Calvin’s leadership in “the game” shaped a third Reformation tradition. Today we call it Reformed or Calvinistic Christianity. It includes all Presbyterians, Dutch and German Reformed churches, and many Baptists and Congregationalists.
Kyiv hükümdarı Volodimir, ideolojik birlik hususunda da çalışmıştı. Başlangıçta Rus' adı, yönetici kesim olan Vikingleri temsil eden bir sıfattı. Zamanla bu isim Vikingler'in yönettiği topraklar ve I. Volodimir ile ailesi tarafından yönetilen insanlar için kullanılmaya başlandı.
Ortak bir isim ile sağlamlaşan ideolojik birlik, yeni bir devlet dininin benimsenmesi ile daha da pekişti. Pagan inançlarını zenginleştirmeyi de içeren birkaç seçeneği değerlendirdikten sonra, I. Volodımır 988 yılı civarında, zamanın en kudretli siyasî ve iktisadî gücü olan Bizans İmparatorluğu'nun dini olan Doğu Hıristiyanlığını seçti. Böylece, Rus' kavramı, Kyiv Rus' toprakları ve burada yaşayan halklar için kullanılmaya başlandığı sırada, dini bir anlam da kazanmış oldu. Diğer bir deyişle, yaşadığı yer açısından Rus' olmak ile Doğu Hıristiyanlığının (daha sonra Ortodoks olacak) mensubu olan Rus', bir ve aynı idi.
...
Bunların dışında Bilge Yaroslav, Kyiv Rus' Devleti'ni çok olumsuz etkilemiş olan taht veraseti problemini de çözmeye çalıştı. Her Büyük Knyaz'ın ölümünden sonra knyazlar arasında uzun süreli taht kavgaları olmaktaydı. Dahq sonra tahtın babadan oğla geçmesi yöntemini benimsedi. Böylece her knyaz, babası tarafından yönetilen toprağa sahip olacaktı. Bu sistem sonucunda, Kyiv Rus' Devleti, bir nevi özerk ve birbirlerine sıkı bağları olmayan ve kendi hanedanlıklarına sahip knyazlıkların oluşturduğu bir federasyon haline dönüştü. Fakat kısa bir süre sonra rakip knyazlar diğerlerinin topraklarını ele geçirmekten geri kalmadı. Taht veraseti problemi Kyiv Rus' Devleti'nin varlığı boyunca başına bela oldu ve devleti zayıflattı.
"Bugün bu romanı yeniden okuduğumda, olay örgüsünün hamlelerini yeniden oynadığımda, kendimi iki Kale'sini de talihsiz ve soylu Kieseritski'ye feda edişini sevgiyle hatırlayan –yenilgiyi sonsuz sayıda satranç kitabında yanında bir anıt gibi dikilmiş soru işaretiyle birlikte tekrar tekrar kabullenmeye mahkûm olan– Anderssen gibi hissediyorum."
Yazarın kendisini Adolf Anderssen isimli büyük satranç ustasıyla, eserini de Immortal Game ile benzeştirmesi çok hoşuma gitti. Okuduğum en özgüven dolu önsözdü.
Sayfa 8 - Lionel Kieseritski ile Adolf Anderssen arasında oynanan ve literatüre "Immortal Game" olarak geçen satranç oyununda Anderssen iki kalesini, vezirini ve filini feda ederek rakibi Kieseritski'yi yenmiştir.·Kitabı okuyor
“Ouch, you’re wounding me, Scarlett.”
He sounded more serious than mocking. Yet all she heard was the way he’d called her Scarlett—not Crimson. The nickname had probably just been part of the game, and it shouldn’t have meant anything, yet not hearing it reminded her once more of who he really was, and wasn’t.
“Why do you keep calling me Scarlett?” she asked.
“Isn’t that your name?”
“Yes, but you’ve never called me it before.”