Offf off off!!! Diyerek başlasam incelemeye yanlış olmaz sanırım. Çünkü kitabın sonunda düğümün çözüldüğü yerde aynen bu tepkiyi verdim. Spoiler vermek istemiyorum ama bu hiç beklediğim bir son değildi, bir an yanlış okuyorum bile sandım :)) Theo’nun özel hayatından neden bu kadar bahsediyorsun Alicia’ya ne olacak sadede gelsene be adam diye düşünerek okurken kitabın sonunda tüm taşlar yerine oturdu. Hem çok akıcı hem de çok ilgi çekici bir kitaptı dizi izler gibi tek solukta okudum diyebilirim. Kitapla ilgili tek sevmediğim ayrıntı hikayedeki en kötü,en itici karakter olan Elif karakterinin Türk olmasıydı,o da yazarın Yunan olduğunu öğrenince şaşırtmadı :) ama neticede kesinlikle tavsiye ederim. Benim gibi gerilim okumayı seviyorsanız kesinlikle okuyun.
"Babalar, alnımıza yazılmış yalnızlıklardır. "
#hasanalitoptaş
#bababizimlegelsene Berrin hocamın ikinci öykü kitabı. #kayıpoyuncakbebek 'ten sonra bu kitabını da çok severek okudum.
Eser, on sekiz öyküden oluşuyor. Her öyküde durup düşünmeniz gereken yerler var. Bu kitabında felsefeci yönünü de konuşturmuş Berrin hocam. Metaforlar, imgesel anlatım, cansız varlıklara verilen kimlikler, kişileştirme ve konuşturma sanatı, felsefî yaklaşımlar, etkileyici bitişler hayli fazla.
Kendisinin iyi bir okur olduğunu biliyorum. Yer yer İhsan Oktay Anar tarzında, Latife Tekin tarzında ifadeler gözüme çarptı. Hoşuma da gitti. Hatta bir öykü ile 7. Koğuştaki Mucize filmi arasında bağlantı kurdum.
Büyülü gerçekçilik kullanımı da güzeldi. Hüzünlü öyküler... Sarsıyor insanı. Sarsılmak da gerek kimi zaman. Ama ben mutlu sonlara inanıyorum kendi adıma. Bunu da belirteyim.
Günümüz z kuşağını bi nebze anlamak için okunması gereken güzel bi kitap. Arada kiuçurumu görmek rahatsız etse de , yazarın anlatışı çok güzeldi.okumanız tavsiye ederim
Kitaba başlarken uygulamaya bakarak fikir edinmeye çalıştım ancak , gördüğüm kadarıyla çok bilinen ve okunan bir eser olmamış bu yüzden çok bir beklentiye girmeden şans vermeye çalıştım. Kitabın konusu bir gazetecinin son zamanlarda işlenen yalnız kadın cinayetlerini ele almasıyla ilgili. Ancak ilgi çekici bir şey var ki yazar kahramanlara isim vermiyor. Anlatılan kişiler komiser Muhabir , gazeteci kadın şeklinde. Sanırım toplumdaki yerlerine ağırlık verilmiş olaylara bakış açısı da mesleklerinin etkisiyle şekillenmiş. Velhasıl konuların ilerlemesi ile insanlarin saygı mesleklere Mensup olsalar bile, kişiliklerinin bozuk olmasını engellemiyor. Başta biraz karışık gelsene olaylar ilerledikçe birbirleriyle olan bağlantıları net bir şekilde ortaya çıkıyor. Ancak son sayfada insanın aklını karıştırıp belirsiz bir final verilmiş acaba kitabın ikinci serisi var mı ya da yazar 2 serisini yazmayı düşündüğü için mi böyle bir yol denemiş insan düşünmeden edemiyor .
Kitap bir batılı iseniz çok işinize yarayabilir. İngiltere, Almanya'da hatta herhangi bir Balkan ülkesindeyseniz bu kitap size göre.
Ancak Türkiye gibi her an kurtlar sofrasında sıranın size ne zaman geleceğini beklediğiniz, her şeyi puslu ve karanlık gördüğünüz bir gerçeklikte bu kitap sadece sizi sinir edecek.
Yazar İngiltere'den sıkılıp İtalya'ya gitmiş. maçan yiyorsa gelsene o çok özendiğin sentez yaptığın doğu ülkelerine.
Gerçekten sırf kitap 9 lira diye aldığım gerçeği ve 10 kusür yıl içgüdüsel olarak erteleme sebebimi kitap bitince anladım. Şımarık bir küçük burjuva İngiliz hayatından sıkılıp azcık Taoizmden feyz alıp İtalya'ya göçüyor ve bana diyor ki insanları, amaçları, doğduğun ülkeyi s. ktir et valla John kardeş bu ülke bizi... Neyse üç noktayı eminim ki üslubunca dolduracak çok kişi olacaktır.
İşte bu yüzden kişisel gelişim kitapları okumak saçma. Çünkü şımarık Batılıların olmayan dertlerini dert edinmesi ve bu dertlerini nasıl tekrar şımarıkça çözdüklerini anlatıyorlar.
S*ktir EtJohn C. Parkin · Arunas Yayıncılık · 20115,4bin okunma
Son Arayış
Mehmet Dorukhan Üçer
Bir Yüzleşme Hikayesi
.
Kehanet, "Fısıltılar Tepesi'nin kalbinde, unutulmuş bir köyde, 'Yükselen Karanlık'ın tohumu filiz verecek. Bir kahramanın son nefesi, efendisinin uyanışını müjdeleyecek. Alevler içindeki bir köy, yeni bir çağın başlangıcı olacak" diyordu. #sayfaseksenaltı
.
Ogan, bir kapıyı aralarken labirentlerde yolunu aramaktadır. Her satır, bilinmeyen bir bölgenin karanlıkta parıldayan ipliklerini dokuyarak İlerleyen bir kaşifin cesaretidir. Bir kılıcın şakırtısını veya bir büyünün mırıltısına değil bir yüreğin en uzak köşelerinde yankılanan sessiz çığlıkları duyacaksınız.
.
Ona Krallığını kurtaracak silahı veriyordu. O gece, ona olan güveni bir kat daha arttı. Onun, Atus'tan farklı olduğuna, bu gücü bir gece kullandığına inanmak istedi. #sayfayüzotuzaltı
.
Ogan, kayıp kız kardeşini bulmak için çıktığı bu yolda ona duyduğu özlem ile macera dolu bir yolculukta ezginin sesini dinleyeceğiz.
.
Ne kadar denerse denesinler kapı veya her neyse açılmıyordu. Büyücü çeşitli büyüler yaptı ama fayda etmiyordu. Saatler sonunda grup yorulmuştu. Herkes kendi halinde oturup dinleniyordu. #sayfaikiyüzaltı
.
Gizemli bir roman ile bizleri fantastik bir yolculuğa çıkarıyor yazarımız. Kızıl gölgelerin avı ile başlayan kitabımız bizi üç boyutlu bir sahneye başbaşa bırakıyor. Her sayfasında yeni bir keşif ve beklenmeyen olaylar beni kitabı merakla okumaya yol açtı. Tabi yeni isimler ve karakterler ilk defa okuyanlar için ilk başlarda sıkıcı gelsene zamanla kitabı birakamayak hale geldim. Üçyüzyirmibir sayfalık kitap vakti olanlar için bir iki gecede bitebilecek seviyede.
.
Bu kitabı 1000 kitap uygulamasından bana imzalı hediye eden yazarımız ve Hanife Çıta'ya Teşekkürlerimizle.
HANİFE ÇITAMehmet Dorukhan Üçer
Son ArayışMehmet Dorukhan Üçer · Cinius Doğrudan Yayıncılık · 202510 okunma