Funda Usta

Funda Usta
@fundausta
Bir çok gezer, güzel okur…
Yeminli Tercüman Bilirkişi (Tr~Holl~İng~Fr~Alm~İsp) Hollandaca Anadil Eğitmeni ~ Tercüme Ofisi Sahibi
European Business Studies~Economics & Modern Languages~Yüksek Lisans (The Netherlands)
⣸⣷⣄⠀⠀⠀⢀⠠⠴⠶⣶⣤⡀⠀⠀⠀⠀⠀⣀⣤⣤⡀ ⠀⣙⣡⣀⣬⣿⠗⠁⣠⣴⣶⣶⣝⣿⣿⣷⣾⣿⣾⣿⣿⣿⣯⣀ ⠘⢻⣿⣿⣿⡏⠀⢰⣿⣿⣿⣿⣿⣿⠘⠟⣻⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣯ ⠰⢼⣿⣿⣿⡇⠀⢸⣿⣿⣿⣿⣿⣶⢀⣌⣻⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⡂ ⠀⢘⣿⣿⣿⣿⣄⠀⠻⢿⣿⣿⢟⣿⣾⣿⣿⣿⣿⡿⠿⠿⠛⠛⠓ ⠀⠀⠈⠉⠿⠿⠉⠑⢤⣤⡤⠂⠛⣹⠙
Aydın, 9 Temmuz
1607 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Çamur Tedavisi
“Annem sık sık, çamurun insan sağlığı için en iyi şey olduğunu söylerdi. Sadece ekinleri büyütmez, hastalıkları da tedavi eder, derdi. O zamandan beri, ne zaman bir yerim yaralansa, yaranın üstüne hemen bir parça çamur yapıştırırım. Annem haklıydı: Nice hastalıkları iyi eden çamur küçümsenmemeli.”
Sayfa 46·Kitabı okuyor
Edebiyat - Roman - Tarih
Reklam
Selmanoviç Ailesi
“Bütün Yugoslavya’da Selmanoviçlerin hâlâ sevilmekte olduklarını, ünlerinden hiçbir şey yitirmediklerini gösteriyordu. Hele Çetniklerin Türklere karşı giriştikleri amansız savaş başladıktan sonra bu en eski ve köklü Türk ailesinin adı, Boşnakların ve Arnavutların bile dilinden düşmez olmuştu. En çok sözü geçen Rıza Selmanoviç’ti. Günün birinde onun vereceği bir işaretle bütün Türkler silaha sarılabilirdi. Tarih boyunca eksile eksile topu topu birkaç kişi kalmışlardı, ama anavatandan kopup ortada kalan Türklerin sonsuz bir umut ve cesaret kaynağıydılar. Selmanoviçlerde babadan oğula kalan anlatılması güç bir şey vardı. Selmanoviç adını taşıyan herkes güçlü dev bir mıknatıs gibiydi. Alacak verecek anlaşmazlıklarında bile Selmanoviçler karar veriyordu. Selmanoviçler bir iman, bir bayraktı. Osmanlı Türk egemenliği sona ermişti, ama buna karşın Selmanoviçler bütün baskılara rağmen Yugoslavya’nın her köşesinde bunu hâlâ sürdürüyorlardı. Gelmiş geçmiş Sırp hükümetleri onlara karşı her zaman saygılı olmak zorunda kalmışlardı. Onların en çok korktukları düşman Nazi ya da Faşist orduları değil, Selmanoviçler denen bu aileydi. Hele Kral Aleksandr, koyu Türk düşmanlığına rağmen Selmanoviçlerle dost geçinmeye hep dikkat etmiş, saltanatına bir çeşit garanti sağlamıştı. Yugoslav Meclislerine giren Türk milletvekillerinin birçoğu, Rıza Selmanoviç’in seçtiği ya da seçtirdiği adamlardı.”
Sayfa 40·Kitabı okudu
Edebiyat - Roman - Tarih
Cicero’nun sözü:
“Summum uis summa injuria." (Lat.) [Türkçesi: Ne kadar çok kanun, o kadar az adalet.] *Marcus Tullius Cicero, adaleti savunma arzusuyla bilinen Roma dönemi hukukçularından birisidir. Ahlakın, etiğin, devletin, vatandaşlığın ve ne olduğunu/olması gerektiğini felsefi bir düzlemde tartışacak kadar iyi bilen Cicero; kural koymanın düzen sağlamak demek olmadığını bizden binlerce yıl önce anlamıştı.
Sayfa 294·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Her kalp maalesef taşımaz
"-Mesele kalp taşımak değil, onun içine ne koyduğundur. -Merhametim sayesinde insanım ve insan kalabilmekten daha yüksek bir zirve bilmiyorum."
Sayfa 261·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
O Büyükler hep doğru söyler…
“Ne demiş Büyüklerimiz: ‘Beni dostlarımdan Tanrım korusun, düşmanlarımdan ben kendimi korurum.”
Sayfa 264·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Reklam