Puan vermedi·102 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:17
Bu kitabı almamın ve okumamın temelinde merak ve Komünist Manifesto hakkında az çok bir bilgiye sahip olma isteği bulunmaktaydı. Şahsen bir çizgi roman gibi okudum, o yüzden yüzde yüzümü vermedim. Zaten amacım Komünist Manifesto’yu buradan öğrenmek değildi. Gene de giriş için okunabilir
Çizgilerle Komünist ManifestoKarl Marx · Yordam Kitap · 2020233 okunma
Bu Neydi Şimdi?!!
7/10
·304 syf.·
2026 44. kitabı
Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını aşırı popüler olmadan önce okuyan şanslılardanım. İlk okuduğumda bayılmıştı. Ama tekrar okuyunca o kadar sevemedim. Ama bu kitap bambaşkaydı. İyi anlamda sevdim diyemem ama sevmedim de diyemem. Gene post-it doldurduğum bir kitap oldu. Ama okurken sıkıldım. Sonlara doğru ilginçti. Ve olmasını istediğim olay gerçekleştiği için fazla puan kırmadım. O konuda spoiler vermeyeceğim. Wilbur hariç herkesi sevdim. Gene de aşırı sevdiğim bir karakter olmadı. Gece Yarısı Kütüphanesi'ni sevenler okuyabilir. Onun dışında okumak isteyenler kendileri bilirler. Almaya fazla gerek yoktu bence. Kitaba puanım 7. Herkese iyi okumalar dilerim.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026339 okunma
Reklam
İdare eder ama fazla taraflı ve yüzeysel bir kitap
5/10
·128 syf.·
2026 21. kitabı
Yazar ıttihad ve terakki yi darbeci olarak anlatıyo ve işin komik tarafı alman kuklası olduğunu söylüyo Atatürke de alttan alta ingilizlerin çıkarlarını korudu ondan Atatürk döneminde yabancı devletler bizle uğraşmadı gibi şeyler söylüyo başlangıç olarak ordudan bahsediyim ittihat ve terakkiden öncesindeki durumu ve sonraki durumu karşılaştıralım Abdülhamid askerin güçlenmesinin iktidarına zarar vereceğini tahta çıkarken gördüğü için liyakatli olanlar yerine sadık olanları üst mevkilere getiriyo Abdülhamid tarafından bakınca mantıklı ama ittihatci lar ülkenin okumuş kesimi ve oldukça da potansiyeli olan insanlardan oluşuyo liyakatsiz ama sadık insanların onların olması gereken konumlara gelmesini adil bulmuyolar ve de istibdattan bıkmış durumdalar mevcut durumun değişmesini istemeleri gayet normal ve bildikleri önemli bir şey var ordu zayıf olursa Osmanlı asla birarada kalmaz Abdülhamid in İslamcılık politikası kağıt üstünde mantıklı ama o dönemde hilafetin hiçbir gücü yok eğer gücü olsaydi Osmanlı Cihad ilan ettiginde bizim yanımızda kalirlardi ama onlar bizim yanımızda olmayı bırak karşımızda yeraldilar onları savunmaya giden askerlerimize saldırdılar Ümmet treni olayını araplar bayram olarak kutluyor hatta müzede sergiliyolar bizim savaşa girmemize gelince ingilizler kabul etmediler biz de alanların yanında savaşa girdik diye bisey yok almanlar bizi kendi taraflarında istemiyorlar Avusturya Macaristan bizi yanlarında istiyorlar Sırbistan iki tarafta sıkıştırip hızlıca işgal etmek için ve almanlari onlar ikna ediyo ve de bizim savaşa girmeme gibi bir şansımız yok çünkü o dönem rusylarin ihracatı ve ithalatı İstanbul ve Çanakkale üstünden yapılıyo biz boğazları kapatmazsak almanlarla problem yaşardık ve ingilizler bizim asla arkamızda durmazdı kapattığımız için de
Türkiye Cumhuriyeti ve Türk BirliğiMurat Atalay · Bilgeoğuz Yayınları · 20109 okunma
Lahmacun Turkish pizza değildir !
Puan vermedi·567 syf.··
2026 1. kitabı
Daniel Kahneman'ın Varlık Yayınevi'nden Osman Çetin Deniztekin ve Filiz Nayır Deniztekin çeviriyle yayımlanmış 30.Basım 2025 tarihli kitabını okudum. Çevirmenlere verdiğim puan 0 SIFIR'dır. SIFIR. İngilizce yemek kitabı okuduğunuzu düşünün ve TURKISH PIZZA diyerekten LAHMACUN tarifini verdiklerini, LAHMACUNU yazdıklarını düşünün ama LAHMACUN sözcüğü yok. Bir ingiliz/Amerikalı olsaydınız ne anlardınız? Eğer Lahmacunu yani kitapta geçen psikolojik terimlerin gerçek adlarını bilmiyorsanız sıkılırsınız, bu kitap var olan ilginizi de yok eder, birşey öğrenemezsiniz, sıkılırsınız. Sıkılırsınızı 2 kere yazdım. Heuristics'leri KISA YOLLAR diye çevirdiğinde kısa yollar(Heuristics) diye yazmalısın, "mihaly csikszentmihalyi (siks-sentmihalyi diye telaffuz edilir)" diye yazmayı akıl ediyorsun ancak "akış deyimi söz dağarcığımıza girmiştir" yazıyorsun. Akış nedir? FLOW tüm dünya bunu FLOW olarak biliyor literatürde flow yazıyor bu FLOW!!! türkçesini gene yazarsın kitap türkçe ancak akış diye bahsettiğin şeyin FLOW olduğu yazmalısın. Korkunç kötü bir çeviri.
1000Kitap
Hızlı ve Yavaş DüşünmeDaniel Kahneman · Varlık Yayınları · 20181,822 okunma
Ölülerin dirilmesinin bedeli
7/10
·375 syf.··
2026 4. kitabı
Ustad gene konusturmuş kalemini. Özellikle son 50 sayfası hatta son 5 sayfasi, beni benden aldi. Yani o adamın sonlara dogru girdiği psikolojiyi inanilmaz iyi yansitmiş. Korku dozu yerinde. Micmac mezarligina giderken ki betimlemeler muazzamdı. Yine de, en az 50 sayfayı kitaptan çikartmak lazim. Gereksiz 50-60 sayfa olmasa puanimi yukseltirdim. Butun macerayı son 50 sayfaya yıkmiş bu da biraz modu dusuruyor. NOT: bu tercüman bey, vefat etti mi bilmiyorum ama lutfen kitap çevirmesin. Kitabin bir cok yerini anlamadigim için, bazı yerleri ingilizcesinden okumak zorunda kaldim. Yani işin ciddiyetsizlik boyutu arşa çikmiş bu tercume ve editorlukte. Bazi yerlerde kimin konustugu dahi belli değil. Tekrar tercume edilip yeni baskısi yapilmali. Bu tercumanin kitaplarini asla okumanizi tavsiye etmem
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,6bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2017 55. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2017 00:00
Geçenlerde 1999 yılında Furkan Yayınlarından çıkan Prof. Dr. Ahmet Yüksel ÖZEMRE’ye ait olan bir kitabı tetkik etme imkânı buldum. Kitabın ismi, “Kur’an-ı Kerim ve Tabiat İlimleri Tenkidi Bir Yaklaşım” idi. Özemre, birçok çarpıcı başlıkla kısa ve öz Kur’an-ı Kerim ile tabiat ilimlerinin ilişkisini ele alırken bu hususta yapılan yaygın yanlışları bilim adamı hüviyetini dini ilimler konusundaki derin müktesebatını birleştirerek ortaya koyuyor. 2008 yılında Rahmet-i Rahman’a kavuşmuş bulunan Ahmet Yüksel Bey, Türkiye’nin ilk atom mühendisi olması hasebiyle pozitif ilimler konusunda Türkiye’de muteber bir mevkie sahip. Dini ilimler sahasında yazdıklarıyla da ne denli bir derinliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur. Kitabın ilk bölümünde tabiat ilimleri üzerine yazdığı makalelerle “ilim”, “pozitif ilimler”, “bilimcilik ideolojisi”, “model” ve “senaryo” kavramlarını açıklar. Bir ihya hareketi olarak başlayıp daha sonra “aklın” “sünnetin” de Kur’an ayetlerinin de üstünde ve onları sorgulayabilen bir konumda tutulduğu düpedüz Dinde Reform Hareketi’ne dönüşen “modernist akım”ın yaklaşımlarını tenkit eder Özemre. Bilhassa Kur’an’ın Çağdaş İlmi Tefsiri projesinin zahiri bütün füsununa ve cazibesine rağmen “anlamsız ve tehlikeli bir ütopya” olduğunu iz’an ve fehamet sahiplerine gösterir. Modern müfessirlerin kendi hevâ ve heveslerine göre tevil etmeye çalıştığı müteşâbih ayetlerin teviline ilişkin edepten söz eder. Kur’an’da beyan edilen mucizelerin rasyonel görünümlü zorlama açıklamalarının anlamsızlığını açıkça ortaya koyar. Kitapta modern müfessirlerin fazlaca itibar ettikleri “Big Bang Senaryosundan” da bahsetmektedir. Öncelikle “senaryo” kelimesinin; hakkında kesin bilgi sahibi olamadığımız olayların, olabildiğince bir sebep-sonuç ilişkisi gözeterek,
Kuran-ı Kerim ve Tabiat İlimleriAhmed Yüksel Özemre · Furkan Yayınları · 19994 okunma
Reklam
Reklam