Funda Usta

Funda Usta
@fundausta
Bir çok gezer, güzel okur…
Yeminli Tercüman Bilirkişi (Tr~Holl~İng~Fr~Alm~İsp) Hollandaca Anadil Eğitmeni ~ Tercüme Ofisi Sahibi
European Business Studies~Economics & Modern Languages~Yüksek Lisans (The Netherlands)
⣸⣷⣄⠀⠀⠀⢀⠠⠴⠶⣶⣤⡀⠀⠀⠀⠀⠀⣀⣤⣤⡀ ⠀⣙⣡⣀⣬⣿⠗⠁⣠⣴⣶⣶⣝⣿⣿⣷⣾⣿⣾⣿⣿⣿⣯⣀ ⠘⢻⣿⣿⣿⡏⠀⢰⣿⣿⣿⣿⣿⣿⠘⠟⣻⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣯ ⠰⢼⣿⣿⣿⡇⠀⢸⣿⣿⣿⣿⣿⣶⢀⣌⣻⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⡂ ⠀⢘⣿⣿⣿⣿⣄⠀⠻⢿⣿⣿⢟⣿⣾⣿⣿⣿⣿⡿⠿⠿⠛⠛⠓ ⠀⠀⠈⠉⠿⠿⠉⠑⢤⣤⡤⠂⠛⣹⠙
Aydın, 9 Temmuz
1607 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Selmanoviç Ailesi
“Bütün Yugoslavya’da Selmanoviçlerin hâlâ sevilmekte olduklarını, ünlerinden hiçbir şey yitirmediklerini gösteriyordu. Hele Çetniklerin Türklere karşı giriştikleri amansız savaş başladıktan sonra bu en eski ve köklü Türk ailesinin adı, Boşnakların ve Arnavutların bile dilinden düşmez olmuştu. En çok sözü geçen Rıza Selmanoviç’ti. Günün birinde onun vereceği bir işaretle bütün Türkler silaha sarılabilirdi. Tarih boyunca eksile eksile topu topu birkaç kişi kalmışlardı, ama anavatandan kopup ortada kalan Türklerin sonsuz bir umut ve cesaret kaynağıydılar. Selmanoviçlerde babadan oğula kalan anlatılması güç bir şey vardı. Selmanoviç adını taşıyan herkes güçlü dev bir mıknatıs gibiydi. Alacak verecek anlaşmazlıklarında bile Selmanoviçler karar veriyordu. Selmanoviçler bir iman, bir bayraktı. Osmanlı Türk egemenliği sona ermişti, ama buna karşın Selmanoviçler bütün baskılara rağmen Yugoslavya’nın her köşesinde bunu hâlâ sürdürüyorlardı. Gelmiş geçmiş Sırp hükümetleri onlara karşı her zaman saygılı olmak zorunda kalmışlardı. Onların en çok korktukları düşman Nazi ya da Faşist orduları değil, Selmanoviçler denen bu aileydi. Hele Kral Aleksandr, koyu Türk düşmanlığına rağmen Selmanoviçlerle dost geçinmeye hep dikkat etmiş, saltanatına bir çeşit garanti sağlamıştı. Yugoslav Meclislerine giren Türk milletvekillerinin birçoğu, Rıza Selmanoviç’in seçtiği ya da seçtirdiği adamlardı.”
Sayfa 40·Kitabı okudu
Edebiyat - Roman - Tarih
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“SULAR ÜSTÜNDE GÖKLER ALTINDA…”
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2025 00:18
Sular Üstünde Gökler Altında, sürüklenip tarihin en önemli keşfini yapmak üzere uzun bir deniz yolculuğuna çıkan Kalender’in hikâyesidir. Kitapta aşk, tarih, dostluk, keşif, macera, baba-evlat ilişkisi, umut, hayal gibi bir çok konu bulacaksınız. 1492 yılında İsa Kaptan, oğlu Kalender’e denizcilikle ilgili bildiği her şeyi öğretir. Bununla beraber oğlunun ilk seferine gitmek istemesine karşı olsa da sonunda ikna olur. Kalender’in gittiği bu ilk seferde gemidekilerin yaptığı yağmalama sonucunda esir olarak alınan gayri müslim Ustinya ile yolları kesişir ve ona aşık olur. Büyük zorluklarla kavuştuğunu sandığı sevdiğinden ayrılmak zorunda kalınca adeta kendini kaybeder Kalender. Babasını bir kez daha ikna eder ve tekrar yolculuğa çıkar. Bu kez kader onu Yeni Dünya’yı keşfe çıkmaya hazırlanan Kristof Kolomb ile buluşturur. Onun yanında Kalender’in görevi not tutmak ve harita çizmektir. Kimsenin bilmediği yerlere seyahati başlar. Düştüğü karanlık kuyudan ancak uzak diyarlara gidip, gördüğü yerleri, haritaları, çizimleri kaydederek çıkabileceğini düşünür Kalender. Biricik sevdiği Ustinya’yı kurtarabilecek mi, babasına verdiği sözü tutabilecek mi, merak ve heyecanla okudum kitabı.. Buraya kadar alışılagelmiş bir aşk romanı zannettiğim bu kitap, bundan sonra tarihi hatta kısmen dini konulara evriliyor. Hristiyanlık adına yapılan eziyetler insanı şaşkına çeviriyor. Yeni keşfedilen kıtalarda yerli halkın Hristiyan olmaya zorlanması ve o bölgede bulunan altın madenlerinin araştırılması süreçleri üzerinde de duruluyor. Sömürgeci Avrupalıların Hint adalarında yerlilere yaptıkları işkence, insanlık dışı muamele ve katliamlar, Kalender kadar beni de azapta bıraktı. Kitap çok güzel, adeta tarihi bilgilerle harmanlanmış bir macera filmi gibiydi. Yazar Kaan Murat Yanık’ın masalsı bir dili var, Şark edebiyatı bu
Roman-Edebiyat
Sular Üstünde Gökler AltındaKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20233,205 okunma

Funda Usta

, bir kitap okudu
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2025 00:18
·
2025 9. kitabı
Kaan Murat Yanık
8.7/10 · 3.205 okunma
Cicero’nun sözü:
“Summum uis summa injuria." (Lat.) [Türkçesi: Ne kadar çok kanun, o kadar az adalet.] *Marcus Tullius Cicero, adaleti savunma arzusuyla bilinen Roma dönemi hukukçularından birisidir. Ahlakın, etiğin, devletin, vatandaşlığın ve ne olduğunu/olması gerektiğini felsefi bir düzlemde tartışacak kadar iyi bilen Cicero; kural koymanın düzen sağlamak demek olmadığını bizden binlerce yıl önce anlamıştı.
Sayfa 294·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Her kalp maalesef taşımaz
"-Mesele kalp taşımak değil, onun içine ne koyduğundur. -Merhametim sayesinde insanım ve insan kalabilmekten daha yüksek bir zirve bilmiyorum."
Sayfa 261·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat