7/10
·264 syf.··
2025 11. kitabı
romantik komedi türünde çıtır çerezlik yaz kitabı. 258 sayfa. bir çırpıda oturup okuyabilirsiniz. çeşitli sosyal medya platformlarında da plaj kitabı kategorisinde yer alıyor ki, yazın sıcak ve yapış yapış havasında birde beynimi yakmak istemiyorum diyenler için ideal bir serüven. konusu, hazel adında aşırı hareketli ve utanma duygusundan muaf tutulmuş özgüvenli kadın karakterimizin, üniversite de ki ilk yılından beri bir şekilde vurgun olduğu josh (ki bence jimin ismi daha güzel.) ile yıllar sonra çok yakın arkadaşının evinde tekrar karşılaşması ile başlayan bir dizi olayı konu ediniyor. romantik yerleri var, kasıntı ve zorlama yerleri de var -yok diyemeyeceğim kadar üstelik-. hani kızın evinin su basması ve o arada başkasında kalmak zorunda olması ve tesadüf o ki müsait evin josh'un evinin olması fazla zorlamaydı. klasik bir romcom yani, çok beklentiye girmemek lazım. tek çırpıda okuyup ara kitap yapabileceğiniz hoş bir tat bırakan bir kitap. yetişkin içerik var, söylemedi demeyin. olursanız, keyifli okumalar dilerim. okumazsanız, üzülmeyin bir şey kaybetmediniz.
Josh ve Hazel'ın Sevgili Olmama RehberiChristina Lauren · Yabancı Yayınları · 20242,157 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2026 4074. kitabı
Sonunda seriyi bitirdim ve maalesef benim için beklentilerin çok altında kalan bir final kitabı oldu. Açıkçası 200-250 sayfada rahatlıkla anlatılabilecek bir hikâyeyi 560 sayfaya yaymak bana oldukça gereksiz geldi. Kitap boyunca gün gün ilerleyen anlatım bir noktadan sonra iyice tekrara düştü. Sürekli aynı sorunlar, aynı konuşmalar ve aynı döngüler içinde dönüp durduk. Bir ara gerçekten "artık bir şey olsun" diye sayfa çevirdiğimi fark ettim. Bitmesi gereken yerde bitmeyen kitaplardan biri oldu benim için. Serinin genelini düşündüğümde de fikrim değişmedi. Bana göre fazla abartılmış bir seri. İnsanların neden bu kadar sevdiğini hâlâ anlayabilmiş değilim. Benim için serinin en iyi kitabı ikinci kitaptı, onu da çok büyük bir hayranlıkla değil, severek okumuştum. İlk kitaptan zaten hiç hoşlanmamıştım. Bu son kitap da beklentilerimi karşılayamayınca seriyi genel olarak vasat bulduğumu söyleyebilirim. Bu kitapta üç kardeşin ortancası olan Cal'ın hikâyesini okuyoruz. Açık konuşacağım; Cal karakterini hiç sevemedim. Belki geçmişi zordu, belki babasından yıllarca psikolojik şiddet gördü, belki sürekli aşağılandı ama yine de karaktere karşı bir sempati geliştiremedim. Çünkü benim sevemediğim karakter tiplerinden biri tam olarak buydu. Sorunlarıyla yüzleşmek yerine kaçan, mücadele etmek yerine pes eden ve çözümü alkolde ya da başka zararlı alışkanlıklarda arayan karakterlerle bağ kuramıyorum. Cal'ın yaşadığı şeylere üzülmedim demiyorum. Elbette zor şeyler yaşamıştı. Ama sürekli aynı döngünün içinde kalması beni çok yordu. Kendini yetersiz hissediyor, sonra kaçıyor. Bir hata yapıyor, sonra yine kaçıyor. Bir şeyler yoluna girecek gibi oluyor, sonra yine aynı davranışları sergiliyor. Bir noktadan sonra karakter gelişimi görmek istedim ama bunu yeterince göremedim. Özellikle Lana'yı
Son TeklifLauren Asher · Olimpos Yayınları · 20231,318 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·360 syf.··
2026 27. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 08:59
Aslında karakterler arasında çok ilgi çekici bağlar var ve çocukluk ergenlik döneminin acımasızlığı ve kırılganlığını derinden hissettiriyor ama nedense ayılıp bayılmadım dil ve anlatımı yüzünden . Çoook güzel cümlelerle derinlere dokunabilecekken boolca hikayeye bir şey katmayacak betimleme ve detay eklenmiş. Atlaya zıplaya okumak istedim özellikle bazı yerleri çünkü kitap 360 sayfaysa belki bazı yerler çıkarılarak 250 sayfayla çok daha bile güzel işlenirdi anlatılmak istenen hisler. Çok kitapsız kalmadığım sürece devam kitaplarını okumaya yeltenir miyim bilmiyorum. Çevirisi de bir garip geldi açıkçası.
Benim Olağanüstü Akıllı ArkadaşımElena Ferrante · Everest Yayınları · 20243,496 okunma
10/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 20:08
ANA-PEARL S.BUCK,256 sayfa Elimdeki kitabın şu an baskısı yok ve bana da çok sevdiğim bir arkadaşım sahaflardan bularak hediye etti,şiddetle okumamı istedi. Kitap 1970 yılı,beşinci basım,yaprakları sararmış ve hafif yıpranmış ama yaşanmışlıklarla dolu.Kitabın ilk sayfasının sağ tarafında çevirmen Mebrure Sami’ye yazarından gelen teşekkür ve içtenlikle yazılmış bir mektup,sol tarafında da çevirmene özel gönderdiği fotoğrafı var. Pearl S. Buck (1892 - 1973), Çin'de büyüyen ve bu deneyimlerini eserlerine yansıtan Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan ilk Amerikalı kadındır. Romanlarıyla Çin kültürünü Batı'ya tanıtan yazar, aynı zamanda kadın hakları ve Asyalı çocukların evlat edinilmesi konularında bir insan hakları aktivistiydi. Misyoner ailesinin görevi nedeniyle bebek yaşta Çin'e gitmiş, hayatının ilk kırk yılını orada geçirerek Doğu kültürünü ve kırsal yaşamı yakından gözlemlemiştir. Kitabın arka kapağında”Bu eseri okurken Çin’i unutacaksınız. Gözünüzde canlanacak olan bir Çinli ana değil, bir Anadolu anası olacaktır… İsmini bile söylemeyen bu adsız ana zaten doğrudan doğruya analığın canlı bir heykelinden başka nedir ki” diye yazıyor. Evet bu yazı olmasa bile okuduklarımız bize hiç yabancı değil.Kadın her yerde kadın,ana ,ama Anadolu kadını olmak,Uzakdoğu,Ortadoğu kadını olmak başka… Pearl S. Buck ‘ın Ana adlı romanı, feodal Çin’de yaşayan yoksul bir köylü kadınının evliliğinden, kaynanalık dönemine kadar uzanan yaşam mücadelesini ve derin annelik duygusunu konu alır. Yazarın isimsiz bıraktığı bu karakter üzerinden, toprağa bağlılık, yoksulluk, kültürel gelenekler ve kadının toplumdaki ezilmişliği evrensel bir dille anlatılır. Yazarın anaya isim vermemesi de bu yüzdendir.O,tüm dünyadaki kadınları,anaları temsil etmektedir.Çünkü dünyada nerede
AnaPearl S. Buck · Remzi Kitabevi · 2006940 okunma
Petrikor
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:34
JONAH AXON - PETRİKOR Merhaba arkadaşlar Haziran ayına bu güzel kitap ile giriş yaptım. Sevgili @. kaleminden çıkmış bir eser. Birkaç alıntı ile giriş yapmak istiyorum.. ‘Mesajlaşma tarihinin en tartışmalı kelimelerinden biri, belki de küçücük bir kelime olan tamam’dır.’ ‘Sanki ne zaman bir araya gelseler, yağmur ‘Ben de geldim’ der gibi arkalarından koşuyordu..’ ‘Kadının okuduğu kitapları, kadının haberi bile olmadan, gizli bir ajan ciddiyetiyle kitapçılardan alıp okumaya başlamıştı. ‘’Bir cümlenin ağırlığı, söyleyenin kim olduğuna bağlıymış.’ Eser 254 sayfadan oluşuyor. Çok akıcı bir dili ve içine çeken konusu var. Petrikor nedir? Öncelikle bundan bahsedelim: PETRİKOR : Yağmur damlaları kuru toprak yüzeyine çarpar ve burnumuza çok güzel bir toprak kokusu gelir ya işte ona Petrikor deniyormuş. ( Bende kitap sayesinde öğrendim ) Size bir Yokluk Ülkesi’nden bahsedeceğim. Haritalarda bulunmayan bir ülke.. Bu hikayede isimler yok. Sadece Kadın ve Adam var. Sebebi; kendimizi onların yerine koyalım diye Olaylar da yok. Sadece his var. (Tabi bu his bana genel olarak sinir olarak yansıdı ) Hikayemiz genelde ofis ortamında geçiyor. Adam kadına aşık, kadının ne hissettiği (bana göre) belli değil Kadın ve adamın hislerine göre ise Lapis ve Oasis gezegenleri hareket etti… Kitap çok ilgi çekici, gerçekten farklı bir konusu var. Adam her zaman kadına yaklaşmaya çalışırken, kadın bir o kadar kalın duvarlar ördü, gururundan ölecekti…ve bu beni aşırı sinirlendirdi, kitabın başında gülerken birden üzüldüm birden kızdım..yazarımızın yapmak istediği tam da bu his değişimi Aşk için kendini bu kadar küçültmek sizce doğru mu İnsanın içinde yaşadıkları mı daha gerçektir, yoksa dışında yaşadıkları mı Yorumlara cevaplarınızı bekliyorum.. Yorumumu okuduğunuz için
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202671 okunma
Gerçek sevginin kitabı
10/10
·112 syf.·
2024 83. kitabı
Sevdiğiniz kişi istedi diye İstanbul'a gitmek. Hemde yol yordam bilmeden yaşlı bir haliniz ile... Bir simit uğrunaydı bütün her şey... Evlilikte mühim olan saygıydı. Kitabı çok severek okudum Fadime Nine ve Ömer Amca sevgiyi o ladar güzel göstermiş ki, günümüzde ne yazık ki bumu eksikliği yaşanıyor. "Sevdası için 'giderim' diyen adamlar sevdiklerini hiç bırakıp da gitmezler." "Her şeyi unutsam dert değil de ben seni unuturum diye korkuyorum." ...
1000Kitap
152 GünFatih Duman · Nesil Yayınları · 2024560 okunma