Hangi hikâye başladığı yerde bitmemiş ki? s:536
Bu alıntı ile okumayı tamamladım ama bu hikaye başladığı yerde bitmek bir yana bitmek bilmeyen bir özelliğe sahip.
"Trabzon, Bakü, Tebriz, Taht-ı Süleyman, Isfahan, Şiraz, Yezd, Batum, Tiflis ve İstanbul arasında Settarhan' ın atı Serbülend' le diyar diyar dolaşıp, olan ama bitmeyen zamanda kahramanların biteviye yaşanıp duran hayatlarına tanık olmak istiyor insan.
Bu sebeple olsa gerek bu hikaye bende yaşamaya devam edecek.
Ben, bu hikâyeden sessiz sedasız nasıl çıkıp gideceğim? s:455
Romanda ayrılık, hasret, çaresizlik, ölüm gibi karanlıkların yanında rengarenk halı desenleri
[çivit mavisi (Nişabur’un çividi), lâl kırmızısı (Isfahan’ın gülleri), çöl sarısı (Tebriz’in güneşi)] sizi karşılayacak.
Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim.
Ben böyle çağırmasam sen öyle gelmezdin. s:508
Sessiz seslenmelere dilsiz konuşmalara şahitlik edeceksiniz susarak...
İnançların, savaşların, aşkların, mantığın insanları nasıl bir arada tuttuğu ya da insanları nasıl acımasızca ayırdığına tanık olacaksınız.
...petrol fıçısı, encamı bir kıvılcıma bakıyordu. Bir kibrit, petrol denizini tutuşturmaya yetip artacaktı. s:293
Nerdeyse tüm dünyayı etkileyecek olan savaşların başlaması da böyle olmuştu. Savaşların tüm acımasızlığıyla getirdiği yıkımı ve geçmişi nasıl yok ederek geleceğe bile ne kadar sönük bakılmasına sebep olduğu okura adeta yaşatılıyor.
Okuyun okutun :)