Türk düşmanı
1/10
·416 syf.··
2026 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 17:38
Uzun süreden sonra ilk incelemem normalde bu adamın kitaplarını seviyorum ama artık adını bile duyma istemediğim bir insan kitabın başında zaten bildiğin Ermeni soykırımını kabul ediyor ve biraz araştırdığımdada bu soykırımın zaten var olduğunu savunan bir adam olduğunu görüyorum veiçimi felaket bir nefret kapladı kitaplarını direk çöpe atıp birdahada okuyacağımı sanmam eğer biraz vatansevginiz varsa sizdende aynısı bekler ve prim yaptırmamanız umarım.
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021164,1bin okunma
8/10
·384 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 20:55
Merhabalaaaar :) Yazardan okuduğum ilk kitabın yorumuyla geldim. Kesinlikle son kitap olmayacak. Hem olumlu hem olumsuz eleştirilerim olacak tabiki. (Kendimce) Öncelikle bence kısa bir kitaptı ya.. Kısa olduğu için bazı olaylar fazla hızlı ilerledi gibime geliyor. Sanki bir 100 sayfa daha olsa seve seve okurmuşum gibi. :) Ana karakterimiz Karan baştan aşağıya red flaglerle doluydu. Bu da ne demek oluyor? Hemmen aşık olmam demek oluyor. :) :) Diğer romanlarda okuduğumuz ‘ben seni üzerim kızım benden uzak dur!’ erkeklerine tepki olarak yazılmış ‘İstediğin kadar kaç, kovalarım. Gitmeye çalış, bir odaya kilitlerim.’ erkeğiydi tam anlamıyla. Ve bunu da sonuna kadar yaptı yani. Devin minnoşum mefta kocasının pislikleriyle mi yüzleşsin, Karan’ın takıntısıyla mı baş etsin bilemedi resmen. Keşke biraz daha uzun olsaydı da olaylar böyle üstün körü kalmasaydı diyorum hala. (Bi 100 sayfa daha olsaydı, iyiydi.) Son sahnelerde giren Komiser Kenan ve Karan’ın ekibinde olan Sarp için ayrı kitap gelir mi acaba çünkü lütfen gelsin. Sarp ve Burçin ikilisinin öyküsünü çokça merak ediyorum. Hatta ve hatta belki bi cesaret ile Türk bir yazarın yazacağı ilk gay romanı olsa da Erdem ve Deha’yı da okusak.. Neden olmasın ? :) Zeynep Işıklar
Karanlığın KalbiZeynep Işıklar · Pukka Yayınları · 2025131 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
BİRKAÇ MUAMMA VE TEZLİ PROPAGANDA
Puan vermedi·408 syf.·
2025 4. kitabı
Tezli propaganda... Evet bu kitaba en uygun düşen tanım bence budur. Stefan Ihrig, Hans-Lukas Kieser gibi fonlanan kimi tarihçiler Atatürk Türkiyesi'nin bir Nazi İmparatorluğu öncülü olduğu fikrindeler, bu fikirlerini desteklemek için de akademik eserler meydana getiriyorlar, Nazilerin affedilmez günahı Yahudi Soykırımını da İttihatçıların Ermeni Kıtaline benzeterek buradan "Almanları suçluyorsunuz ama Türkler de masum değil" tezini dünyaya kabul ettirmeye çalışıyorlar. Türkiye'de Alfa ve İletişim yani Mehmet Faruk Bayrak ve Osman Kavala da buna her daim çanak tuttu Alfa'dan emin olmamakla beraber İletişim'den tamamen eminim bunu katiyetle kasıtlı olarak yapıyor... Kitabın orijinal adındaki değişikliği bile bu niyeti açıkça gösteriyor: Talaat Pasha: Founder of Modern Turkey, Architect of Genocide by Hans-Lukas Kieser "İttihatçılığın Beyni ve Soykırımın Mimarı" Modern Türkiye'nin Babası terimi niçin sansürlendi? Kitabı okuyanlar kendi mi karar verecek öyle olup olmadığına? Anlayamadığım bir mesele de şudur, İttihatçılık bu denli melun bir hareket idiyse niçin Osman Kavala, Tarık Buğra gibi milliyetçi bir adamın kızıyla evli? Hatta eşinin dedesi Mehmet Nazım Bey Kuvvayı Milliyeci ve sıkı ittihatçı değil mi? Ben mi yanlış biliyorum? Farzı muhal aşk engel tanımaz sayalım fakat şirketini emanet ettiği kişi olan Zeki Türkkan bizzat Medine Müdafii Ömer Fahrettin Türkkan Paşa'nın torunu değil midir? O halde nedir bu İttihatçılara olan gayz? Niyetim basit bir kitap incelemesini şahsileştirmek değil, uzun süredir devamlı bir propaganda arz eden yayınların niçin tek bir kaynaktan fışkırdığını ve bu feveranı başlatan kişinin aile-efradının çevresinin İttihatçılıkla bu kadar içli dışlıyken karşıt yayınları adeta bir düşman hıncıyla bastırarak Türk milletinin şuurunu dumura uğratmak
Talat PaşaHans-Lukas Kieser · İletişim Yayınları · 202119 okunma
7/10
·303 syf.··
2025 2. kitabı
Sarı Yüz ,Kuang’ın Babil’den sonra okumuş olduğum ikinci kitabıydı. İki kitapta gayet akıcıydı bana göre. Ve benzer temaları farklı konu çerçevelerinde ele almış yazar.Diğer kitaplarını da şans bulursam okumak isterim. Sarı Yüz’e gelecek olursak; ilk kitabıyla başarıyı yakalayamamış June Hayward’ın , edebiyat dünyasının popüler isimlerinden biri aynı zamanda June’nın arkadaşı olan Athena Liu’nun ölümünden sonra onun bir sonraki kitabı olan “Son Cephe” nin taslağını bir kitaba dönüştürüp bu kitap üzerinden başarılı olmasını anlatıyor.Bu anlatının arka planında ırkçılık,cinsiyetçilik,sosyal medya linç kültürüne de eleştiriler mevcut. Biraz bu eleştiriler üzerinde durmak istiyorum.June ihtilal ile ilk suçlanmaya başladığında ağır eleştireler hatta ölüm tehditleri bile alıyordu.Ve bunlar daha kanıtlanmamış anonim bir Twitter hesabının iddalarıyken. Öte yandan bir diğer tarafta ise beyaz erkek yazarlar var. Taciz suçlusu Neil Gaiman ,eşinin eserlerini çalan F.Scott Fitzgerald gibi.Ancak bu kişiler ve daha niceleri kötü şeyler yapmış olmalarına rağmen edebiyat dünyasından banlanmamış , hala sevgi ve saygı ile anılan isimler.Bu olay sadece yayın dünyasından ibaret değil ne yazıkki Hollywood’dan ,siyasete;siyasetten en küçük birime kadar eğer beyaz heteroseksüel bir erkekseniz her zaman en az zararla sıyrılabilirsiniz. June bunun gayet farkındaydı.Ve bu gerçeklik onu deli gibi korkutuyordu.Çünkü bir kadın olarak bu lekeyi geçmişinden silemeyeceğinin bilincindeydi. Bu konu kitapta yer yer eleştirilmişti. Babil’de olduğu gibi yazar bu kitabında da Çinli-Amerikalı kesimin uğradığı ırkçılıktan,tarih sahnesinde nasıl geri plana atıldıklarından bahsediyordu.Bazı yerlerde dikeni tersine çevirmiş ırkçılığın tek taraflı olmadığına değinmişti.”Yukarı ırkçılığın “ırkçılığı
Duygu ve Düşünce
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2023 250. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2023 00:00
"İnsanın zorbalık ve baskıya karşı son çare olarak başkaldırmak zorunda kalmaması için, insan haklarının hukukun egemenliğiyle korunmasının önemli olduğunu, bu Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi ilan eder..." İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun Haziran 1948'de hazırladığı ve birkaç değişiklik yapıldıktan sonra 10 Aralık 1948'de, BM Genel Kurulu'nun Paris'te yapılan 183. oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildiridir. Buraya kadar iyi. Bir de bu bildiriyi bağlayan sözleşmeler, protokoller var. Bildirinin özü şu, insanlık şimdiye kadar çok çekti, artık demokrasi etrafında hepimiz kardeşiz, taraf ülkeler bir bütünüz. Birbirimizi korur kollarız. Haklarımız bir, birlerimiz binbir. Hepsi iyi güzel. İ*rail 11 Mayıs 1949 yılında Birleşmiş Milletlerin 59. üyesi olmuştur. Filistin Devleti 138(193 üye var) BM üyesi tarafından tanınmaktadır ve 2012'den beri Birleşmiş Milletler'de üye olmayan bir gözlemci devlet statüsündedir. Bunu yazdım çünkü hortlak Firavun İ*rail'in yükümlülükleri var buna göre. Hani nerede? Yok. Peki diğer üye ülkeler bu Nemrut'a neden bu yükümlülükleri hatırlatmayı düşünmüyor bile? O konu daha büyük bir sessizlik. Peki. Dünya durmuş izliyor bu insanlık ayıbını... Allah'ın da bir hesabı var... "For 77 years, the UN has been working to create a better world where all people are able to enjoy peace, prosperity & human rights." Really? UN , where are you? Genocide is being committed in Palestine. Where are you? Even wars have rules !!! @unitednations Too many lives - and the fate of the entire region - hang in the balance... You said: "Hospitals and medical personnel are protected under international humanitarian law." It's a big lie.
Gazzede Katliam Var
Evrensel İnsan HaklarıHasan İlhan · ‎Alter Yayıncılık · 20153 okunma
Uncle Tom's Cabin
Puan vermedi
 Tom Uncle’s Cabin was written in 1850 by Harriet Beecher Stowe and was published in 1852. This book articulates nineteenth-century America's shameful attitude to slavery, the horrors of slavery, its contradictions to human nature, its moral and religious fallacy.  The author tackles slavery as a problem for whites and prioritizes the suffering and hardship suffered from blacks. The author reflects slaves, especially Uncle Tom, as moral, gentle, and faithful people. In the nineteenth century of America, slavery, just because the whites wanted it, separated the mother from her offspring, the child from her mother, the wives from each other, and more than that, snatched away from the hearts the of faith. White people oppressed, despised and tortured the black people without being aware that black people were human-like white people, without being aware that they had feelings and thoughts like them, without being aware that their lives were lives. So much so that even black people don’t think they are the same! Uncle Tom's kindness, his devotion to the owner, made the owner love him. However, he was forced to sell him and a child slave to cover his debts. After Uncle Tom changed two owners after him, he was flogged and killed for helping two Negroes to be freed. The son of the first owner found Uncle Tom, as he had previously promised Aunt Chloe (Uncle Tom's wife), but was able to retrieve his dead body. Kneeled on the grave of his poor friend and said these sentences; “Witness eternal God! Oh witness, that from this hour, I will do what one man can to drive out this curse of slavery from my land.” From these sentences, we can understand that thanks to Uncle Tom the other slaves will break out of in the book. “Return, ye ransomed sinners, home.” “One thing more,”
Uncle Tom's CabinHarriet Beecher Stowe · Wordsworth · 02,325 okunma