Ben ne Amerikalıydım ne de Parisli. Aslında bu günlerde, kendimi hiçbir şeymişim gibi hissediyordum. Ben herhangi bir ülkeye veya insana ait değildim. Ben hiçbir bağı olmayan, hayatta sürüklenip giden bir hayalettim sadece.
Martı Jonathan, martıların sadece yemek yemek adına uçmalarını kabullenememektedir. Kendini uçuş konusunda geliştirmek ister ve bunu diğer martılara da anlatmak ister. Fakat sonuç istediği gibi olmaz ve kendini sürüsünün dışlanmış üyesi olarak bulur. Farklılıklarına rağmen kendinden ve istediğinden vazgeçmez hayallerinin peşinden gitmeye devam eder. Jonathan’ın azim, istek ve kendine güvenini konu alan bu fabl çoğu insana bir cesaret örneği olarak yansıyor. Hayatta kimse bizim isteklerimizi desteklemese dahi kararlarımızı alıp emin adımlarla isteklerimize ulaşmamıza destek sağlayacak türden bir fabl. Herkesin çocuk, genç, yaşlı demeden okumasını istediğim bir kitap. Keyifli okumalar.
Merhaba
Kitaba başlarken çok daha farklı bir konu bekliyordum ama kitap çok daha farklı bir ilerleyiş gösterdi fakat gayet güzel bir şekilde ilerledi. Karakterleri çok sevdim ve benimsedim. Meriç ve Eylül’ün yaşadıkları şey her satırda insanı gerçekten etkileyen şeyler olmuş. Fakat söylemeden geçemeyeceğim ki kitabın sonu çok açık kalmış ve bir sonuca bağlanmamış ikinci kitap gelecekmiş gibi bir kopukluk var sonunda. Kitabın sonunu pek beğenmedim ama başlangıç ve ilerleyiş aşaması güzeldi. Yazarın ellerine sağlık