ADEMDEN ÖNCE/ JACK LONDON
Bir kitap düşünün ki evrim teorisini; bilinçdışı, gen aktarımı, ırksal bellek, reenkarnasyon, ırksal hatıra, germ plazma, kişilik bölünmesi, kalıtsal miras ve içgüdü–rüyalar ile harmanlayarak sizi “ilkin ve sonun”yolculuğuna çıkarıyor…
Peki nedir bu kavramlar ? (Önce öğrenelim)
• Bilinçdışı: Farkında olmadan zihnimizde yer eden, davranışlarımızı ve tepkilerimizi etkileyen düşünce ve duyguların bulunduğu alan.
• Gen aktarımı: Anne ve babadan gelen genler yoluyla fiziksel ve bazı davranışsal özelliklerin nesilden nesile geçmesi.
• Irksal bellek: Atalarımızdan gelen deneyimlerin, genetik ya da kolektif bilinç yoluyla bizde iz bırakması.
• Reenkarnasyon: Ruhun ölümden sonra başka bir bedende yeniden doğduğu inancı.
• Irksal hatıra: Geçmişte yaşamış atalarımızın deneyimlerinin, bilinçaltı düzeyde bugünkü insanı etkilemesi düşüncesi.
• Germ plazma: Canlıların kalıtsal özelliklerini taşıyan ve nesilden nesile aktaran biyolojik yapı.
• Kişilik bölünmesi: Bireyin zihninde birden fazla kimlik ya da kişilik durumunun ortaya çıkması.
• Kalıtsal miras: Fiziksel özelliklerin yanı sıra bazı eğilim ve davranışların da genetik olarak aktarılması.
• İçgüdü: Öğrenilmeden, doğuştan gelen ve canlıyı belirli davranışlara yönlendiren doğal eğilimler.
• Rüyalar: Uyku sırasında bilinçdışının ortaya koyduğu, çoğu zaman geçmiş deneyimler ve bastırılmış duygularla bağlantılı zihinsel imgeler.
Günümüzdeki modern insanın, rüyalarına sirayet ettiği bilinçdışı unsurları gen aktarımı ile açıklamaya başlıyor Jack London.. Hatta bu durumu basit ama güçlü bir temele dayandırılıyor :)
“düşme rüyası”… Evet, düşme rüyası…
Hemen herkes rüyasında bir boşluktan düştüğünü görmüştür. Bu rüya, atalarımızın en ilkel dönemlerde ağaçlardan düşme korkusunun bir yansıması