Hani kitap okuyanlar aklını yitirmezdi?
10/10
·144 syf.·
2026 104. kitabı
Uzak doğu kültürünü seven, hatta Kore kültürüne aşina olan biri olarak ,şu ana kadar okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Kitaba başlar başlamaz anlattığı olaylar sizi içine çekiyor, düşündürüyor ve aklınızı karıştırıyor. Yazar bunu yaparken de sizi hiç yormuyor, merak duygunuz tavanda okuyorsunuz, ama öyle hafifsiniz ki tadını çıkarıyorsunuz. Küçük bir serzeniş de bırakıyorum buraya inceleme ile ilgisi yok ama 2002 dünya kupasında Güney Kore ile olan samimi anlar geldi aklıma... O sene ki tadı bir daha alırmıyız bilmem? Aslında Koreliler bizim hep sempatik gördüğümüz film ve dizilerindeki gibi insan canlısı değiller. Ciddi, otoriter ve mesafeli yapıları var. Bunu da yazar bize hissettirmiş. Savaşın oluşturduğu psikoloji kahramanın ve ailesinin hayatında ve bir çok alanda boşluklar oluşturmuş.Kahramanın yaşadığı dünya hayal ile gerçek arasında, anlatımı kusursuz , normalde okurken üzüleceğimiz, kızacağımız her şeyi yazar size o kadar soft bir şekilde anlatıyor ki, kitabı bir solukta okuyorsunuz.Sanırım çevirmenlerin de başarısı üst düzey, çünkü kitap bize harika aktarılmış. Okurken hiç zorlanmadım. Kitaptaki kahramanın Nitczheden, Konfüçyüstan alıntıladığı sözler nokta atışı olmuş. Kahramanın demans hastası olması, ruh durumunun değişkenlik göstermesi, kendini çok farklı yansıtması Sguıd Game filmindeki amca figürüyle biraz bağlantı kurduysa bile, hikaye beni içine çekti, aldı yürüdü. Kitaptaki kafam denizhıyarı gibi oldu alıntısı da kalbime kazındı. Son olarak Kör Baykuş kitabında nokta atışı yapan arkadaşım Sinem Çelik arka arkaya çok iyi iki tahlil kitabı okuduk. İyiki varsın, seçimlerine sağlık. Bu iki kitabı da tavsiye listeme ekledim. Karamsar bir kitabı hafifleterek yazabilmek olağanüstü bir başarıdır. Teşekkürler sevgili yazarım.
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,2bin okunma
For House of the Dragon*
Puan vermedi·624 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:18
Deli Targaryenlerin hayatını merak ettiğim bir dizi sürecini geçirip 3. Sezon gelmeden önce meraktan ölmeme adına başladığım Ateş ve Kan hakkında birkaç duygu düşünce şeysidir…. Öncelikle Ursula Le Guin dışında fantastik edebiyat okumadığım için acaba onca ismi aklımda tutar mıyım, ders çalışır gibi roman mı okunur, ben kpss çalışırken bile Osmanlı hanedanı hakkında not tutmadım buna mı tutayım gibi kaygılarım olmasına rağmen tüm bunların gereksiz olduğunu ilk sayfalardan hissettiren G. R. R. Martin dedeye teşekkürler…. İlk sayfalardan hemen içine alıp basit ama nüktedan bir kalemle yazılan kurgu OHA BEN FANTASTİK EDEBİYAT SEVERMİŞİM hissi yarattı. Öğretmenler odasında bazen kahkaha atmana vesile olduğu için çevreme bakıp lan beni deli sanmasınlar bakışı atıp kimsenin olmadığını fark edince devam etmem de cabası…. Global platformlar diziyi feminist ve queer bir düzlemde çekiyor sanırken kitapların da bu şekilde yazılmış olması benden tam puan aldı. Sadece Targaryenler deli sanırken diğer hanelerin de onlardan aşağı kalır yokmuş. Hepsi manyak abv, ahanda şu karakter iyi diyeceğimiz kimsenin olmamasına ayrıca bayıldım…. Kitap vadideki nehirler gibi aktığı için sabah akşam okudum… arkadaşlarımın goygoy görüşmelerini hep ertelememe sebep olup sosyalleşmeyi unutsam da aldığım keyif paha biçilemez. Dizinin yeni sezonuna bir hafta kalmışken beklentiyi arşa çıkardım bekliyorum!
Ateş ve KanGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınevi · 20191,510 okunma
Reklam
Yapay zekâ dünya'yı ele geçirse ne olur?
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:00
Öncelikle selamlarrrrrr! Vahşet uyarısı!!! Kitabın kısaca konusu ; Gelecekte hızla gelişen yapay zeka sistemi insanlığa başkaldırır ve dünya genelinde devasa bir yıkıma yol açar. Bu küresel felaketin ardından insanlığı korumak amacıyla tüm dünyada internet kullanımı tamamen yasaklanır. İnternete erişim, yalnızca yapay zekayı kontrol altına almak ve ehlileştirmek amacıyla kurulan belirli üniversitelerin özel bölümlerinde serbest bırakılır. Bu seçkin kurumlardan biri de giriş şartları son derece ağır olan Simora Üniversitesi'dir. Yapay zekanın ilk büyük saldırısında annesini kaybeden ve babasından ayrı düşen Peri Menger, intikam ve hayatta kalma arzusuyla üç yıl boyunca durmaksızın çalışır. Simora Üniversitesi Yapay Zekâ bölümü sınavlarında birinci olarak okula girmeyi başarır. Peri, bu üniversitenin yapay zeka bölümü için gerekli olan sözleşmeyi imzalar. Sözleşmede, ölüme kadar olabilecek her şeyin sorumluluğu öğrencilere bırakıldığı yazılır. Sonrasında bir 70'ler partisi düzenlenir. Ardından bir gece yarısı dersi konulur. Bu derste herkes bilincini yitirir. Bilinçleri yerine geldiğinde ise kapının olmadığını farkederler. Sonrasında bir göz ve "X" beliririr. Ve bir ses duyulur. "Korindon'a hoş geldiniz." Korindon insanlığa karşı ayaklanma başlatan en zeki yapay zeka modelidir. Korindon'dan çıkmak isteyenlerin kafası patlar. Kalan 120 öğrenci, hayatta kalmak adına yapay zekâ ile ölümcül oyunlar oynayacaktır Öncelikle Squid Game'i özlediğim için başladım ve beklentimin üzerindeydi hatta taştı bile. Ceren'in dili ne basit ne ağır çok yerinde zaten. İlk olarak karakterlerden bahsedicem. Yekta kadar uyuz olduğum bir karakter görmedim ben ya! Bu kadar sinir bozucu bir canlı olamaz. Hani bağıra bağıra söve söve okudum ya. Ayrıca Peri kadar da salak bir insan
1000Kitap
Kuğu Kıyım 1: SimoraCeren Melek · Indigo Kitap · 2026106 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 03:51
Elinizde telefonunuzu tutup bu satırları okuyabiliyorsanız, aslında ne kadar büyük bir ayrıcalığın içinde yaşadığınızı bir an durup düşünmelisiniz. İnsan bazen en büyük hapishanesini duvarların arasında değil, kendi bedeninin içinde yaşayabilir mi? İçimdeki Müzik tam da bu sorunun cevabını insanın kalbine dokunarak veriyor. Bu kitabı okurken yalnızca bir hikâyeye tanıklık etmedim; konuşamadığında, hareket edemediğinde, kendini anlatamadığında insanın zihninde nasıl sonsuz bir evren taşıyabildiğini gördüm. Bedenin sınırlandığı yerde düşüncelerin nasıl özgürleştiğini, sesini duyuramayan bir insanın iç dünyasında ne kadar büyük fırtınalar kopabileceğini hissettim. Gün içinde fark etmeden kullandığımız binlerce kelime… Bir cümleyi rahatça kurabilmek, öfkemizi dile getirebilmek, sofraya oturup kendi başımıza yemek yiyebilmek, hatta dert edinebilmek bile aslında görünmez birer nimetmiş. Kitabı okurken insan, sahip olduğu sıradan şeylerin bile ne kadar kıymetli olduğunu fark ediyor. Çünkü bazen “normal” olmak, dünyadaki en büyük zenginlik hâline gelebiliyor. İçimdeki Müzik, okuduğum andan itibaren zihnimde sahne sahne canlanan, her satırında empati duygusunu daha derinden hissettiren bir eser oldu. Karakterlerin her biriyle ayrı bir bağ kurdum; onların kırgınlıklarını, umutlarını ve sessizliklerini içimde taşıdım. Kitap bittiğinde ise geriye yalnızca bir hikâye değil, insan olmaya dair daha derin bir farkındalık kaldı. Kitapta adı geçen ve atmosferini ruhuma işleyen bazı müzikler ise şunlardı: — “Celebration” — “Sisters” — “Take Me Out to the Ball Game” — “Moon River” — “I Want To Hold Your Hand” — “Yesterday” — “Elvira” — “Woodchopper’s Ball” — “So What”
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,8bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 20. kitabı
AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
A Game of Thrones - Taht Oyunları 1. CiltGeorge R. R. Martin · Akılçelen Kitaplar · 2013494 okunma
8/10
·352 syf.··
2026 2. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 00:00
Snowglobe (Kar Küresi), dünyanın buzla kaplandığı bir gelecekte, insanlığın ikiye ayrıldığı bir evrende geçiyor. Dondurucu soğukta hayatta kalmaya çalışan, her gün elektrik üretmek için koşmak zorunda olan insanlar ve iklim kontrollü, sıcak bir cennet olan Kar Küresi sakinleri... Kürenin dışındakilerin, içerideki şanslı azınlığın lüks hayatını 7/24 reality şov gibi izlediği bu dünyada, Chobahm adındaki genç bir kızın tek dileği yönetmen olup Kar Küresi’nde yaşamaktır. Bir gün, kendisine ikizi kadar benzeyen Haeri’nin yerine geçmek için bir teklif alır. Bu teklif aslında hayallerine giden bir araç mıdır, yoksa umutlarla gittiği Kar Küresinde şöhretin ve sistemin arkasındaki karanlık sırları mı öğrenecektir? Kitap hakkında “Squid Game ve Açlık Oyunları karışımı” yorumu çokça karşıma çıktı ama inanın okuduktan sonra bu benzetme kafamda bir yere oturmadı. Sınıf ayrımı ve karmaşık düzen açısından mı benzetiliyor, anlayamıyorum. Her iki eserde de doğrudan, fiziksel bir ölüm kalım savaşı, vahşi bir arena ve kanlı bir yarışma var. Kar Küresi ise daha çok bir kimlik değişimi, gizem ve entrika üzerine kurulu. Bunun dışındaki yönleriyle kitap güzel ve fazlasıyla akıcı. Okurken kesinlikle ters köşe oluyorsunuz; ancak sonu o kadar hızlı bir oldu bittiye geldi ki... Yazar hem Chobahm’ın o sistemi ve kendi durumunu sindirmesine hem de bizlere bu şoku yaşamamıza hiç vakit tanımıyor gibi..
SnowglobeSoyoung Park · Yuzu Kitap · 2024337 okunma
Reklam