Keşke okumasaydım seni
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 15:45
Okurken hüngür hüngür ağladığım, şu incelemeyi yazarken bile gözyaşlarımın aktığı iç yakan kitap. Yasınız varsa okumamanızı öneririm. Veya iyi hissetmiyorsanız. Öteki dünyadan görmek istediğiniz biri var mı? Bugün ölseniz bu dünyadan sizi görmek isteyen biri olacak mı? Yaşarken bir kişiyi seçebiliyorsunuz, öldüğünüzde sadece bir kişiyi kabul edebiliyorsunuz. Ve sadece bir seferliğine. Düşünmeden verilecek bir karar değil. Yahut düşünmenize gerek olmayacak kadar çok sevmişsinizdir bu hayatta birini, tam da öyle birini kaybetmişsinizdir. Vakitsiz gitmiştir. Vakitli ölüm var mı bilmiyorum gerçi. Yaşanacak çok şey varken gitmiştir belki. İnsana yasları, ağıtları kusan kitap. Sana ne diyeyim? Kitabın içindeki hikayelere gelecek olursam… Spoiler içerebilir artık. İlk hikâye beni en çok etkileyen hikayeydi sanırım. Bu hayatta manevi anlamda hiç kimsesi olmadığı için ölüler dünyasından hayranı olduğu ünlüyle görüşmek isteyen Hirase. Başta yüzeysel gelmişti ama düşünün ki yaşayanlar arasında hiç kimseniz yok, sadece bir ünlü var sizi bir şekilde hayata bağlayan, o da ölüyor. Zaten kabul etmez diye seçiminizi ondan yana kullanıyorsunuz ve kabul ediyor. Çünküsü var… Yine acıtan. Ölmüş ama meğer kimse istememiş onunla görüşmek. Yaşarken yalnız olmak mı daha kötü acaba ölünce mi? Yalnızlığını bile bile yaşamak mı daha kötü, öldüğünde öğrenmek mi yalnızlığını? İkinci hikâyedeki amca kendi toplumumuzdan da aşina olduğumuz huysuz bir yaşlı modeli. Yaşlıları severim lakin böyle huysuz, hatta kelimenin tam anlamıyla geçimsiz olanları hiç çekilmiyor. Yaşlı genç fark etmez herkes için böyle bu gerçi. Kendi çocuğunu, yeğenini takdir etmekten aciz, surat savat bir tip. Ama annesiyle buluştuktan sonra annesinin anaçlığı kalpleri yine sıcacık yaptı. Üçüncü hikâyede kendi yakın arkadaşını
Onu Ayışığında AramakMizuki Tsujimura · Athica Yayınları · 202537 okunma
Puan vermedi·130 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 10:38
Merhaba, bugün sizlere Japonya Yayınları'ndan çıkan Gaip Toprak Ağası kitabının yorumuyla geldim. Kitap, gerçek bir direniş olayından esinlenerek yazılmış. Adaletsiz bir düzende sessiz kalmak mı, yoksa birlikte direnmek mi? Bu kitap, bir sistemin sessizce ezdiği insanların hikâyesi. 1929'da yazılmış olmasına ragmen, Japon kırsalındaki sömürü düzenini öyle çarpıcı anlatıyor ki, bugün bile fazlasıyla tanıdık geliyor. Toprak ağasının köyde bulunmadan, vekilleri aracılığıyla kurduğu düzen içinde yaşayan köylülerin sömürülmesini anlatıyor. Başta durumu kabullenmiş olan köylüler, özellikle Ken'in farkındalığıyla birlikte bu düzeni sorgulamaya başlıyor. Zamanla bireysel sıkıntılar ortak bir bilince dönüşüyor ve bu da köyde bir direnişin doğmasına neden oluyor. Kitap sadece yoksulluğu değil; o yoksulluğun nedenini ve insanların buna karşı nasıl birlikte hareket ettigini anlatıyor. Ken ve köylülerin farkındalıkla başlayan yolculuğu, zamanla bir başkaldırıya dönüşüyor. Çünkü bazı hikâyeler uzak degildir.Güzel bir sistem eleştirisi olduğunu düşünüyorum döneme dair yaşanlara ışık tutan güzel bir kitap..Türü sevenlere önerimdir.
Gaip Toprak AğasıKobayaşi Takici · Japon Yayınları · 20261 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Aacaip
Puan vermedi·184 syf.··
2026 28. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 14:55
Acaip i bitirdim. Hakikaten ne yazsa okurum dedigim Mahir Ünsal Eriş yine döktürmüş Gaipteki gibi. Aslında gaip ve acaip te de ismi geçen kayısılı kitap hariç tüm kitaplarıni da okudum böylelikle. Bir Ankaralı olarak Ankarada geçen her hikaye beni direkt etkiler. Nitekim kitabın dizinin filmin Ankaralısına bu yüzden pozitif ayrımcılığim vardır. Ama Acaip in ayrımcılığa ihtiyacı hakikaten yok. Ayrıca il eski yönetimine ust gecitlerle inceden gönderme yapması sanırım Ankaralilar hariç kimse tarafından anlasilmaz gibi. Şahaneydi abi okuyun okutun. Tavsiye verin Mahir Ünsal Eriş i her kitabını.
1000Kitap
AcaipMahir Ünsal Eriş · Can Yayınları · 2023859 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 27. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2026 07:40
Merhabalar; Öncelikle ' ne yazsa okurum' diyerek başladığım bir Mahir Ünsal Eriş kitabını daha bitirmenin hazzı icerisindeyim her ne kadar sosyal hayat mesgalesiyle biraz uzun sürsede.. Yazar bu kitabında hem guncel konulara hem de güncel adalet yöntemlerine çok hos bir şekilde deyinmiş. Bu yüzden yediden yetmiş yediye okunanilecek bir eser olmuş. Kendisini eserin içerisine koymasi da ayri bir jest olmus kendisine. Mahir Bey yazsın biz okuyalim hep. Bu vesileyle herkese iyi bayramlar dilerim. 20.03.26
Edebiyat
GaipMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 2024715 okunma
7/10
·250 syf.·
Beğendi
·
2025 65. kitabı
Yazarı ilk defa okudum, dili akıcı ve merak uyandırıcı. Kitap bir üçlemenin ilk kitabı, Acaip ikinci kitap, üçüncüsü hakkında bilgi bulamadım. Salih Karahisarlı bir trafik kazasından ağır yaralı olarak tek kurtulan kişidir, o da hafıza kaybı yaşamaktadır. Kaza sonrası evde bakım gören Salih Bey'e eşi, çok iyi bir baba ve eş olduğunu , çocuklar ve torunlarla mutlu mesut yaşadıklarını, piknikler, yazlıkta geçirilen güzel günler geçirdiklerini anlatsa da durum tam tersidir. Kaza ertesi eve bir takım adamlar gelir Salih Bey'i sorgulamak için, (derin devlet adamı olan hafızası kayıp abimiz neler biliyor bir yoklayalım demişler) ama bir bilgi alamazlar. Evde herkes Salih Bey'e yardımcı olmaya çalışır, özellikle de torunu Başak ve oğlu Samim. Oysa yıllardır baba oğul konuşmuyorlardır. Babanın gözdesi Fikret'tir. Samim yıllarca babasından bir güzel söz, bir övgü görmemiştir. Yine de babasının her şeyine koşturur, boşluğa düşen ihtiyarın elinden tutmuştur. Salih Bey'in çalışma odasında bulduğu bir defterle, işine, hayatına dair ipuçları bir bir ortaya çıkmaktadır. Ailesi devlet memuru olarak bilse de, çalıştığı kurumun kilit adamıdır. Aslında kimdir bu geçmişi olmayan adam, eşinin anlattığı kadar mutlu bir aile babası mı, Samim'in bunca mücadelesi acımak mı, bu yaşta bir şefkat dilenme mi? Bazı babalar baskıcı, şefkatten yoksun, sevgisini göstermeyen sıkıcı insanlar oluyorlar. Bu ortamda yetişen çocukların (özellikle erkek) babayla gizli bir düşmanlıkları oluyor, birbirlerini dinlemeyen sürekli disişen çocuk yetişkinler gibi davranıyorlar. Kitabı okumanızı tavsiye ederim.
İnceleme
GaipMahir Ünsal Eriş · StoryTel Original · 2020715 okunma
10/10
·120 syf.·
2025 96. kitabı
Herkese merhaba Bu kitapta 1980 türkiye'sinin toplumsal olaylarında yaşananları düşünceleriyle hisleriyle öykülerinde bizleri anlatıyor Kitaba bayıldım. Şunu söylemem lazım kitap sizi mutlu etmiyor sizi depresif hale sokuyor. Başlarda sanırım hiçbirini anlayamayacağım diye düşündüm. Bazı öyküleri ise içime işledi, düşündürdü beni. Kitabın içinde farklı farklı hikayeler var. Ancak bu hikayeler pek bilindik, klasik türde değil. Nasıl desem biraz soyut; kişiler, yerler, olaylar. Açıkçası pek bana hitap etmiyordu. En beğenerek okuduğum hikaye Hayalet Oğuz adlı hikaye oldu. Hikayelerin bazısı anı türünde, gittiği yerleri, yaşadığı gündelik olayları anlatmış. Bunların çoğunda yazar, "ben" diye kendisinden bahsetmemiş, gaip olarak kadın şöyle yaptı, kadın böyle yaptı diye anlatmış.Kitabın dili yalın ama duygusal olarak yoğundu. Kısa cümleler kullanıyor, bazen şiirsel bazen keskin ifadelerle yazmış. Kitabı sevdim ve Tezer Özlü'yü zaten seviyorum. Basit diliyle okuru kendi dünyasında çoğu zaman soluk, fakat kimi zamanlar yoğun fırça darbeleriyle renkten renge sürükleyen bu kadının yazılarını okurken acaba psikolojik alçalış ve yükseliş halleri kendi dünyasında, aktarım mekanizmasında nasıl bir devinimle gel-git yaşatmıştı ona diye düşündüm sık sık okurken. Kitabı okurken düşündürüyor. Kitap kafa dağıtıcı değil. Kitabı 1 günde bitiremeyebilirsiniz. Kitapta duygusallık fazla. Tezer Özlü'yü okumak sabır ister. Dediğim gibi dili yalın ama çok duygusal var. Psikolojik açıdan fazlasıyla etkileniyorsunuz. Tezer Özlü'nün hayranıysanız bu kitabı okuyabilirsiniz.
Eski Bahçe Eski SevgiTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 20244,295 okunma