Yaşamak, demişti Marcus Aurelius, dansçının değil güreşçinin hünerini gerektirir. Önemli olan ayaklarınızın üzerinde durmanızdır, zarif adımlar atmanıza gerek yok.
Kader her birimize en doğru hastalığı verir. Benimkisi, beni içeriden kemiren bir hastalık. İçim açılabilseydi bir oyuncak bebek kadar boş olduğunu görürlerdi, içimde, dudaklarını yalayan ve içeri dolan ışıktan gözleri kamaşan bir yengecin oturduğunu da görürlerdi.