Puan vermedi·360 syf.··
2026 52. kitabı
Unutulmuş Kuşlar Göğü •3 | Kübra K. Berk Selam canım nasılsın Bugün sizinle okurken meraktan bir sayfa diyip dört saatte bitirdiğim o kitapla geldim aman dikkat benim gibi olmayın gözlerim hiç iyi değil Kitabın konusu aslında Evera’nın uyanışı üzerine kurulu ama bu sadece fiziksel bir uyanış değil. Elmas gen olduğunu öğrendikten sonra aylarca süren o derin uykunun ardından artık eski Evera yok. Kardeşi Zey’in ölümüyle başlayan o intikam arzusu bu kitapta bambaşka bir boyuta taşınıyor. Evera artık sadece kayıp yaşayan bir kız değil acılarıyla büyümüş, öfkesiyle güçlenmiş ve herkesi karşısına alabilecek birine dönüşmüş durumda. Ve bunu okumak inanılmaz etkileyiciydi. Çünkü karakterin içindeki kırgınlığı, yalnızlığı ve o bastırılmış öfkeyi resmen hissediyorsunuz. Rans Kalt…Gerçekten bu serinin en sevdiğim karakterlerinden biri olmaya devam etti. Evera’nın başında aylarca beklemesi, herkes ona düşman olmuşken bile vazgeçmemesi, sevgisini isyanla karıştıran o hali Bence kitabın en güçlü duygusal taraflarından biriydi. Rans’ın sevgisi böyle klasik romantik erkek karakter sevgisi gibi değil daha çok dünyayı karşıma alırım ama seni bırakmam diyor resmen. Özellikle Evera’yı korumaya çalışırken yaşadığı çaresizlikler çok etkiledi beni. Çünkü bir yandan sevdiği kişiyi kaybetme korkusu yaşıyor, diğer yandan çevresindeki herkes Evera’yı tehdit olarak görüyor. Kitap boyunca siyasi entrikalar, göçmenler meselesi, düşmanların planları ve kimsenin tam olarak güvenilir olmaması sürekli bir gerilim yaratıyor. Tam biraz rahatladım diyorum, sonra yeni bir sır ortaya çıkıyor. Hele Evera’nın öldü sanılan ablasıyla ilgili olaylar.. offf O kısımlarda resmen şok oldum. Yazar ters köşe yapmayı gerçekten çok iyi biliyor. Bir de kitabın atmosferi aşırı yoğun. Sürekli yaklaşan bir felaket
Unutulmuş Kuşlar Göğü 3K. Kübra Berk · Artemis Yayınları · 202626 okunma
9/10
·616 syf.··
2026 16. kitabı
Keşke biraz daha biyoloji bilseydim dedirten kitap... Biyolojiyle yakın temasta olan insanlar için ne seviyedir bilemiyorum ama benim gibi lise biyolojisinin üzerine fazlaca bilgi koymamış insanlar için oldukça doyurucu bir kitap olacağını düşünüyorum.Eğer temel sevinenin biraz daha üstünde bir biyoloji bilgisine sahipseniz bu kitabı okurken muhtemelen daha çok keyif alacaksınız. Çoğunlukla teknik terimler ve konuya özel bilgilerle dolu olsa da son derece akıcı bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Biyolojinin ( gen ve bağlantılı çalışmaların ) gelişim süreci oldukça anlaşılır bir dille, yer yer ilgili hikayeler eklenerek,yazarın hayatından kesitlere de yer verilerek, üstelik geçmişten günümüze doğru sıralı bir düzenle anlatılmış. Belki günümüze daha yakın olduğundan ve aşina olduğumuz isimlere, olaylara bu bölümlerde daha sık rastladığımızdan dolayı, kitabın ikinci yarısının ilk yarısına göre cok daha hızlı ilerlediğini söyleyebilirim. Şimdiden herkese iyi okumalar.
GenSiddhartha Mukherjee · Domingo Yayınevi · 2019457 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 12:31
SESSİZ MİRAS-MELANI DOBSON,448 sayfa, “ Bazı sırlar zamanla değil, cesaretle açığa çıkar.” Sessiz Miras yine bir İkinci Dünya Savaşı yine Nazi Zulmü ve yine Yahudi soykırımı ile ilgili…Ama bu sefer savaşı farklı bir yönden okuyoruz.Kaybolmuş insanlar,ailelerinden koparılmış çocuklar ,geçmişi unutturulan insanlar, geçmişin karanlığında gizlenen sırlar ,üstün nesil yetiştirme takıntısı,arkeolojik çalışmalar görüntüsü altında gen araştırmaları ,kaybolmuş insanlara ait miraslar … Kitabı okumaya başlamadan önce yanınıza kağıt kalem almanızı önereceğim.Çünkü karakter çok,birbiri ile iç içe ve geçmiş ile günümüz arasında gidip geliyoruz.Kitabın sonunda kim kimdir açığa çıkıyor ama olaylar arasında bağlantı kurabilmek için bir soy ağacı🪾 çıkarmak kesinlikle gerekiyor.Olaylar ve kişilerin bağlantısı ancak o zaman daha iyi anlaşılıyor ve kitabı okunur kılıyor.İlk kez bu kadar karışık olayların ve kişilerin anlatıldığı bir Arkadya Yayını okudum.Benden size küçük bir tiyo… Yine gerçek olaylar üzerine kurulmuş bir dönem kitabı…Geçmiş 1940’larda başlıyor gelecek 1999 lardan..Geçmiş dönem karakterlerin fedakarlıklarını,dostluğu,kayıp çocuklara sahiplenmeyi anlatırken günümüz de karakterlerin geçmişten gelen bir sırrı çözmesini anlatıyor. “Bir aile sırrı nesiller boyu sessiz kalabilir mi, yoksa gerçekler eninde sonunda gün yüzüne çıkacak bir çatlak bulur mu?" Kitapta 1940’ların Nazi Almanya’sından günümüz Amerika’sına uzanan etkileyici bir yolculuğu okuyoruz.Geçmişin saklı sırlarını ve unutulmuş kimliklerini bir araya getiren roman, Hanna Tillich adında genç bir arkeoloğun ve soykırım araştırmacısı Ember Ellis’in kaderlerini kesiştiriyor. Naziler tarafından kaçırılan küçük bir kız çocuğu ve günümüzde bu hikâyenin izini süren bir araştırmacı… Hanna
Sessiz MirasMelanie Dobson · Arkadya Yayınları · 202559 okunma
İlk Ayfer Tunç Kitabım
10/10
·440 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 00:00
- Spoiler olabilir - Borges’in hiçbir şeyi unutamadığı için düşünme yetisini kaybeden Funes’e benzeyeceğimden korkuyorum diyerek başlaması kitapta olanları özetliyor. Unutamadıklarını yazarak kendisiyle yüzleşip hayatının muhasebesini yapıyor, belki de travmalarını yazarak kendini rehabilite ediyor, okuyucuya bu mesajı veriyor olabilir. Ayrılığın hediyesi şarkısında “iyiniyetlerimi bir bir yargılayıp asıyorum” diyen Ahmet Kaya gibi, karakterlerin travmalarını yargılayıp bir bir asmış, bir nevi korkularıyla yüzleşme diyebilirim. Takıntılı bir aşk hikayesi gibi görünse de gerek sosyolojik tespitler gerekse ülkemiz panoraması, hazır konfeksiyon gibi değil, terzi dikişi bir elbise gibi resmedilmiş; yazarın bu titiz işçiliği, sosyolojik derinliği adeta bir nakış gibi metne işlemiş. Hukukta karar alma mekanizmasını sakatlayan irade fesadı halleri vardır. Korkutma – tehdit – aldatma – yanılma Yani bir kişiyi tehdit ederek bir karar aldırırsanız onun iradesini sakatlamış ve yanlış karar aldırmış olursunuz gibi. Bana göre bir insanın aşık hali de bu irade fesadı hallerinden biri olabilir. Yani aşık insanın iradesi kendi elinde olmadığı için aldığı kararları irade fesadı haliyle almış gibi değerlendirebiliriz. Şehnaz’ın durumunu bu şekilde yorumluyorum. Akademi dünyası özelinde ülkemiz panoraması iyi çekilmiş. “Doçent olana kadar büyük hocaların krallıklarında paryaydılar ve bu paryalar krallarına yaranabilmek adına yaptıkları övgüler zinciri dünyayı üç defa turlayabilirdi.” Kemal Tahir’in bir orospu tanımı var: “Orospunun dişisi, erkeği olmaz. Orospuluk huydur. Söz verip tutmamak, borcunu inkâr etmek, birini casuslamak, arkadan adam vurmak, kendinden zayıfı ezmek; hattâ korkmak bile yerine göre orospuluktur.” Kısacası yazar diyor ki ülkemizde bir kısım insanlar gücünü
Duygu ve Düşünce
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
Ruh Tozlu Raftan Bile Kalktı!
Puan vermedi·200 syf.··
2026 75. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 09:59
Ruh İş Başında adlı eserde Franco Bifo Berardi hem ekonomik sistemleri hem de günümüz teknolojik gelişmelerin insan kavramının ve hayat bağlarının ne kadar sığ bir çepere indirgediğini, bireyin ve toplumun anlam-mana diyagramlarını aksaklığa uğrattığının anlatımını sağlamıştır. Bu bağlamda eser hem bir eleştiri hem de kavramların genişledikçe tasavvrunun iklimlerinin değiştiğini göstermiştir. Ruh İş Başında adından anlaşılacağı üzerine çağın ruhunu kaybettiğini ve artık ölçütlerin ya da metafizik örüntülerin cüzdana, fordist sisteme ve robotik diyagrama entegre olduğunu söylemiştir. Bu söylemi sağlarken Franco Bifo Berardi; Felix Guattari, Gilles Deleuze ve Michel Foucault gibi düşünürlerin de kavramlarından da faydalanarak eserinin tikel çeperinin genişlik alanlarını göstermiştir. Buradan da anlaşılacağı üzerine ekonomik sistemlerin 'insan' tanımlarına indirgediğinde ne kadar sığlaşıp makineleştiğinin anlatısını sunmuştur. Bu sunuşla birlikte birey ve toplumun kendi 'ben olmak' kimliğinden uzaklaştığını ve bu uzaklaşmanın evrimsel tanımla örtüştürmek için biyoloji bağlamından yakınsak bir alan kurarak düşünce ufkunun kalıplarının materyalist çerçevesini de çizmiştir. Sonuç olarak; Franco Bifo Berardi Ruh İş Başında eserinde birey, toplum ve insan kavramlarının gittikçe çöküntü ve buhran içinde kalacağını söylev olarak okuycuya sunmuştur. Bu sunuşla birlikte 'bencil gen' üzerinden de karamsar yaşamaya ayak uydurmanın temel dinamiği hayatta kalma çabamızın yüceliği açısından varolacağını söylemiştir. Bu söyleyiş ışığında ruhun artık rafa kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Bu yüzden insan artık ruhsuz, duygusuz ve sadece anlık haz bağıntılarıyla makinenin dişlileri gibi çalışmakta olan, canlılığının yitimine rey veren bir şey olma özelliği kazanmıştır. Kazanımlarıyla kaybedişleri bir kefeye koyulduğunda mağlubiyetin resmi pür biçimde kendini
Duygu ve Düşünce
Ruh İş BaşındaFranco Bifo Berardi · Metis Yayıncılık · 201223 okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2026 11. kitabı
ADEMDEN ÖNCE/ JACK LONDON Bir kitap düşünün ki evrim teorisini; bilinçdışı, gen aktarımı, ırksal bellek, reenkarnasyon, ırksal hatıra, germ plazma, kişilik bölünmesi, kalıtsal miras ve içgüdü–rüyalar ile harmanlayarak sizi “ilkin ve sonun”yolculuğuna çıkarıyor… Peki nedir bu kavramlar ? (Önce öğrenelim) • Bilinçdışı: Farkında olmadan zihnimizde yer eden, davranışlarımızı ve tepkilerimizi etkileyen düşünce ve duyguların bulunduğu alan. • Gen aktarımı: Anne ve babadan gelen genler yoluyla fiziksel ve bazı davranışsal özelliklerin nesilden nesile geçmesi. • Irksal bellek: Atalarımızdan gelen deneyimlerin, genetik ya da kolektif bilinç yoluyla bizde iz bırakması. • Reenkarnasyon: Ruhun ölümden sonra başka bir bedende yeniden doğduğu inancı. • Irksal hatıra: Geçmişte yaşamış atalarımızın deneyimlerinin, bilinçaltı düzeyde bugünkü insanı etkilemesi düşüncesi. • Germ plazma: Canlıların kalıtsal özelliklerini taşıyan ve nesilden nesile aktaran biyolojik yapı. • Kişilik bölünmesi: Bireyin zihninde birden fazla kimlik ya da kişilik durumunun ortaya çıkması. • Kalıtsal miras: Fiziksel özelliklerin yanı sıra bazı eğilim ve davranışların da genetik olarak aktarılması. • İçgüdü: Öğrenilmeden, doğuştan gelen ve canlıyı belirli davranışlara yönlendiren doğal eğilimler. • Rüyalar: Uyku sırasında bilinçdışının ortaya koyduğu, çoğu zaman geçmiş deneyimler ve bastırılmış duygularla bağlantılı zihinsel imgeler. Günümüzdeki modern insanın, rüyalarına sirayet ettiği bilinçdışı unsurları gen aktarımı ile açıklamaya başlıyor Jack London.. Hatta bu durumu basit ama güçlü bir temele dayandırılıyor :) “düşme rüyası”… Evet, düşme rüyası… Hemen herkes rüyasında bir boşluktan düştüğünü görmüştür. Bu rüya, atalarımızın en ilkel dönemlerde ağaçlardan düşme korkusunun bir yansıması
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526bin okunma