8/10
·208 syf.··
2026 15. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Frida Kahlo Yazar Adı: Nazan Arısoy Sayfa Sayısı: 208 Kitap Türü: Biografi, Otobiyigrafi Kitabın türünden de anlaşılacağı gibi bir Otobiografi kitabıyla kesişti yine yolum. Bu seferki kahramanımız Frida Kahlo, gerçi 208 sayfa biraz az olmuş Kahramanımızın fırtınalı hayatını anlatmaya. Ama sayfa sayısı sorun olmamalı sonuçta, Frida güçlü ve bilinçli bir kişi ve her sayfada dolu dolu hayatını okuyup hayran oluyorsunuz. Yaşadığı onca şeye rağmen pes etmeyen ve hayattan kendi adına alması gerekeni almış bir birey. Yaşadığı korkunç kaza onun hayatında dönüm noktası olarak onun hayatını iki bölüme ayırmış Çünkü kaza öncesi Alex vardır hayatında, kazadan bir süre sonra da Diego. Kaza onu neredeyse sakat bırakmış olsada resme olan tutkusu daha da artmıştır. Bir çocuk özlemiyle tutuşan Frida, yaşadığı kaza nedeniyle bunun mümkün olmadığını okuyor olacaksınız ilerleyen sayfalarda. Kalbi şefkat dolu olan Fridanın ruhu oldukça fazla yara almıştır bu deneyim sonucunda. Anne olamayışı ve bu uğurda geçirdiği anları okudukça gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız. Ruhu anneliğe aç olan Frida, belki de bu yüzden çok sarılmıştır aşk kelimesine. Ama an gelmiştir ve ondan bile vazgeçmiştir Eşiyle hem zıt kutuplar olan hemde birbirinin aynası olan Frida Kahlo, hayatı fazla sorgulamamayı öğrenmiştir. Kitaptan bazı alıntılar: - Babası Guillermo'nun Fridaya kattığı en büyük özelliği sanata karşı ilgisinin olmasıdır. -Frida, Tanrının onun için yarattığı tüm eksikleri ve boşluklarıyla tammış gibi yaşasa da mutlu olmayı en çok hak eden bir kadındır. - 1929 yılında, Diego ve Frida aşkı, Güvercin ve Fil aşkı olarak gündem oldu. - Dialektik materyalizm ve Sosyal Realizmin hakkında tartışan Realizmin hayal gücü ile iç içe geçtiği dünyalarında banallık ile mucizeler
Frida KahloNazan Arısoy · Dokuz Yayınları · 20191,751 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
Frida Kahlo’yu anlatan bu kitap, bir ressamdan çok daha fazlasını tanıtıyor. Acıyı, bedeniyle ve ruhuyla yaşayan; ama yine de üretmekten vazgeçmeyen güçlü bir kadının hikâyesi bu. Frida Kahlo, 6 yaşında çocuk felci geçirir ve bu hastalık sağ bacağını daha zayıf ve kısa bırakır. Bu durum küçük bir çocukken bedenine yabancılaşmasına neden olur. 18 yaşında geçirdiği otobüs kazası ise hayatının kırılma noktası olur. Omurgası, leğen kemiği, kaburgaları kırılır; aylarca yatağa mahkum kalır, defalarca ameliyat geçirir. Bedeni toparlanmaya başlamışken, bu defa ruhunu yerle bir eden başka bir yıkımla yüzleşir. Ailesinin karşı gelmesi ve tüm zıtlıklarına rağmen Diego Rivera ile evlenir. Bu evlilik onun yeniden yıkılmasının başlangıcı aslında. Frida için Diego, büyük bir aşkın yanında aldatmalar, ayrılıklar ve derin hayal kırıklıklarıyla dolu büyük ve sarsıcı bir hikâye.. Diego’yu çok sever, ondan hiç bir zaman kopamaz ama bu ilişki Frida’ya iyi geldiği gibi onu sürekli yaralar. Frida için sanat, acıya dayanmanın bir yolu oluyor. Kendi bedenini, acısını ve kimliğini cesurca resmeden Frida, yaşadıklarını saklamak yerine sanata dönüştürmeyi seçer. Bence onu gerçek Frida Kahlo yapan acıları ve yaşadıkları.. Bu kitabı kapattığımda, bir insanın hayatına bu kadar çok acının nasıl sığabildiğini düşündüm. Nazan Arısoy 'un akıcı ve etkileyici anlatımıyla Frida Kahlo’nun hayatını daha yakından tanıma fırsatı buldum bu okuma ile.. Frida Kahlo kitabını canım Semra tavsiyesi ile #engelsizokurlaokuyoruz grubumuzla birlikte okudum. Kalbimin en derininden gelen bir tavsiye bırakıyorum buraya.. Sevgiyle kalın.. #kitap #okudumbitti DOKUZ YAYINLARI
Frida KahloNazan Arısoy · Dokuz Yayınları · 20191,751 okunma
Reklam
Frida ya sevgili ile
Puan vermedi
Hüzünlü hikayesi var . Çocukken yaşadığı sıkıntılarla anlatılmış.babası en çok fridaya düşkünmüş daha Zeki olduğunu da düşünürmüş.yaşı büyükdükçe Diego adında bir adama aşık oluyor aralarında 21 yaş fark var annesi çok çirkin bulmasına rağmen körkütük aşık oluyor buna diegoya yazdığı mektuplarda belirtmiş Diego için herkesten vazgeçmiş evlenmiş ama bir yıl sonra anlaşamıyolar ve sürekli birbirlerini aldatıyorlar. bir çok kadınla erkekle yatmış aslında biseksülmiş Ama temel amacı diyago nun onu aldattı kadınlarda ne bulduğunu Diego'yu olan aşkını bastırmak için birileriyle yatmış .bir dönem öğretim üyeliği yapmış .hastalığı varmış giderek ilerlemiş artık yürüyemez hale gelmiş yatağa düşsede çizmekten hiç vazgeçmemiş .Biyerde şöyle diyor ayaklarım yoksa kanatlarım var ve VİVA LA VİDA (yaşasın yaşam) eserini yapmış bu süreçte . Daha sonra akciğer embolisi teşhisiyle vefat etmiş 13 temmuz 1954 te. Yaşamı öyle sevmiş ki VİVA LA VİDA (yaşasın yaşam) .Aşkına ve eserlerine otobiyografisine saygı duydum.Dans edemeyeceksem bu benim Devrimim olamaz!
KafkaOkur - Sayı 4 (Mart - Nisan 2015)KafkaOkur Dergisi · Kafka Okur Dergisi Yayınları · 2015582 okunma
Leyla ile Mecnun
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Ayda bir okunması gereken kitaplardan Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen biri kız diğeri erkek iki bebek… Kitabın arka kapağında: “Bir yanımız çöl bir yanımız deniz…” “Zaman döngüseldir ve farklı seçimler yapsan da aynı hayatı yaşarsın. Sana verilmiş bir ömür vardır. Bu dünyadaki zamanın bellidir. Ve her şey bir denge içindedir. Biz… Daha doğrusu ben, o dengeyi bozdum…” Her şey Aksakallı Dede ile başladı. Kitabın “Başlarken” kısmı bunu çok güzel anlatır. Daha doğrusu Burak Aksak anlatır: “Boş sayfalarla cebelleşirken, karşımdaki beyaz plastik sandalyeye dayalı duran vileda sopasını gördüğüm an Aksakallı Dede fikri geldi aklıma.” İşte Aksakallı Dede’nin öğütleri, anlattıkları Mecnun’un hayatına yön vermiştir diyebiliriz. Kitap özlediğimiz şeyleri bize yeniden hatırlatır. Kireçburnu, mahalle, sahil, Erdal Bakkal gözümüzün önüne gelirken, Mecnun ise Ferdi Tayfur şarkılarını fon yapmıştır hayatına. Mecnun’un Leyla’ya aşkına değinmiyorum bile; aşkın komik hali karşımızda. Ama aşk bir sırdır. Sahile inelim. İsmail Abi, Mecnun gemiye el sallayışlarını görürüz. Sonra bir bankta Zeynep’e kitap okuyan Yavuz’u…  Kitap en güzel kitaplara dokunur. Metinlerarasılığın çok güzel bir örneğidir. Yavuz, Çavdar Tarlasında Çocuklar’dan bir bölüm okurken,  İsmail Abi Bıdık Prens’le Küçük Prens’i hatırlatır. Meksikalı sanatçı Frida’ya da değinir; hafif bir eleştiri vardır günümüze ama haksız da değildir. Popüler şeylerin canına okuyan bir milletiz. İsmail Abi umudun, sabrın daha pek çok güzel şeyin timsalidir. “Beklemekten vazgeçme sakın. O gemi bir gün gelecek.”
Edebiyat & Roman
Leyla ile MecnunBurak Aksak · Küsurat Yayınları · 201817,6bin okunma
9/10
·304 syf.··
2023 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2023 13:43
Ah tahta bacaklı Fridam! Hayatın boyunca çektiğin bedensel acılarının yanında, defalarca aldatılmak ve buna rağmen yaşama sevincini kaybetmeden hayata resim yaparak tutunmaya çalışman birçok insana ilham verecek cinsten. Çekilen acılar çoğu zaman yazarları, düşünürleri ve ressamları daha fazla üretmeye iter. Frida Hiçbir kalıba dahil olmadan kendi bildiği gibi çizer ve yaşar. Ressamlik dışında aktif olarak siyasetle ilgilenmesi, yaptığı seyehatlerde dönemin bir çok ünlüsüyle tanışması o dönem için çok güçlü, kararlı bir kadın portresi çizmiş. Frida ve Diego' nun hem aşık olması hem de sürekli birbirlerini aldatmalarına da pek anlam veremedim. Frida her ne kadar takmamaya çalışsa da psikolojik olarak çok sarsılmış. Bolşevik'in mimarlarından Trocki ile aşk yaşamış olması bana vay beeee dedirtmişti. Fil ve güvercinin aşkı, evlilikleri aynı anda acı,tatlı,tuzlu tüm tatları beraberinde tattırmış fridaya. Diegoya aşkı saplantı derecesinde bence çünkü kız kardeşiyle diegonun dahi ilişkilerini görmezden gelerek ayrılmıyor kocasından. Yer yer kızıp yer yer acımış, üzülmüş olsam da güçlü bir kadının yeryüzünde bir zamanlar yaşamış ve hala sanatla, sinemayla adından söz ettiriyor olması hemcinsime hayranlığımı arttırdı. Kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Sanata ve tarihe meraklı insanların okuması gerek, tabi okuduktan sonra filmini de izlemeyi unutmayın :)
Frida KahloRauda Jamis · Everest Yayınları · 20185,3bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2022 142. kitabı
Frida Kahlo 1907’de Meksika'da ateist Alman bir babayla okuma yazma bilmeyen katolik dinine bağlı Meksikalı bir annenin üçüncü kızı olarak dünyaya geldi. Babasının küçüklüğünden itibaren onun ileride çok iyi işler başaracağına olan inancı onu diğer kızlarından daha üstün tutmasına sebep olmuştur. Son sergisine ambulans arabası ile gelen Frida, bir elinde sigara diğer elinde tekila şişesi, kendi hayatı ile dalga geçermiş gibi yaşadı. Bol kahkahalı ve küfürlü konuşma tarzı vardı, Salvador Dali’yi ressam olarak görmezdi ‘’olsa olsa, o da zorlayarak, görüntü üreticisi denebilirdi’’demişti, Picasso ise Diego’ya ’’Ne sen, ne Derain, ne de ben, Frida gibi yüzleri çizmeyi bilmiyoruz…’’ diye mektubunda yazdı. Sürrealist akımının kurucusu Andre Breton’nun kendisini kesinlikle sürrealist olarak kabul etmeyen Frida’ya ‘’Siz bir gerçeküstücüsünüz’’ dediklerinin üzerine ‘’Hayır, ben gerçeküstücü değilim. Bütün bunlar, gerçeğinden fazla gözde büyütülmüş şeyler. Oysa ben en azından bir şeyden eminim: Kendi gerçeğimi resmediyorum’’ diye cevap verdi. Büyük bir tutkuyla okudum Frida Kahlo'nun yaşam öyküsünü. Hakkında bölük pörçük bir şeyler bildiğim, belki de gizli gizli hayranlık duyduğum bu muhteşem kadını yakından tanımak istemiştim çünkü. Sindire sindire okumak zorunda kaldım, biraz uzun sürdü o nedenle. Bir kadının tek bir yaşamda çektiği bunca acıyı tek seferde okuyup bitiremedim. Bir hayat ancak bu kadar cesursa yaşanabilirdi, acıyla ancak bu kadar güzel baş edilebilirdi.
Frida KahloRauda Jamis · Everest Yayınları · 20185,3bin okunma
Reklam
Reklam