Hayatını kazanma zorunluluğu, pek çok erkeğin yetenek ve tercihlerini rafa kaldırıp unutmasını gerektirir. Bu çok önemli bir vazgeçiştir. Bazı erkekler, benliğini oluşturan bu yönlerden vazgeçmiş olmanın acısını yaşam boyu, ruhunun derinlerinde gizler.
Toplumun erkeklere hazırladığı çetin yaşam koşusu, pek çok erkekte, ifade edilemeyen depresif duygular yaratır. Bu duyguların dile getirilmesi, “erkeklik” adına mümkün olamayınca, dışavurumları, depresyon ya da psikosomatik rahatsızlıklara dönüşebilir.