“Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi, ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.”
“Sözcükler, sadece sözcükler! Ne kadar da korkunçlardı. Ne kadar berrak, canlı ve gaddarlardı! İnsanın bunlardan kaçması mümkün değildi ama bir yandan da ne kadar zarif bir sihre sahiplerdi…”