Hayır, anlayamazsınız. Düşen yaprak sizin bahçenizde değilse, düşen yağmur gözlerinizden akmıyorsa, esen rüzgâr sizin saçlarınızı savurmuyorsa anlayamazsınız. Sadece anlamaya çalışır, yine de kavrayamazsınız.
Uyuyamadığında yapması gereken, terapistinin verdiği tavsiyelere uymaya çalışıyor. Bir düşünceye dal, odaklan ve ondan kurtul. Sonra bir sonrakine geç, odaklan ve ondan da kurtul. Ama onun başaramadığı yer son kısım oluyor. Bir düşünce diğerine takılıyor, aklına getirdiklerinin ta derinliklerine iniyor ve uyması gereken tavsiyeyi unutup habire başa dönmek zorunda kalıyor.
Bağışlayın, vaktim yok, bir dakika bile duramam. İçim içime sığmıyor, büyük bir telaşın ortasındayım. Gitmeliyim.. Duramam, duraklayamam... Zira bugün, gecikmeye gelmeyecek bir randevum var hayatla. Yetişmem gereken bir kader var, beni köşe başında bekliyor.