Furkan

Furkan
@furkhanate
@furkhanate·
·
sabitlendi
Yaşadığı toprakları hayaller, ihtimaller önünde terk edenler, yalnız bir şeyden emin olabilirler ki o da dünyanın hiçbir tarafında hür ve müstakil yaşamak hakkını hiçbir zaman muhafaza edemeyecekleridir!
Sayfa 75·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Furkan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·345 syf.·
Beğendi
·
22 günde okudu
·
2024 2. kitabı
MONTAGNA, ANADOLU'YA İTALYAN MUHACİRİ ALMAMIZI İSTİYOR
İşlere devam ediyoruz. Bu çapraşık işler sırasında bir gün Montagna beni oteline davet etti. Lozan'da benim sigaram meşhurdu. Herkes söylermiş. Samsun'da birinci derece den beş altı bin sigara yaptırmıştım. Montagna'ya da verdim. Dostuz, fakat adam şeytan. Tabii dostluk işe tesir etmemelidir. Doğrusu bu. Diplomatlar karşılarında aptal bulurlarsa, dostluk safhası girer, aldatırlar. Demek dostluk sade aldatma vasıtasıdır. Montagna birtakım meselelerin tarafımızdan fedakârlık edilerek bitirilmesini söyledi. Bir de illâ Anadolu'ya yüzbinlerce İtalyan muhaciri yerleştirilmesine müsaade etmemizi istiyor. İktisaden muhtaçsınız. Amele ve ustalarınız yok. Sizin menfaatiniz diye bunları kondurmak istiyordu. Yutmadığımı görünce, tatlılığını bıraktı. Ben de perdeyi yükselttim. Bu sefer tehdide başladı. Şöyle kavga ettik: O - Harp ederiz. Ben - (Soğukkanlı bir tavırla) Harp ederseniz ne olur? O - Ne olacak? İngiliz, Fransız ve biz ordular göndeririz, Anadolu'ya gireriz. Ankara'yı başınıza geçiririz. Ben - (Aynı tavırla) Eh, buyurun! Hiç durmayın, hemen başlayın! O-(Kıpkırmızı bir suratla, hiddet içinde) Mahvolursunuz... Ben - İyi dinle! Sana iyi bir nasihat vereyim. Sonra belki devletinize lâzım olur. Harp açarsınız, ordularınızı da Anadolu'ya sokarsınız, fakat bu Anadolu uğursuzdur. Gelen orduları yer. İşte bakın misâli... Yunan ordusu. Anadolu'da o topraklara gömüldü, gitti. O - Ama biz Yunan değiliz. Ben - Siz Habeşistan'da kahramanlığınızı gösterdiniz. Sonra bunu Trablus'ta bize de gösterdiniz. Orada yirmi otuz zabitimizle, beşyüz neferimiz vardı. Bir iki bin de yerli Arap. Silah, cephane teşkilatımız da yoktu. Sizi birkaç defa sahillere döktük. Ancak, donanmanızın himayesine sığınır, dururdunuz. Bu sefer Anadolu'ya gelin de, sizinle iyi bir imtihan oluruz. Durdum,
Sayfa 278·Kitabı okudu
Burada yine zikretmeliyiz: İktisadi ve mali işlerde bir adamımız yoktu. Zaafımız görünüp duruyordu. Frenkler bunu sezmişler. Bu hususta onların birçok, mesela Sir Reynolds gibi müthiş adamları vardı. Bu adam, Fransa'nın beynelmilel mali işlerini görür. Böyle konferanslarda hep odur. Sonunda Fransızlar bize söylediler de: "Birçok işte iyisiniz. Fakat para işine asla aklınız ermiyor." Bu sebeple söylerim ki, bu devlet ve millet için her şeyden evvel maliye ve iktisat mütehassısları yetiştirmek hayati bir meseledir. Bu da zeki ve iyi darülfünun tahsili görmüş gençlerle Avrupa'da maliye ve iktisat tahsil ettirmek ile olur. Tahsilden sonra, bunları yine Avrupa'da behemehal, bankalar, şirketler ve emsalinde çalıştırmalıdır.
Sayfa 269·Kitabı okudu