Rüyalarım… Varlıklarıyla beni rahatsız ediyorlar, çünkü ziyaretime gelmeye başladıklarından bu yana gecem gündüzüme, hakikat hayale karılmış vaziyette. Bedenim uykuyla buluşur buluşmaz onlar da geçmişin anısından, hatıranın tortusundan, hayalin buluşundan, buldukları bütün ince çatlaklardan sinsice süzülerek aklımın karanlığına doluşuyorlar. Öyle ağır, öyle sıkıntılı bir hal yüklüyorlar ki bana, sabahı zor ediyorum.
Yokluklarıyla beni rahatsız ediyorlar çünkü gece boyu aklımı ve ruhumu ne kadar yorarlarsa yorsunlar, ertesi gün onları hatırlamıyor, sadece verdikleri müthiş sıkıntının ağırlığını duyuyorum. Böylece gecelerim yetmezmiş gibi, gündüzlerimi de zehrediyorlar. Gecelerimi karartanın tam olarak ne olduğunu bilsem, ona göre bir önlem almam ya da kendimi telkin etmem mümkün olacak belki.
Hayat ilerleme yolunda devam ettikçe o saflık kalmıyor, o mazlum eda değişiyor, insan başka türlü şeyler düşünmeye başlıyor. O saf kalp; kirli, huzur kaçıran düşüncelerle bulanıyor. O saf pınar kirleniyor, meşgaleler artıyor. Fena fena düşünceler geliyor. Ben bu değişimlerden uzak kalmadım, ben de bulandım. İnsan neyle buluşmaz ki ayrılığa alışmasın? Ben de alıştım.