"Milletler dil yoluyla çökertilir ve bir takım sürüler haline getirilir. Böylece bu kalabalıkların birbirleriyle anlaşmaları ya da belirli sloganlardan başka bir şey anlamaları olanaksız duruma gelir. Kütleleşmiş bu kalabalıkları bir değnekle istenilen yola götürmek olanaklıdır." George Orvell
8/10
·352 syf.··
2025 4. kitabı
George Orvell'in okuduğum ikinci kitabı, ‘Hayvan Çiftliği’ kadar etkileyici ve topluma farkındalık kazandıran temalar işlemekte. İki kez başladım her ikisinde de yarıda bıraktım. Fakat bu sefer beni içine çeken baş karakter değil de O’ Brien oldu gizemiyle sayfalarda kayboldum. İçeriğinde iktidarın çıkarları uğruna toplumu hiçe saymasından bahsediliyor: "Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir düzen.” Winston’un sonda benliğine eziyeti bitiyor ve sürüye aykırı olmaktan vazgeçip “Büyük Ağabeyi seviyorum” diye sonlandırıyor. Bu söz benliğine ihanetti ve beni bu tutumu fazlasıyla sarstı. ~ -İnsan insana nasıl hükmeder, Winston? -Acı çektirerek
Duygu ve Düşünce
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,7bin okunma
George Orvell
Üstun zekasinin asil gostergesi Hic kimseye güvenmemesiydi
George Orvell
Düşünce
Başka romancılar da geleceğe yönelmişlerdir. George Orvell'in Nineteen Eighty Four, Dokuz Yüz Seksen Dört romanı bizi hep haklı çıkmasını bilen polis devletinin tehlikeleri, geçmişin sürekli bugüne uydurulmak üzere değiştirilmesi konularında uyarır. Orvell'in mesajının üstü kapalı kusursuz söylemi üzerine çok tartışılmıştır, ancak, geçmişteki bütün büyük mitler gibi o da ortak bilince girmiş bulunmaktadır. Başlığı da içinde olmak üzere içerdiği tüm deyimlerle imgeler günlük konuşma diline yerleşmiştir: Big Brother (Büyük Birader), Doublethink (ikili-düşünce), Newspeak (uydurmadil) ve Room 101 (101. Oda) modern yaşamın eğilimlerini ve özelliklerini tanımlamak için romanı okumamış olanlarca bile bugün hâlâ kullanılan kavramlardır.