Yazarı ilk defa okudum, dili akıcı ve merak uyandırıcı. Kitap bir üçlemenin ilk kitabı, Acaip ikinci kitap, üçüncüsü hakkında bilgi bulamadım.
Salih Karahisarlı bir trafik kazasından ağır yaralı olarak tek kurtulan kişidir, o da hafıza kaybı yaşamaktadır. Kaza sonrası evde bakım gören Salih Bey'e eşi, çok iyi bir baba ve eş olduğunu , çocuklar ve torunlarla mutlu mesut yaşadıklarını, piknikler, yazlıkta geçirilen güzel günler geçirdiklerini anlatsa da durum tam tersidir.
Kaza ertesi eve bir takım adamlar gelir Salih Bey'i sorgulamak için, (derin devlet adamı olan hafızası kayıp abimiz neler biliyor bir yoklayalım demişler) ama bir bilgi alamazlar.
Evde herkes Salih Bey'e yardımcı olmaya çalışır, özellikle de torunu Başak ve oğlu Samim. Oysa yıllardır baba oğul konuşmuyorlardır. Babanın gözdesi Fikret'tir. Samim yıllarca babasından bir güzel söz, bir övgü görmemiştir. Yine de babasının her şeyine koşturur, boşluğa düşen ihtiyarın elinden tutmuştur.
Salih Bey'in çalışma odasında bulduğu bir defterle, işine, hayatına dair ipuçları bir bir ortaya çıkmaktadır. Ailesi devlet memuru olarak bilse de, çalıştığı kurumun kilit adamıdır.
Aslında kimdir bu geçmişi olmayan adam, eşinin anlattığı kadar mutlu bir aile babası mı, Samim'in bunca mücadelesi acımak mı, bu yaşta bir şefkat dilenme mi?
Bazı babalar baskıcı, şefkatten yoksun, sevgisini göstermeyen sıkıcı insanlar oluyorlar. Bu ortamda yetişen çocukların (özellikle erkek) babayla gizli bir düşmanlıkları oluyor, birbirlerini dinlemeyen sürekli disişen çocuk yetişkinler gibi davranıyorlar. Kitabı okumanızı tavsiye ederim.