Hangi yolu seçersem seçeyim, o yolu aydınlatan ışık içimde artık. O yolu aydınlatan ışık ve o yolu işaret eden tabiî pusula, içimde. İkisi de bir tek noktayı gösterip aydınlatıyor ve orada her şeyimle; gören gözüm, duyan kulağım, anlayan ve düşünen dimağımla ben varım. Üzerinde durduğum şu yerin, dünyanın merkezi mi, yoksa ebediyette kaybolmuş bir nokta mı olduğunu bilmiyorum ve bilmek istemiyorum. Çünkü aldırmıyorum. Bildiğim tek şey burada iken sahip olduğum huzur ve saadet. Saadetim o kadar yüksek ki daha üstün bir hedefin peşinde koşmaya bile ihtiyacım yok. Saadetim, herhangi bir sona giden bir vasıta da değil. O; gidilebilecek en son nokta, ulaşılabilecek en büyük hedef. Kendi kendimin hedefi, kendi kendimin sebebi...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben bir insanım. Bana ait olan bu mucize, benim sahip olduğum ve koruyacağım bir şey. Ben koruyacağım, ben kullanacağım ve onun önünde yalnız ben secde edeceğim.
Artık, başkalarının ulaşmaya çalıştığı sonların da vasıtası değilim. Artık, başkalarının bir aleti, tornavidası da değilim. Artık, başkalarının arzularının hizmetkârı da, başkalarının yarasının bezi de, onların mabetlerine adadıkları kurban da olmayacağım.