Keşke diziyi izlemeden önce okusaydım diye başladım kitaba ama sadece ilham alındığını gördüm. Diziyi izledim kitabı okumayayım diye düşünmeyin. Kitapda konu daha derli toplu yazarın dili de çok güzel su gibi akıp gidiyor. Ayrıca kitabın da dizinin de ayrı güzelliği var.
Yazarın okuduğum diğer iki kitabına göre daha karışık geldi bana anlayana kitabın içine girene kadar neredeyse ikinci bölüme geldim. Ama betimlemeler yine çok güzel
Aşk acısıyla boğuşan Feribe'nin unutabilmek adına ilginç bir unutma merkezine kaydolması ve yaşananlar absürt bir dille anlatılmış. Beğendim tavsiye ederim.
"Bazı şeylerin hayatınıza giriş nedeni kendileriyle ilgili değil. Onları bir işaret, başka yazıları okumak için vesile olarak görmek gerek"
40 günde anca bitirebildim kitabı ama soğumadan ve sıkılmadan okudum. Sadece Anna ve Vronsky' nin aşk hikayesinden ibaret değil kitap yaklaşık 7-8 karakter var ve hepsinin ruh halleri, davranışları ve düşünceleri en ince ayrıntılarına kadar işlenmiş.
Tavsiye ederim.
Nazan Bekiroğlu'nun ilk okuduğum kitabı ve çok etkilemişti. Onun üzerine diğer kitaplarını da okudum ama hala Nar Ağacının tadı damağımdadır. Tekrar okumak istiyorum.