...hayattaki tüm gecikmelere, tüm harcanmışlıklara kederlendim. Doğru zaman kaçırılmışsa, diye düşündüm, eğer insan bir şeyi kendinden bunca zaman esirgemişse, bir şey ondan bunca zaman esirgenmişse eğer, büyük bir güçle başlasa ve coşkuyla desteklense bile, artık çok geç kalınmış demektir. Yoksa "çok geç" kalınmaz mı hiçbir zaman; yalnızca "geç" mi kalınır ve "geç" olması, her şeye karşın "hiç" olmamasından daha mı iyidir? Bilemiyorum.
Babasını 15 yaşındayken kaybeden, babasının öldüğü 43 yasından 10 yaş daha yaşlı iken kaleme aldığı, babası hayattayken de babasizlik çeken bir çocuğun hisleri ile yazılmış yazarın otobiyografik kitabı. Duygulari, anlatımı çok gerçek. Yıllar sonra bir itiraf belki de hesaplaşma.
Dil ve anlatımı çok güzel. Duygular güzel kelimeler ile tasvir edilmiş, bütün duyguların saf gerçek olduğunu ve bunun bir itiraf ya da içsel hesaplaşma olduğu izlenimi yaratıyor.
Annem’e diye yazıyor kitabın başında. Diğer kitaplarını da okuyacağım.
Şimdi büyüdüm, yaşamın zor olduğunu biliyorum ve hayatı daha dayanılır kılmak için "kötü" yollara başvuran kimi daha hassas insanlara kızmamak gerektiğini de.
Jean-Louis FOURNIER
Kasım 1998