Demek burada işler böyle oluyordu. Adil oyun diye bir şey yoktu. Bir kere yere düştün mü sonun geldi demekti. Eğer öyleyse, o da hiçbir zaman yere düşmeyecekti.
Ben özgüveni "öze güven" şeklinde söylemeyi tercih ediyorum. Ailede çocuğun kendine güvenmesi, özüne güvenmesi konusu önemli bir husustur. Bütün yaşam yolculuğu boyunca bir insanın aküsünün kaynağı budur, yani enerjisini buradan alır. İşte bu enerjinin bir diğer adı da İngilizlerin "resilience" dedikleri şeydir; yılmazlık. Yılmazlık, azim, bırakmama, direnç... Kendine inanma, "yapabilirim" duygusu önemlidir.