Meşhur Uçurtma Avcısını sonunda okuma fırsatı buldum. Aslında uzun zamandır ertelememin sebebi arka kapakta yazan tarih-siyaset ikilisini barındırmasıydı ve bu tarz kitaplar pek bana hitap etmiyor. Ama okuduktan sonra inanılmaz beğendim. Kitap Kabil'de yaşayan zengin bir adamın oğlu olan Emir ve hizmetkarının oğlu olan Hasan'la arkadaşlıkları üzerine kurulu. Bir insan,diğerini ne kadar çok sevebilir sorusunun cevabını görüyoruz özetle kitapta. Dili inanılmaz derecede basit olmasına ve süslü anlatımdan,betimlemeden uzak durmasına rağmen kitapta anlatılan her bir duyguyu hissediyorsunuz. Yeri geldiğinden Hasan'ın saflığına,iyiliğine gülümserken yeri geldiğinde Emir'in yaptıklarına kızıp daha sonra olan olaylara üzülebiliyorsunuz. Yani kolay kolay kimsenin hissiz okuyabileceği bir kitap değil mutlaka size bir şeyler hissettirecektir. Kitabın kapağını açmadan önce tahmin ettiğim gibi olay örgüsünü tarihe ve siyasete boğmamış yazar. Onun yerine Afganistan'ın kültürünü,günlük yaşamını,uçurtma yarışlarını ve iki çocuğun dostluğunu anlatmış. Ayrıca durgun ilerleyen bir kitap olmasına rağmen olay örgüsüyle ve hiç beklemediğiniz ters köşelerle sizi şaşırtabiliyor. Öyle aksiyon,heyecan yüklü bir şeyler ağır basmasa da bunaltmıyor okurken,akıp gidiyor sayfalar. Sanki gerçek yaşanmış bir olaya gözlerinizle tanık olmak gibiydi bu kitabı okumak. Daha fazla beklemeden okumanızı tavsiye ederim.