Puan vermedi·384 syf.··
2026 24. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 16:27
İfrit Leigh Bardugo'dan kalemi deyince kesinlikle eş gecmemeye çalışıyorum. Yine ondan harika bir okuma yaptım. Tüyler ürpertici kurgusu ile tarihin tozlu sayfalarına Madrid'e gidiyoruz. Yani kitabımız historical bir fantastik. İlk başta yumuşak başladı sanabilirsiniz ama hikaye kesinlikle karanlık, korkulu, gizemli ve heyecanlı bir şekilde ilerlerken asıl karakterimiz Luzia'in çevresinde geçiyor. İspanyol Engizisyon döneminde geçen hikayede genç bir mutfak hizmetçisi olan Luzia'in değişen hayatını okuyoruz. Küçük sihir güçlerine sahip olan, Yahudi bir aileden gelen Luzia'in bu güçlerini evin hanımı öğrendiğinde her şey değişir. Kendi hayatından yakınan evin hanımı Valentina hizmetcisinin bu yeteneğini kullanmaya karar verir ve bu olay Krala kadar gider. Ama Luzia'in bu küçük sihirleri o dönemde onlara göre sonu kötü biten bir olaydır. Bunun sonucu yaşanan olaylar Luzia'i Kral için düzenlenen bir turnuvanin ortasına düşürür. Ama bu kolay bir yarışma değildir. Bu durumdan kurtulmak Engizisyon'dan uzaklaşmak için Luzia ölümsüz bir varlık olan Santangel ile anlaşmak zorunda kalir. Her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışan Luzia ya Kralın gözdesi olacak ya da özgürlüğüne doğru uçacaktır. Biz de Engizisyon'un pençesinde çırpınırken hayatta kalmaya çalışan Luzia'in kendi gücünü keşfederken bize sunan karanlık hikayesine konuk oluyoruz. Mücadeleci, güçlü kadın okumayı sevdiğim için benim için güzel ve heyecanlı bir okuma oldu. Tarihi havası, fantastik yönü çok iyiydi. Bu tür kitaplarda romantik rüzgarın esmesi beni mutlu ediyor. Daha bi giriyorum konuya..
İfritLeigh Bardugo · İthaki Yayınları · 2026133 okunma
10/10
·524 syf.·
2026 3. kitabı
Masumiyet müzesi Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum.. bilseydim asla kaçırmazdım o mutluluğu… İncelemem de öncelikle size burda ne yazarsam yazayım Romanımızın baş kahramanlarının çektiği o acıyı, birlikte geçirdiği dakikaların verdiği hazzı ve mutluluğu,birlikte olamadıkları zaman beklemenin verdiği o heyecanı,kaybetme korkusunun verdiği o acıyı, anılara saklanışlarını, o anılara sığınıp o anı tekrar yaşamanın verdiği hayal gücündeki aşkın tutkusunu o tutkunun hemen ardından gelen acının kat kat artarak keskinleştiğini anlatamam. Bu kitabı okuduğumda aklıma şu cümle geldi; Aşkın 3 tane cemresi vardır . Bunlardan biri ilk göze düşer bu beğenidir. Kemal şanzelize butiğe ilk girdiğinde Füsunu görür görmez gözlerini ondan ayıramamış, saçlarının savruluşuna gözlerinin içinin gülümseyişine utangaçlığına , esmer tenine yakışan o güzel elbisesine , uzun ince parmaklarına, bedeninin zerafetine büyük bir hayranlık ve beğeni duymuştur. 2. Cemre ise merhamet apartmanında kalplerine düştü bunun adıda sevgiydi . Gün geçtikte aynı saatte merhamet apartmanında buluşuyorlar. Soru sormadan, birbirlerini yargılamadan, sonlarının ne olucağına karar vermeden vakit geçiriyorlar ama vakit de hiç geçmesin istiyorlardı. Kemal’in Yakında nişanlanacağını bildiği Sibel’e hissettiği şefkat de hiç eksilmiyordu. Merhamet apartmanında Füsun’la birlikte olmanın ona verdiği mutluluk ertesi gün yine ona aynı saatte kavuşmanın verdiği o heyecanla birleşiyor hiç aklından çıkmıyordu. Nişanlandığı gece bile Füsun’u salonda gördüğünde kalbinin mutluluktan hızlı hızlı çarptığını , içinde uçuşan kelebekleri, yanına gitmenin verdiği hazzı gizli bir şekilde içinde kendi yaşamıştı. Ertesi gün yine aynı yerde aynı saatte buluşacağını düşündüğü sevgilisi Füsun’u göremeyince gelecek umuduyla beklemenin verdiği
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·304 syf.··
2025 26. kitabı
Önemli tarihleri, isimleri ve özellikle "neden-sonuç" ilişkilerini küçük notlar alarak okucağınız kapsamlı bir akademik kaynaktır Tavsiyem bir bölümü bitirmeden diğerine geçmemeye çalışın. Temuçin Faik Ertan
Başlangıcından Günümüze Türkiye Cumhuriyeti TarihiTemuçin Faik Ertan · Siyasal Kitabevi · 2022234 okunma
Bir ben var bir de öteki
7/10
·188 syf.··
2025 17. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2025 15:17
Dostoyevski; İnsancıklar'dan sonra yazdığı ikinci kitabı, ve ana teması kişilik bölünmesi olduğu için de ilk psikolojik eseri olarak geçiyor. 9. Dereceden memur olan Yakov Petroviç Golyadkin, bir gün utanç verici bir olay yaşar. Bu olayın etkisi, içsel hesaplaşmasındayken kendisine çok benzeyen birini görür başta yanıldığını sanır ama ertesi gün iş yerinde çalıştığını görünce rahatsız olmaya başlar bu kişi ismi olsun kıyafeti olsun yüzü olsun baştan sona bay Golyadkin e benzer, ürpertici bir benzerlik... İkiz gibi. Ana karakterimiz bu kadar kendine benzeyen kişiyi Öteki olarak bahseder. Onu bir gün evine çağırır diğer gün olduğunda bu ötekinin onun yerine geçemeye çalıştığını görür. Nereye giderse gitsin ondan önce o yerde bu öteki bir iz bırakmıştır. Onun çizdiği imajı yada ahlakı zedeledigini, bozduğunu düşünüp bir psikolojik savaşa girer. Tamamen ötekiyle bir çatışma, ve onun zihninde düşüncesinde etkilerini görürüz. Genel olarak böyle bana biraz ağır geldi kitap. Okurken huzursuz hissettim. Bir kaç yıl sonra tekrar okumayı düşünüyorum...
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
1Q84 Üzerine - Spoiler içerir
Puan vermedi
Sene boyunca kütüphanede bu kitapla göz göze gelip, bir türlü alıp okumaya cesaret edememiştim. Tam 1256 sayfa, tuğladan hallice bir kitap... Yaz tatiline niyetlendim, okullar tatil olur olmaz kütüphaneye gidip kitabı aldım, başladım okumaya... 1Q84 kitabı, yazarın okuyacağım 5. kitabı olacaktı. Öncesinde Sahilde Kafka, Pinball 1973, Sputnik Sevgilim ve Koşmasaydım Yazamazdım kitaplarını okumuştum. Özellikle Sahilde Kafka ve Koşmasaydım Yazamazdım kitapları ile hayranlığım top noktaya çıkmıştı. Bir koşucu olarak, Marukami'nin de bizim gibi "ayarı kaçık" olması kendisine sempatimi artırıyor. İçten içe "Bu da bizden!" diyorum. Gelelim 1Q84'e... İsmi George Orwell'in 1984'ünden geliyor, fakat beklendiği gibi -en azından ben öyle bekliyordum- o distopya ile bir benzeşimi yok. Sadece bir gönderme olarak yer alıyor. İlk kitap Tengo ve Aomame karakterlerinin arasında geçiyor. Yan karakterler kitabı zenginleştiriyor. Kitapta Fukaeri isimli genç kız Pupa Hava isimli bir kitap yazıyor, bizim Tengo da bu kitaba hayalet yazarlık yaparak işe ortak oluyor. Kitapta Little People'lar havadan pupalar yaparak iki evren arasında bir köprü kuruyorlar; 1Q84 evreninde olup olmadığımızı da biz gökyüzünde iki tane ay olmasından anlıyoruz. Fukaeri; Little people'ların olduğu tarikatın liderinin kızı aynı zamanda. İlk iki kitapta tansiyon yükseliyor. Heyecan artıyor, Little people insanların ağzından çıkıyor, Aomome tarikat tarafından aranıyor, Little people ortaya çıkıp köpeği öldürüyor vesaire... Okurken çok heyecanlanıyoruz. Üçüncü kitapta Uşikava diye bir ana karakter ekleniyor ve Aomome'yi takip ediyor. Aomome, Tengo'yu bulmaya çalışıyor, okurlar olarak biz yine çok heyecanlanıyoruz. Çünkü olaylar Peak noktaya ulaştı; yavaştan çözülmeye başlaması lazım. Derken ne oluyor biliyor
1Q84 (Tek Cilt)Haruki Murakami · Doğan Kitap · 20164,112 okunma
Beyaz Leke - Özgürlük (kitap ve final yorumu)
6/10
·928 syf.··
2025 6. kitabı
(spoilersız ve spoilerlı iki kısımdan oluşuyor spoilerlı yere işaret koydum) (Spoilersız) Selamm...Beyaz Leke'nin ikinci kitabını yeni bitirmişken biraz hakkında konuşalım istedim. Beyaz Leke'yi en başından beri okumama sebep olan şey alışık olmadığımız kurgusu olmuştu. Okumaya başladıktan sonra da kitabın sürekli tahmin edilemez olması çok normal ilerleyen bir sahnede aniden aksiyonun yükselmesi benim kitabı okumamı sağladı. İlk kitap inanılmaz akıcıydı ve çok çok severek okudum. Burada şu küçük notu geçmek istiyorum malesef Aslı Arslan'ın yazım dilini beğenemedim. Beğenmememin sebepleri de şöyle, Karakterler yaşlarının olgunluğunu taşımıyorlar. Sözde karakterler yirmilerin sonlarında ama bazen sanki çocuk gibi davranıyorlardı.Bu beni rahatsız etti açıkçası. İkincisi de sürekli karakterleri yücelte yücelte bitirememeleriydi. "Çünkü o Avukat Eftelya Atalar, çünkü o Örgüt Lideri Eftelya Atalar, Tugay Demir Çeviker'in Sevgili Avukatı Eftelya Atalar, Adnan Atalar'ın kızı Eftelya Atalar" Bunlar sadece Eftelya için söylenen bir kaç örnek aynılarını Tugay içinde duyuyoruz yan karakterler içinde ve abartmıyorum en az bin kez. Açıkçası beni çok rahatsız etti tamam anladık yani. Açıkçası ben kitabı okurken bu gibi karakterleri abartma işinin biraz okuyucuya bırakılması gerektiğini düşünüyorum. (Buradan sonrası spoilerlı) Kitap gayet iyi başlamışken bir süre sonra bana olayların akışı çok geçmemeye başladı. Devamlı bir hain muhabbeti döndü durdu. Biri bulundu aslında o değilmiş başkasıymış. Defne bir öyle bir böyle şamar oğlana döndü zaten en sonunda da olan yine ona oldu üzüldüm açıkçası. Neyse sonra Başkanı öldürdüler asıl düşman "X" çıktı sonra finalde asıl ennn başından beri Ufukmuş. Bu devamlı oymuş buymuş muhabbeti sıktı açıkçası. İlk başlarda iyiydi merakı
1000Kitap
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,858 okunma