Hani eski bir cüzdanın içini bir tavuğun kokuşmuş bağırsaklarıyla doldurursunuz. Eh işte, insan dediğiniz de tıpkı ona benzer, benden söylemesi, daha iri ve oynak ve de açgözlü, ama içinde de, bir düş.
Mazide kalmış biçimler arasında el yordamıyla ilerlerken kaybolabiliyor insan. İnsanın geçmişinde artık kımıldamayan ne de çok nesne, ne de çok kişi var öyle, ürkütücü.