük içinde sunulan, belli bir ana fikir etrafında gelişen bir yapısı olması gerekiyor. Kitabın adının, kitabın türüne de tam olarak uyduğunu düşünüyorum. Bu kitap kelimelerle çizilmiş bir otoportre. Yazar kitabın başından sonuna kadar sevdiği ve sevmedigi, tercih ettiği, etmediği, tasvip ettiği etmediği vs. şeyleri birbirinden kopuk, dağınık cümleler halinde sıralıyor. Birbiri ardına gelen cümlelerin her biri genel olarak bir önceki ve bir sonraki cümlede söylenen konulardan tamamen farklı şeylerden bahsediyor. Başından sonuna bir tane satır başı yok, upuzun tek bir paragraf halinde ilerliyor. Bazı açılardan, insanda bu türde bir şey yazma isteği uyanıyor. Böyle bir kitabı aslında herkes yazabilir. Bu, kitabı küçümsediğim anlamına gelmesin. Bütün basit görünümüne rağmen aynı zamanda oldukça orijinal bir fikir böyle bir şey yazmak. Ama cümleler arasında bir bağ olmadığı için anlatılanların akılda kalması bir hayli zor. Cümleler akıp gidiyor ama akılda kalma çok düşük düzeyde olduğundan sanki hiç okumamışsın duygusu uyandırıyor. Öte yandan bu sıralamalar yer yer anlatıma bir şiirsellik de katıyor. Sayfalar ilerledikçe de belli belirsiz bir portre uyanıyor insanın zihninde. Ara ara yer verilen bir iki cümlelik anı parçacıkları diyebileceğim kısımlar, kitabın monotonluğunu çok olmasa da azaltıyor. Bunlardan bazılarının sıra dışı olması ilgi uyandırıyor. Örneğin: -Amcalarından bahsettiği bölümler -Bir arkadaşının köpeğinin, onun en iyi
OtoportreÉdouard Levé · Sel Yayıncılık · 2015428 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2025 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 23:20
Bu bir inceleme değil, daha çok günlük niteliğinde bir iç dökmedir: Ön sözünün ve son sözünün asıl metinden daha uzun gibi geldiği ve kesinlikle daha çok yorduğu, anlatılanları anlamlandırmaya çalışırken asıl metni neredeyse unuttuğum bir okuma deneyimi oldu. Buradan anlaşılıyor ki teorik ve kurmaca dışı yazıları okumaktan keyif alamıyormuşum. O yüzden ön sözü de son sözü de yüzeysel bir şekilde bir an önce bitsin duygusuyla okudum. Bu da içimde bir eksiklik duygusunun oluşmasına sebep oldu. Yani kitabı bitirmiş olmama rağmen her zaman sanki bitirmemişim, yarıda bırakmışım gibi bir duyguda olacağım. Çünkü yarım yamalak okumuş olsam da ön söz ve son sözün son derece faydalı ve önemli ve hatta gerçek bir okur için güzel yazılar olduğunu biliyorum. Makale niteliğindeki bu yazıları anlamlandırmakta zorluk çekmemin ve bundan dolayı keyif alamayışımın sebebi benim kendi yetersizliklerim… Yılları bulan oldukça uzun bir zaman dilimi boyunca hiçbir şey okumamış olmamın, bunun yerine sosyal medya ve televizyon gibi dünyaya hiçbir faydası dokunmayan faktörlerin beynimi uyuşturmasına dayanan yetersizlikler… Ya da belki bunların hiçbiri değil de doğuştan getirdiğim unsurların yetersizliğidir asıl sebep. Oysa ilk gördüğüm zamandan beri sadece ismiyle bile bana hitap ettiğini bildiğim, daha okumadan benim için özel kitaplardan biri olacağından emin olduğum ama her nedense yirmi yıldan fazla bir süre okumayı hep ertelediğim ve şimdi okuduğumda yanılmadığımı gördüğüm halde genel olarak heyecanımı yitirdiğim için hissetmem gereken heyecanı hissedemediğim bir okuma süreci oldu. Tabii ki bu durumun, kitabın genel karakteriyle ve özellikleriyle hiçbir alakası yok. Yine de her zaman tahmin ettiğim gibi benim için özel kitaplardan biri oldu, tıpkı Dostoyevski’nin diğer eserleri gibi.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 2020159,5bin okunma
7/10
·90 syf.··
2022 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2022 15:22
Tasvirlerle okuyucunun boğdurulmaya çalışıldığı, felsefi derinliği yüksek, melankolik bir atmosferin içinde fizikî görünümlü içsel bir arayışın öyküsü...
Ufuk ÇizgisiAntonio Tabucchi · Can Yayınları · 2000128 okunma
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
Çeviriden dolayı mı yoksa yazarın kendi tarzından mı emin değilim (Çeviriden olduğunu düşünüyorum çünkü önceden okuduğum kitaplarında böyle bir şey hatırlamıyorum.) dilini pek sevemedim. Anlaşılmaz, bozuk cümleler çoktu. Anlamak için tekrar okumak zorunda kalıyorsunuz, bu da okuma keyfini biraz sekteye uğratıyor. Bunun dışında; kahramanın başından geçenler özetle değil de ayrıntılandırılarak anlatma yoluna gidilseydi bu hikâyeden harika bir roman, hatta Odysseia tadında bir destan ortaya çıkarılabilirdi. Ama sadece bu hikâyeden bile yazarın, kısa ömründe ne kadar zengin ve dolu dolu bir hayat yaşadığı anlaşılabiliyor. Buradan bu hikayedeki olayların yazarın başından geçtiği anlaşılmasın. Sadece bu kitapla beraber yazarın hikâyelerle dolu zengin külliyatı bunu gösteriyor.
Bir Kuzey MacerasıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202425,4bin okunma